Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 101 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


TBMM’NİN GİZLİ CELSELERİNDE MUSTAFA KEMAL

Ali Nejat Ölçen

Ülke dört bir yanından işgal edilmişken, içerdeki saltanat düşkünleri ülkenin işgaline boyun eğmişken Mustafa Kemal o genç yaşında umudunu yitirmemiş ve gerçekçiliğini koruyarak çözüm arayışına başlamıştı. TBMM’nin gizli celselerinde bunun sayısız örneklerine tanık oluyoruz. TBMM’nin kuruluşunun ertesi günü 24 Nisan 1920’de işgalden kurtuluşun en önemli koşullarından biri olarak Fransız işgal ordusunun sözcüsü Revlenson, Klikyayı tahliye etmemiz ya da yarar sağlayan ödünler vermemizi öngörüyordu. Mustafa Kemal ona:

-Bizim için bir Kilikya bir de Türkiye meselesi gibi iki mesele yoktur. Bir mesele vardır. O da Türkiye meseleidir.Binanaleyh bizim halletmeye çalıştığımız mesele budur.Bütün vatanımızın tamamiyeti ve bu vatanda yaşayan milletimizin istiklâlidir.

Cumhurbaşkanı seçilen R.T.Erdoğan ve Başbakan olduğunu sanan Davutoğlu, ABD’ye karşı “Türkiye’nin Kürt, Türk diye iki sorunu yoktur bir tek sorunu vardır o da Türkiye ve Türkiye’de yaşayan ulusumuzun bağımsızlıdır” diyebildi mi? Diyebilirler mi? Yurtseverlik bilinciyle dik durabilirler mi?Hayır diz çöküp boyun eğdiler.

Geleceğe umutla bakamayışımızın başta gelen nedenlerinden biri budur ve de ülkemizi bölmeyi amaçlayan BOP’un eşbaşkanlığını üstlenmiş olmalarıdır. Bunun temeldeki dalâletini 24 Nisan 1920 günlü TBMM’nin gizli celsesinde Mustafa Kemal bakınız nasıl açıklıyor:

Düşmanlarımız kendi ihtirazatını bizim imhamızla temin etmek için malik oldukları kuvvetlerden hiç birini istimal etmiyorlar. Bilâkis vâsılı gâyat olabilmeleri (amaçlarına ulaşmak) için en kuvvetli keşfettikleri yine bizi birbirimize çaptırmaktan ibaret olmuştur.

95 yıl önceki emperyalizmin bu yöntemi şimdilerde BOP ile ülkemizde uygulamakta ve Kürt kökenli yurttaşlarımızı kullanan aşiret ağaları ve onların TBMM’deki uzantıları uygulamaya çalışmaktadır.Ülkemizi de kapsamına alarak Ortadoğu’nun İslam dünyasını satın aldığı hain kuruluşlar aracılığıyla birbirine çarptırmaktadır.BOP’un milis gücü PKK bu ihanetin ülkemizde önde gelen kanlı örgütü Ortadoğu’ İslam dünyasında da vampirleşen UŞİD’ ve benzeri örgütlerdir. Bugün Ortadoğu’da birbirine düşman olmayan ve emperyalizmin silahları, bombaları ile iç savaşta birbirini öldürmeyen bir tek İslam ülkesi var mı? Mustafa Kemal’in laiklik ilkesini kabul edecek kültür düzeyine ulaşmış olsalardı, bu oyuna düşmezler, farklı inançta olanlar barış içinde birlikte yaşamanın gizine ulaşmış olurlardı. Şimdilerde AKP iktidarı da BOP’a aracılık etmenin yurda ihanet olduğunun bilincine ulaşamadan tarihin karanlığında kaybolacaktır. Benzer yolu izleyen öncekiler gibi..

O konuşmasında Mustafa Kemal,

Maatteessüf İstanbul muhitinde düşmanlarımıza, düşmanlarımızdan daha çok hizmet edenler bulunuyordu

diyerek acaba bugünleri mi anlatıyordu. Çünkü o ihaneti konuşmasının sonlarına doğru:

Daima milletin müdrik olduğunu, milletin kuvvetli olduğunu ,..maksadımızı kurtarmak için harice karşı, ecanibe (yabancılara) karşı, düşmanlarımıza karşı milletin müdrik ve kuvvetli olduğunu,

Söyleyerek bugünün yolsuzluklar, haksızlıklar batağında Türkiye’mizde güç bırakmayan, ABD güdümünde 30 yılı aşkın siyasal iktidarlarda kalanlara karşı dik durmamızı öneriyor olmalıydı.

Dik durabildik mi, ihanetlerine karşı çıkıp engel olmaya çalıştık mı? Hayır. Öyle ise bizler de suçluyuz. Böyle biline çara buluna.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail