Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 101 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


AKP’Yİ İKTİDARA GETİREN BİZLERİZ

Ali Nejat Ölçen

Aydın olan kişinin önce zihninin aydın olması gerekir. Aydın olan zihin kişiyi eleştirirken onun kişiliğine saldırmaz. Aydın olanın görevlerinden en önemlisi gerçekçi olabilmesidir ve sorguladığı konuyu açıklarken bireyin kişiliğini zedelememeye özen göstermesidir.

Aydınlarımızın çoğu sorgulama özgürlüğünü kullanırken suçlama ve karalama türündeki alışkanlıklarını neden sürdürmektedir! Ve bir araya geldiklerinde birbirlerini anlamak yerine neden ayrışmaktadırlar!. Zihnimde bu sorulara olumlu yanıt bulamıyorum. Aydınlarımızın düşün ve davranış farlılıklarını ayrışmaya dönüştürmelerindeki neden, olasıdır ki geneli görmeyip ayrıntıyla uğraşır olmaları. Oysa ulusumuzun temel sorunudur emperalizme karşı kendimizi ve toprağımızı koruyarak var olmak. Mustafa Kemal Atatürk’ün ulusalcı devletine o devletin Cumhuriyetine sahip olma sorunu ile karşı karşıyayız ve o temel sorunu bir yana atıp birbirimizi didiklemekle suçlamakla karalamakla uğraşıyoruz. Elbette AKP gibi Cumhuriyet karşıtı gerici bir parti yolsuzluklar ve haksızlıklar batağında iktidarda kalmayı sürdürecektir. Misak-ı Millî sınırlarımızın kuşattığı vatan bildiğimiz toprağımıza sahip çıkabilmemizdir temel sorun. Bunun dışındaki tüm sorunları ayrıntı olarak önem dışına itekliyorum. Çünkü, vatan bildiğimiz toprağın bir parçasını ABD emperyalizmin desteğinde onun milis gücü PKK’ya karşı AKP iktidarının savunmasız bıraktığı bir dönemde anlaşmazlık yaratmak ihanetler dizgesine ortak olmak anlamına gelir. Başbakan olan kişi, 2023’de parantezin kapanacağını söyleyecek kadar dalalete ve ihanete kapılırken aydın geçinen kişilerin birbirlerini suçlamaya kapılması öylesi ihaneti umursamamaktır.

Prof.Dr.Ali Ercan’ın eleştirebilirsiniz hepimiz gibi onun da yanlışları olmuştur. Fakat kişiliğini zedelemeye, onurunu kırmaya hiç kimsenin hakkı olamaz. Onu eleştirmenin ötesinde, yöneltilen suçlamaları Türkiye’mizin ulusça varoluş sorununu unutmakla eş anlamlı görüyorum. Türkiye’mizin bölünüp parçalanması olasılığı karşısında aydınların bölünüp parçalanması yurtseverlikle bağdaşır kabul edilemez.

Federal Almanya Devletinin Anayasa’sının 1’nci maddesi “onurun dokunulmazlığı” koşulunu ön-görmüştür. İnsan onurunun korunması görevini de devlete vermiştir. (Die Würde des Menschen ist unantastbar. Sie zu achten und zu schützen ist verplichtung aller staatlichen Gewalt)

Kişiyi eleştirirken onun onurunu korumak ve kişiliğini zedelememek aydın olmanın ön koşuludur. Unutmayınız, Mustafa Kemal, yendiği Yunan Ordusunun Başkomutanının onurunu korumaya özen göstermiş ve onu konuk olarak ağırlamış kılıcını teslim almamıştır. Gazi Mustafa Kemal’in düşmanının bile onurunu korumaya özen gösteren erdemini örnek alabilmeliyiz. O’nun öğrencisi olarak bir anımı bilgilerinize sunmaya gereksinim duymaktayım:

TBMM’nin Plan Bütçe Komisyonu başkanı Nurettin Ok, benimle özel olarak konuşmak istediğini söylemişti.(1977). Bir araya geldiğimizde:

Sayın Ölçen, dedi. Erzincan Senatörü üyemiz konuştuğunda eleştirileri bizde tepki uyandırıyor ve kimi zaman oturuma ara vermek zorunda kalıyorum. Sonradan tutanakları okuduğumuzda kendisine niçin kırmışız diye kendimize kızıyoruz. Sizi sessizce dinliyor fakat sonradan tutanakları oku-duğumuzda size niçin kızmadık diye kendimize kızıyoruz. Bunun sırrını açıklar mısınız.

Yanıtım şu oldu: Konuşurken sizleri gücendirmemeye özen gösteriyorum. Zihninizde yakaladığım çelişkiye saldırıyorum ve sizler acaba doğrumu söylüyor diye kuşkuyla yüzüme bakarken ben dördün-

cü tümcemi söylemiş oluyorum.

Bu yanıtım üzerine o günden sonra Plan Bütçe Komisyonu başkanı Adalet Partisi Milletvekili Nurettin Ok ve Eskişehir Milletvekili İsmet Angı en yakın arkadaşım oldular.

(Not.Bu yazı 19.9.2014 günü internette dolaşıma sunuldu)

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail