Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 100 Geri Tavsiye Et Yazdır


10 AĞUSTOS KISKACINDA

Ali Nejat Ölçen

Hangi ülkede aydınlar kendi aralarında bu denli anlaşmazlık yaratılabilir. 10 Ağustos 2014 seçim kararı, bir kez daha aydın geçinenleri birbiriyle farklı kesimlere bölmüş, hatta aralarında yurt-severliğin sorgulandığı açmazlara yol açmıştır. Çankaya unutulmuş sorun oraya iki kişiden hangisinin yerleşeceğine dönüştürülmüştür. O iki kişiden birinin kim olduğu bilinirken ötekinin kim olduğu bilinmeyenin ülkeyi kurtaracağı kanısı yurtseverliğin ölçütü oluvermiştir. Çan-kaya nasıl bir yerdir, oraya yerleşecek kişide hangi niteliklerin bulunması gerekir sorunları kimsenin zihnini kurcalamamışsa, Türkiye em-peryalizmin pençesinden kendisini kurtarabilir mi? Dünyanın hangi ülkesinde devletin başına yerleşecek kişilerin seçimi, bilinmezliklerin çu-kurunda tartışılmıştır.

Bu karmaşanın kaynağında neyin etkin olduğunu bir toplum ve o toplumun yazar çizer kesimi ilmiyorsa,o ülke kendisini nasıl esenliğe ulaştırabilir ve sorunlarına çözüm arayacak kadroları yaratabilir? 10 Ağustos bir kez daha kendisini nasıl yöneteceğini bilmeyen Türkiye’nin topog-rafyasını ortaya çıkarmıştır. O topografya zihni çoraklaşmış kitlelerin ülkesidir. O ülkenin sadece doğası çoraklaşmıyor susuzluktan kuruyor ve de aydın geçinen yaratıkların da zihinlerinin çoraklaşmakta olduğunu görüyoruz.

10 Ağustos böylesi çoraklaşmanın kanıtlarını sergilemiştir. Çünkü, Çankaya kimseyi ilgilendir miyor sadece oraya kimin çıkıp, kimin çıkma-ması ilgilendiriyor. Ve soruyorum, Çankaya‘ya yerleşecek olası adaylara Türkiye’mizde halkı-mız mı karar verdi? Ya da halkımız adına hangi siyasal partinin gündeminde görüşüldü? Nerede ve kimler tarafından verildiğini halkımızın bil-mediği ya da bilmesinin istenmediği kararın yazılı olduğu kâğıtlardan birini sandığa attığımız zaman seçime katılıp görevimizi yapmış mı olacağız, o görevin hangi sonuçları nasıl doğu-racağını bilmeden ve düşünmeden. Çankaya’ya yerleşmesi olası adaylar arasında kimden ülke-mizi, siyasal yönetsel ve ekonomik dar boğazlardan ve çıkmaza sürüklenmiş ilişkiler kıska-cından, çağdaşlaşmanın kesintiye uğratıldığı gericilik batağından, Sevr’i güncelleştiren BOP çaprazından kurtuluşuna ilişkin bir tümce işitebildik?

Adalet mülkün (devletin) temeli olmaktan çıkarılmışken, devletin adalete yeniden temel olma-sının nasıl sağlanacağı hangi kurum ve kuruluşta görüşme konusu olabilmiştir? Gerici kad-roların ayetleri ve ilerici geçinen kadroların sloganları türettiği ülkemizde Mustafa Kemal’in Sivas Kongresi’nde betimlediği gibi emperyalizme karşı kendimizi savunmanın kültürüne sahip çıkabildik mi? Ülkemizi özgür düşüncenin ve akıl kullanmanın erdemine nasıl ulaşacağının düşünüldüğü bir ortamı oluşturabildik mi? Siyasal ve yönetsel özgürlüklerin kaynağında ekono-mik bağımsızlığın koşul olduğu bir öğretiye nerede hangi siyasal partide tanık olabilmekteyiz? 1881 Muharrem Kararnamesi ile dış borçlarını geri ödeyemeyen Osmanlı’nın maliyesine el koyan Düyunu Umumiye’nin (Dış Borçların Dışardan Yönetimi’nin) bir benzerinin kapımızda beklemekte olduğunu aramızda düşünen var mı?

10 Ağustos’un Çankaya’da böylesi sorunların görüşüleceği ortamı yaratacağına inanıyor musu-nuz? Romanı, şiiri, tiyatrosu, resmi, sanatı ve siyaseti yok edilen Türkiye’mizi yeniden Musta-fa Kemal Atatürk’ün Türkiye’sine dönüştürecek bir Çankaya görmek istiyorum.

Emperyalizme teslim olmaması gereken son kale’mizdir Çankaya. Çankaya’ya sahip çıkmak Türkiye’ye sahip çıkmanın temel koşuludur. 10 Ağustos, Çankaya’ya sahip çıkmamızı önleyen bir siyasal kumardır ve bu kumarı emperyalizm kazanırsa, Türkiye’yi nerede bulacağımızı hiç kimse bilemez. 10 Ağustos’u red etmek 1919’da Samsun’a adım atmanın başlangıcı olacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Çankaya’sını yeniden yaratmak azmiyle birleşmeye ve özgür aklı kuşatan zincirleri kırmaya çağırıyorum (Mustafa Kemal’in deyimiyle ) gaflet içindeki halkımızı.

Böyle biline çare buluna

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail