Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 101 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SOKRATES İLE UMUT ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Ali Nejat Ölçen

-Sokrates yine huzurundayız. Zihnimizde dönüp dolaşan yanıt bulamadığımız bir sorunumuz olunca neden seni görmeye geliyoruz. Bunun nedenini bulduğumuzu sanıyorum: Çünkü sorularımıza verdiğin yanıt, geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor. Ne var ki yine de anlayamadığımız bir konu zihnimizde dönüp dolaşmaktadır. Niçin senin verdiğin yanıt geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor, bunu açıklar mısın?

Sokrates:

Bu sorunuza nasıl yanıt vereceğimi bilemiyorum. Önce şunu sormalıyım, sizler neden umudunuzu yitirmiş olarak beni görmeye geliyorsunuz? Umutsuzluğunuza kimler neden oluyor ve geleceğe umutla bakmanızı engelliyor? Önce umudun ne olduğunu zihnimizde nasıl oluştuğunu bilmemiz gerekir. Sizler bunu düşündünüz mü?

-Hayır Sokrates, şimdi bu yanıtınız üzerine umutsuzluğumuzun nedenini düşünmediğimizi anlıyoruz ve niçin düşünmediğimizin nedenini de bilemiyoruz. Belki de içinde bulunduğumuz olumsuz koşullar gelecekte de sürüp gideceği kanısına kapılmamızdandır bu.

Sokrates:

Benim düşünmekte olduğum nedeni şimdi sizlerden duymuş oluyorum. Umut zihnin geleceğe ilişkin beklentimizdeki olumlu istemi açıklar. Bir başka deyimle geleceğe ilişkin beklentimizin olumlu sonuçlanacağı kanısının zihnimizde yaratılmasıdır umut. Bu düşüncem doğru ise, olumlu sonuç yaratılmasına ilişkin zihninizde beklenti oluşmamasının nedenini sezmeniz, görmeniz gerekir.

-Haklısınız Sokrates, içinde yaşadığımız koşullar geleceğe umutla bakmamızın engelidir. Karanlılar içinde gibiyiz. Kişi eğer mutlu değilse ve mutsuzluğunu yaratan koşullar kendisinin dışında ki nedenlerden kaynaklanıyorsa geleceğe umutla bakabilmesi de sönümleşiyor. Umutsuzluğumuz kitleselleştiği içindir ki, çare arama olanakları da daralıyor.

Sokrates:

Bu söylediklerinizden anlıyorum ki, yöneten ile yönetilenler arasındaki çelişki giderek derinleşmiş ve o nedenle çare arama umudunuzu da yitirmişsiniz.

-Evet Sokrates, ülkemiz işgal edilmiş olsaydı, temel hak ve özgürlüklerimizin tümünü yitirmiş olsaydık bu denli umutsuz olamazdık. Çünkü o umutsuzluğun kaynağını yaratan bizden birileri olmadığı için direnir çaresine bakardık. Oysa umutsuzluğumuzun kaynağı bizden olanlar. Bizden olanların bizlere hasım olmaları, bizlerden iyiliği, dürüstlüğü, eşitliği, düşünmeyi ve düşündüğümüzü söylemeyi ve yazmayı esirgedikleri suç saydıkları içindir ki, geleceğe umutla bakamıyoruz. Umutla bakmaya gereksinim duyan bizler ise…

Sokrates:

Anlıyorum, geleceğe umutla bakmaya gereksinim duyan sizler arasında bile düşün ve karar birliğine ulaşamamaktasınız. Doğru mu sezinledim.

-Evet Sokrates aramızdaymışsın gibi bizleri tanıyor ve asıl umutsuzluğumuzun kaynağını da bizlerden işitmeyi yeğliyorsunuz. O nedenle de haklısınız. Bu davranış biçiminden şimdi anlıyoruz ki, asıl umutsuzluğumuz koşulların karanlığından ve kargaşasından, yakınanların ortak düşünce , karar ve eylemden her geçen gün uzaklaşmalarıdır.

Sokrates:

Tarihte pek çok toplumlar anlattığınız koşulları yaşamış ve o toplumlardan kimileri tarihin karanlığına gömülmüştür. Çünkü onların arasında şimdi benimle konuşan sizler gibi düşünürler ve çare arayanlar yoktu. Kimileri sizler gibi umutsuzlun kaynağını irdeledikleri ve çare aramaya başladıkları için günün birinde umudun kaynağı oldular. Kısa bir süre sonra, birbirinden uzak bireyleri de bir araya getirmeyi başaracak ve karanlığı aydınlığa ulaştıracak toplumsal devinimi yarattığınızı göreceksiniz. Çünkü sizlerin tarihinde ve o tarihin kültüründe umutsuzluğu umuda dönüştüren güç henüz yok oluş değildir.. O bireysel gücünüzü toplumsal güce dönüştüreceğiniz günler yakındır, önünüzdedir ve sizleri beklemekte hatta buna hazırlamaktadır.

-Evet Sokrates yine bizleri umudun aydınlığına kavu-şturdun. İyi ki Araf’ta varsın.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail