Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 98 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır

ÇANKAYA YARGILANMALI,DEVLET SAHİPSİZ

ÇANKAYA YARGILANMALI, DEVLET SAHİPSİZ

Ali Nejat Ölçen

Devlete ve onun tüm organlarına sahip çıkması gereken kişi Çankaya’da oturmaktadır.. Ülkemizdeki karmaşayı ve kargaşayı gidermek, devlet organlarının düzen ve uyum içinde çalışmasını gözetmek onun görevidir. Oysa o, bu görevlerin hiç birisini bugüne kadar dikkate almamış, gereğini yerine getirmemiştir. Bugünkü kargaşanın ve karmaşanın sorumlusu olduğu içindir ki, görevinden ayrıldığı gün yargı karşısında bunun hesabını vermelidir, verecektir.

Çünkü:
1.Anayasa’nın 104’ncü maddesine göre Devletin başıdır o. Türk ulusunun birliğini temsil eder ve devlet organlarının düzenli, uyumlu çalışmasını gözetmekle görevlidir. Oysa, devletimizin başı olduğunu bir kez olsun dikkate almamış ve devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetmemiştir.

Yasa hükmündeki kararnamelerin ve de yasaların, Anayasaya aykırı olanlarını onaylamış, bugünkü faşizmin hukukunu yaratmanın kaynağı olmakta da sakınca görmemiştir.

Yargıya sahtecilik yetkisi veren 5726 sayılı yasa

AKPhükümetinde Dışişleri Bakanı iken hazırlanmış, Cumhurbakanı seçildiğinde de onaylarak yürürlüğe girmiştir.

5726 sayılı yasa, yani “Tanık Koruma Kanunu”, yargıya sahtekârlık yapma yetkisini vermektedir.Çünkü 5’nci maddesinin (1) sayılı bendi, gizli tanığın kimlik ve adres bilgilerinin gizli tutulması hükmüyle yetinmiyor, hukuka ve adalete sahtekârlık yapma yetkisini tanıyarak gizli tanığı bakınız nasıl koruyor:

a-Kimlik ve adres bilgilerinin kayda alınarak gizli tutulması,
b-Duruşmada hazır bulunanlar olmadan, ses veya görüntünün değiştirilerek özel ortamda dinlenmesi,
gibi sahtecilikle de yetinmiyor bakınız, ne tür düzmece belgelerle donatıyor gizli tanığın kimliğini değiştiriyor:
d-Kimlik ile ilgili bilgi ve belgelerin değiştirilmesi ve düzenlenmesi,
e-Adlî sicil, askerlik, vergi,nüfus, sosyal güvenlik ve benzeri bilgi ve kayıtların değiştirilmesi ve düzenlenmesi
f-Nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport, evlilik cüzdanı, diploma ve her türlü ruhsat gibi resmi belgelerin değiştirilmesi ve düzenlenmesi.

Gizli tanığın, kimleri suçlaması gereğini aldığı buyruğa uyarak yalan yanlış söylemleriyle, Silivri Hasdal davalarında insanca yaşamaktan yoksunlaştırılarak zindanlarda tutsak edilmiş seçkin yurtseverlerimizin uğradığı haksızlıkların baş sorumlusu Çankaya’daki o kişidir.

2.Türkiye Cumhuriyeti Devletinde Başbakan olan bir kişi “BOPeşbaşkanı olamaz ve bize görev verildi” diyemez. Ona sadece TBMMgörev verebilir.O başbakana ilk tepki gösteren Çankaya olmalıydı. “Kimden nasıl bir görev aldın” sorusunu başbakana yöneltmesi gereken ve devlete sahip çıkması gereken makam Çankaya’dır.

3.Ülkenin karmaşaya sürüklenmesine seyirci kalma hakkına sahip değildir Çankaya. Anayasanın 104’ncü maddesi gereğince Bakanlar Kurulunu toplantıya çağırarak hükümeti uyarmalıydı. Ülkeyi karmaşaya sürükleyen, hukuku adaletten koparan, iktidarın kanatları altındaki yolsuzlukların sorgulanmasını sağlamaya çalışan Cumhuriyet Savcıları’nın görevden alınması, Çankaya’dakinin görevini yerine getirmemesinin, görmezden gelmesinin sonucudur.

4.Anayasa’da “sürekli hastalık, sakatlık nedeniyle belirli kişilerin cezalarının hafifletilmesi veya tutukluluğun kaldırılması yetkisini bile kullanmaya yanaşmamış, yaşamını tutukevlerinde yitiren belirli kişilerin (Anayasanın 104’ ncü maddesinde böyle yazılıdır) yazgısına terk edilmesine duyarsız kalabilmiştir. Oysa, Çankaya’da göreve başladığı anda Partisiyle ilişkisi kesilmeliydi. Oysa o ulusumuzun değil, partisinin görevlisiymiş gibi davranmayı sürdürmektedir. Geçici olarak yargı kararıyla serbest bırakılan Prof. Dr. Hilmioğlu yaşamını tutuklu olduğu zindanda yitirirse bunun baş sorumlusu Çankaya’dır.

5.Güney Doğu’da Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yasaları ve hükmü ortadan kaldırılmış ve ulusal bütünlük ve birlik tahrip edilmiştir, edilmektedir. Kürt Açılımı adıyla başlayan, demokratik açılım olarak sürdürülen aslında demokrasiyi ortadan kaldıran uygulamalar için “İyi Şeyler Olacak” diyen kişidir o. Oysa kötü, çok kötü şeyler olmuş, ülke bölünmüş hısım olanlar hasım kamplara bölünmüştür. Bunun asıl sorumlusu Hükümeti denetlemeyen Çanka-ya’dır.

TürkiyeCumhuriyeti Devleti Ordusu’nun baş komutanıdır o. Hiç bir başkomutan ordusunun ülkeyi savunma gücünden yoksun bırakılmasına razı olamaz.Oysa o,üyesi olduğu AKP iktidarının ordumuzu ülkeyi savunamaz duruma getirmesi ve Genel Kurmay Başkanının kanıtı olmayan terörist suçlamasıyla zindana tıkılması karşısında seyirci kalabilmiş, kozmik odaya giren ve şimdi nerede olduğu bilinmeyen yargıcın hangi belgeleri alıp ne yaptığını başkomutan olarak merak etmemiştir.

6.Anayasa’nın 20’nci maddesi herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğunu ve özel yaşamın ve aile yaşamının gizliliğine dokunulamayacağını koşul görmektedir.

Çankaya’daki kişi, özel ve aile yaşamının gizli kameralarla siyaset borsasında dolaşıma sürülmesindeki pespayeliğe seyirci kalabilmiştir. İslam dininin böylesi ahlâksızlıklara cevaz vermemesi Başbakan Recep Tayyip’i ilgilendirmiyor olabilir. Çankaya’yı da mı ilgilendirmiyor? Türkiye Cumhuriyeti Devlet’nin böylesi küçük düşürülmesine nasıl duyarsız kalabilmektedir Çankaya?

Ayakkabı kutularında gizlenen milyonlarca ABD doları ve Bakan çocuklarının odalarında para sayma makineleri, milyarlarca liranın rüşvet olarak Hükümet üyelerinin zim-metinde yer aldığı haberleri “Hükümet Darbesi!” olarak yorumlanır ve soruşturma kaba yöntemlerle(sonra da yasa çıkarılarak) engellenirken; Çankaya nasıl sessiz kalabi-liyor? O, aynı zamanda Bakanlar Kurulu’nun da başkanı. Anayasa Madde 104’e göre gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna Başkanlık eder. Neden gerekli görmüyor?

Ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin başkanı Çankaya’daki o kişi, ‘Türkiye’ sözcüğü yok edilirken bunun Türkiye Cumhuriyetinin başkanı olmadığı anlamına geldiğini düşünmesi gerekmez miydi? Böylesi yozluğa ve ihanete ilk tepkinin Çankaya’dan gelmesini beklemek ve onu buna zorlamak her Türk yurttaşımızın hakkıdır ve yurttaşlık bilincinin de gereğidir. Çünkü bizler Türkiye Cumhuriyeti Devleti var oldukça varız ve o devlete sahip çıkmaktan hiçbir güç biz yurtseverleri men edemez.

7.Çare:Anayasa’nın 105’nci maddesinin uygulanmasını TBMMgörev kabul ederek, üye sayısının en az üçte birinin önergesiyle Çankaya’daki kişinin Vatana İhanet’ten görevine son verilmesini önermeli ve dörtte üçünün oylarıyla kaara bağlamalıdır.

TBMM, ülkenin kurtuluşu için bu adımı atmanın erdemini ulusumuza kanıtlamak zorundadır; tarihin kara sayfaları arasında yer almamak istiyorsa tabii.

Ana muhalefet partilerinin başbakanla çene yarışını sürdürmekten vazgeçip Türkiye’yi kargaşa ve karmaşadan kurtaracak çareler üzerinde düşünmeye çağırıyorum. Ekonomik krizin kapıda beklediği bir dönemde bu çağrının neden gerekli olduğunu anlamakta geç kalınmaması ümidiyle.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail