Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 100 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SOKRATES İLE İKTİDAR ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Ali Nejat Ölçen

-Sokrates seni bıktırdık mı bilemiyoruz. Kusurumuzu bağışlamayı bile senden dilemeye gücümüz yetmiyor. Karşında iktidarsızlaşıyoruz, bugünkü Adaletsiz ve Kalkınmasız Parti gibi. Söyler misin, bizleri yönetenler mi iktidarsız ya da bizler mi iktidarsızların iktidarına boyun eğdiğimiz için iktidarsızız! Toplum olarak ken-dimizi suçlamadan önce, siyasal iktidarın ne tür iktidar olması gerektiğini öğrenmeye gereksinim duyduğumuz için Araf’ta huzuruna çıkmaktan başka çare bulamadık.

Sokrates:

Öyle bir soru yöneltiniz ki, kendi yaşadığım dönemde bile böylesi konu zihnimden geçmemişti. Eğer bir toplum yıllar boyu kralların ya da hükümdarların zalim, acımasız yönetiminde yaşa-mak zorunda kalmış, düşün özgürlüğünden ve düşünceyi açıklama hakkından yoksun yaşatıl-mışsa,o toplum bugün sizin sıkıntısını duyduğu-nuz koşullardan kolay kolay arınamaz.

-Niçin Sokrates, eğer demokrasiye kavuşmuşsak baskı ve zulüm altında yaşamaya razı mı olalım!

Sokrates:

Benim söylemeyi düşündüğüm nedeni şimdi sizden işittim. Demokrasiye kavuşmaktan söz ettiniz. Demokrasiyi kendi gereksinmelerinizin bütünlüğüne, tarihsel geleneklerinize uygun biçimde kendiniz oluşturmadığınız için kurum ve kuralları toplumun gereksinmeleriyle çelişmekte-

dir. Yani siyasal iktidarlar ülkenizde toplumu toplum için değil kendisi için kullanırken bunu önleyecek hukuku ve o hukukun kurumlarını oluşturmamışsanız, her iktidar gücünü kural dışı kullanabilmektedir. Şimdi sizler bundan yakını-yorsunuz.Doğru mu söylüyorum?

-Evet Sokrates, sorunun özü bu.

Sokrates:

Sadece bu değil. Böylesi sorunları “demokrasiye

zahmetsiz kavuştuğunuz” için yaşamaktasınız. Demokrasiyi toplum olarak siz oluşturamadınız. Başkalarının kararı sizleri demokrasiye kavuş-turdu. Eğer toplum olarak demokrasiye gereksi-nim duyarak o yönetim ve yaşam biçimini siz oluştursaydınız, kendi kültürünüzün, tarihsel bilincinizin, geleneklerinizin ve gereksinmeleri-nizin sentezine uyumlu demokrasinin koşullarını ve alt yapısını oluşturabilirdiniz.

Tarihinizde sizleri yöneten hükümdarlara dile-diği kadar güç kullanma hakkını tanımıştınız. As-lında sözcük olarak “iktidar” yönetim gücü an-lamına gelir. Hükümdarlar, yönetim gücünü, kendilerinin doğal hakkı kabul ettikleri ve sizler de bunun böyle olduğuna inandığınız içindir ki hak ve güç bir bütün olarak toplumda değil toplumu yönetenin hükümdarın tekelinde kalmış oldu. Ülkenizde öyle ise temel sorun şu:

Demokraside o hak ve güç, toplumun eline hangi koşullarda geçti ya da toplum güç ve hak ögelerini bir arada hangi kurumlar aracılığıyla kullanmaya başladı ve o kurumlar, şimdi soruyorum,ülkenizde güç kullanımı, toplum ile devlet arasındaki dengeyi gözetecek biçimde mi oluşturuldu! Bu oluşum sizleri yöneten siyasal iktidarın, sizden yana mı olmasını ya da sizlerin siyasal iktidardan yana mı olmanızı sağlıyor, temel sorun budur..

-Evet Sokrates anlar gibi olduk, demokrasiyi devşirdiğimiz için, onun kurumlarını toplumdan yana oluşturamadık.

Sokrates:

O kurumları oluşturmak zaten kolay değil. Niçin kolay değil?Yıllar boyu hükümdarın tekil gücü altında yaşayan toplumlar güce gereksinim duyar. Kendisinin güçlü olduğuna ilişkin kültür toplumsal bilinçte oluşmamıştır. Ve demokrasi kolay-lıkla bir toplumun bağrına da yerleşemez. Top-luma karşıt kendi gücünü pekiştiren siyasal ikti-darlar bu kültür zaafından yararlanırlar. Ka-nımca, sizler ülkenizde demokrasinin alt yapı-sının demokrasi kültürü olduğunu toplumsal bilince yerleştirmenin çaresini bulmalısınız.

-Nasıl Sokrates,nasıl?

Sokrates:

Kanımca demokrasinin kültürünü demokrasi yatacaktır. Ve bu kültürün acı deneyimler sonucu bir gün bu kültürü yarattığınızı göreceksiniz. Tüm ülkeler uygarlık tarihinde sizlerin yaşadığı bunalımlı süreçlerden geçmiştirler. Onların tarihlerinde demokrasinin gelişmesinde roman yazarları, şairler şiirleriyle tiyatro sergileme-leriyle kısacası (sanatla), tarihsel öykülerle toplumu topluma tanıttılar. Sizin ülkenizde toplum kendisini tanımıyor. Kendisinin niçin var olduğunun bilincinde de değil. Toplumun kendi-sinden yana olmasının güçlüklerini yaşamak-tasınız. Özetle halkınız da halkçı değil. Halkçı olmayı iktidarlardan bekliyorsunuz.

-Evet Sokrates, yüzyıllar boyu “devlet baba” kültürüyle yaşatıldık. Bunun yerine “toplum ana” kültürünü yaratmamız gerekecek. Ve bugünkü si-yasal iktidarın haksızlıkları, yanlışlıkları, zulmü ve acımasızlığı, aslında demokrasi kültürünü edinmemize katkı sağlıyor. Ve demokrasinin erdemini o haksızlıkların, eşitsizliklerin, zul-mün, sonucunda kavrayacak ve demokrasiyi ko-ruyan, geliştiren kurumları yaratacağız. Her şey için teşekkürlerimizle.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail