Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 102 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SOKRATES İLE KURUMLAŞMA ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Ali Nejat Ölçen

-Sokrates, zihnimizde çözemediğimiz bir soru oluştuğunda sana gelmemizin nedenini biliyor musunuz? Ya da o nedeni bizlerden işitmek istiyor musunuz? Yanıtınızı beklemeden açıkla-malıyım. Çünkü zihninizde oluşan düşün biçimi, sorumuzun kaynağını sezinleyerek o sorunun hangi genelin sonucu olduğunu anladıktan sonra yanıt veriyorsunuz. Acaba zihin kendisini kurumlaştırıyor mu Sokrates, size yönelttiğimiz sorulara aldığımız yanıtların tümünü bir arada yeniden düşündüğümüzde bu sonuca vardık. Acaba doğru mu düşünüyoruz: Zihin kendi kendisini kurumlaştırmalıdır. Böylesi bir sonuca varmamız doğru mu, yanlış mı bunu öğrenmek amacıyla Araf’ta huzurunuza çıktık. Eğer yanlış bir sonuca varmış isek kusurumuzu bağışlamalısınız.

Sokrates:

Hayır, tersine benim de yeniden düşünmeme ve zihnin kendisini kurumlaştırdığını zihnimde sorgulamama neden oldu sorunuz. Zihnin kendisini kurumlaştırmamışa o zihin sadece karşılaştığı sorunun zihninde uyandırdığı etkiye dayanarak belli bir sonuca ulaştığını sanır. Ve o soruya yanıtın ne denli çözüm olabildiğini algılayamayabilir, eğer zihin kurumlaşmamışsa.. O halde zihin hiçbir düşün-cenin, hiçbir çözümün, hiçbir karar veya inancın yer almadığı kadar özgür olabilmelidir. Kanımca kişinin kendine güvenmesi kendisini ve kendisindeki zihni sorgu-laması acaba doğru mu düşünüyorum, vardığım düşünce gerçeğin kendisi mi diye zihnini sorgulamalıdır. Zihnini sorgulamaya yöneldiğinizde o zihin ister istemez kurum-laşacaktır. Soracaksınız zihnin kendisini kurumlaştırması nasıl gerçekleşebilir?

-Evet Sokrates, zihnin kurumlaşmasını acaba, zihnin düşün biçiminin genelden ayrıntıya ya da ayrıntıdan genele ulaşımın yöntemi olarak tanımlayabilir miyiz.

Sokrates:

Ne söyleceğimi ben söylemeden önce sezinlediğinize göre karşımda zihni kurumlaşmış sizlerle konuşmakta olduğumu gördüm. Beli bir ayrıntının hangi genelin parçası olduğunu ya da karşılaştığınız bir belli genelin hangi ayrıntının kaynağı olduğunu düşünmeye başladığınızda zihniniz kurumlaşmaktadır,diyebilirim.

Acaba doğru mu düşünüyorum ve o düşüncem nasıl doğru olabilir eğer gerçeği betimliyorsa. O halde kurumlaşmış zihin sizlerin eski deyimiyle ”muha-keme”sürecini algılamaya başlamış demektir. Bir örnek vermek isterim.

Doğa, kendi içindekilerin tümüyle mutlak genelin kendisidir. Onun nereden nasıl kaynaklandığını bilmeyebiliriz. Bilmek zorunda da değiliz. Fakat, doğa-nın tüm farklı görünümleri yani doğanın zihnimizde farkına varmadığımız derin izler bırakır. Eğer doğa kendi bütünlüğünü bizlere birbirinden farklı biçimler, olguları, olaylar olarak sergilemeseydi, zihnimizde düşün niteliği oluşamazdı. O halde zihnimizi yaratan doğanın kendisidir. Şimdi zihnimizi doğanın içinden alıp soyutlandırmaya başladığımız anda artık siz o zihne veda etmelisiniz çünkü, o zihin sizin için bir yüktür, gerçekleri ve gerçeklerin genelliğini görmenize tanımanıza, ölçmenize engel olmaya başlamış demektir.

-Evet Sokrates, zihnimizi yaratan doğanın değişkenliğidir demek istiyorsunuz, böyle mi anlamalıyız söylediklerinizi.

Sokrates:

Hayır doğanın değişkenlikleri deyimini yadırgadığımı söylemeliyim. Doğanın değişkenliği, aslıda birbiriyle bağlantısı olmasına karşın, farklılaşma süreci gibi görünüyorsa da aslıda bu doğanın kendi içindeki kurumlaşmasının dışa vurumudur. Eğer gece varsa o gündüzün devamıdır. Eğer kar yağıyorsa o ısının düşmesinin sonucudur. Doğa kurumlaşmanın en gelişmiş biçimleriyle bütünleşmiştir. İşte zihnimiz de öyle bütünleşmeli ve genel ile ayrıntılar arasındaki bağı "sonuç-neden" ilişkisini her zaman kurduğunuzda zihni-nizi kendi iç çelişkilerinden arındırmış olursunuz

-Şimdi anladık Sokrates, bizleri yönetenlerin zihnindeki tutarsızlıklarının, içsel çelişkilerinin kaynağının zihinsel özgürlüğün erdemine ulaşmamış olmalarının sonucudur Zihinleri kurumlaşmamış oldukları için kararlarında da tutarlılık göremiyoruz. Kararlarındaki çelişkiler aslında kurumlaşmamış zihinlerinin içsel çelişkilerinin ürünüdürler. Zihinleri özgür olmadığı için kararları da özgürleşememektedir. Zihinleri kimi tutku ve inanç biçimlerine bağlı olduğu için, kararları da kimi algıların kararına bağımlı olacaktır elbet.Acaba bir ülkenin bağımsız olabilmesi, o ülkeyi yönetenlerin zihinlerinin bağımsız olmasını gerektirir türü bir sonuca ulaşabilir miyiz tüm bu anlat-tıklarınızın sonucunda.

Sokrates:

. Eğer sizlerin zihinleri özgürse özgür zihinleri bulmakta güçlük çekmezsiniz. Zihin özgürlüğü kişinin kişilikli olmasının da kaynağıdır. Zihin özgürlüğü ,kişinin güvenilir olma-sının, dürüst olmasının, tutarlı olmasının, doğru sözlü olmasının insancıl olmasının başka zihinlere saygılı olmasının iyilik sever olmasının da kaynağıdır.Sizler gibi.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail