Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 104 Geri Tavsiye Et Yazdır


ALKOL VE ALKOLDEN ALINAN VERGİLERİN TARİHÇESİ

Faruk Güçlü, Doç.Dr. Abant Üniversitesi.

Hasan Ali Güçlü, Ufuk Ün. Hukuk Fak.Öğrenci

1.Tarihsel Gelişim İçinde Alkol ve Şarap Vergileri

Alkollü içkilerin tarihi insanlığın tarihi ile yaşıttır. Nuh’un gemisindeki insanların şarap içerek hayatta kaldıkları, şarabı onların dünyaya yaydığı rivayet olunur. Miteolojye göre şarabın anavatanı Ege havzasıdır. En eski dinlerden biri olan Musevilikte sarhoş olmamak koşuluyla içki içilmesine izin vardır. Şarabı “İsa’nın kanı” olarak kutsal sayan Hıristiyanlık, içkiyi törenlere katmıştır. İçkiye karşı en katı tutumu takınan İslamiyet’in bile içkiyi yasaklama kararını vermesi kolay olmamıştır. (Ayşe Hür,30.12.2007 Radikal Gazetesi)

Alkol ve şaraba konulan vergiler, tarihin tüm dönemlerinde değişik ülkelerde sorun olagelmiştir. Örneğin 1636-1637 yıllarında Fransa’da Saintonge ve Perigord eyaletlerinde patlak veren isyanlar, şaraba konulan aşırı vergiler yüzünden olmuştur. 1763 yılında elma şarabına konulan vergileri halkın yüksek bularak tepki göstermesi üzerine bu vergiler geri alınmıştır. Benzer eylemlere az da olsa diğer batı ülkelerinde rastlamak olanaklıdır.

2.Osmanlı’dan Günümüze Alkol ve Şaraptan Alınan Vergiler

Osmanlı Devleti’nde alkol, tütün ve şaraba konulan vergiler tüm dönemlerde sorun olmayı sürdürmüştür. Peçevi Tarihi’ne göre, Kanunî Sultan Süleyman,1553 yılında Müslümanlara içkiyi yasaklamış ve İstanbul’a gelen şarap yüklü gemileri yaktırmıştır.

Osmanlı, bazı dönemlerde şarabı önemli gelir kaynağı görmüş. Hamr denilen şarabın getirilen her fıçısından 15 akçe vergi alınmış “Hamr Emaneti” adlı bir vergi teşkilatı bile kurulmuştur. Şarap hayata renk katmış, kimi zaman dizeleri, kimi zaman minyatürleri süslemiş. Lâle Devrinde şair Nedim “Testide kadehte doyamam görmeğe bari-ey gevher-i şeffaf senin mahzenin olsam” gibi dizeler yazmış. İmparatorluğun son dönemi ise, özellikle İstanbul’da içkinin yaygınlaştığı görülmektedir. Bomonti Bira Fabrikası kurulmuş, yurdun değişik yerlerinde rakı üretilmiş, Boğaziçi, Ruh, Deniz Kızı gibi rakılar birbiriyle yarışır olmuşlardır. Osmanlı gazetelerinde şarap ilanları çıkmaya başlamış ve Erdekli Kotroni Efendi’nin damıttığı Osmanlı konyakları Paris’te madalyalar kazanmıştır.

Gezgin Evliya Çelebi’nin tespitlerine göre halkın genelde alkole “haram” gözüyle bakmasına karşın Galata’da 70 bin kuruş Hamr vergisi toplanmıştır.

17’nci yüzyılda şaraba uygulanan yasaklar yüzünden Osmanlı toplumu rakı ile tanıştı. Rakının Arapçası “arak” olup, Osmanlı Devleti’nde uzun süre “arak vergisi” adı altında vergi toplanmıştır. 1878 yılında devletin borçlarını ödeyebilmesi için altı verginin “Rüsum-u Sitte” adı altında birleştirildiği ve de bu vergilerin temel kaynağının rakıdan alınan bu vergi olduğu görülmektedir.(Ayşe Hür, 26.5.2013, Radikal Gazetesi)

Fındıklı Mehmet Ağa tarafından yazılan“Silâhtar Tarihi” kitabında tespitlere göre, Osmanlı Devlet hazinesi sıkıştığı zaman alkol, tütün ve şarap satışını serbest bırakmış ve meyhanelerin açılmasına vermiştir. Sarhoş lâkabıyla anılan II.Selim beş vakit namaz kılar ama ayık gezmezdi. (S.Yalçın,18.11.2007 Hürriyet).

Osmanlı Devleti, Gayrimüslimler açısından içki serbestîsini tanımıştı. Gayrimüslimler içtikleri alkol için vergi vermez, şayet satarlarsa vergi öderlerdi. 1870 yılında içki içenlere yılda 50 kuruş vergi konulması benimsenmişti. Osmanlı’da alkol ve tütün yasağıyla ünlü IV.Murat döneminin Şey-hülislamı Zekeriya zade Yahya Efendi, bir şiirinde bakınız ne diyor:

Mescitte riya pişeler etsin ko riyayı

Meyhaneye gel kim ne riya var ne mürai .

Günümüz Türkçesine çevirecek olursak: “Mescitte iki yüzlüleri bırak ikiyüzlülük etsinler. Meyhaneye gel ne riya var ne mürai.

Gayrimüslimler, içtikleri şarap için vergi vermezler ama sattıklarından alınırdı. Şarabı kent içinde sattıklarında her on ölçü için satandan ve alandan üçer akçe alınır.(Kanunini Sultan Süleyman, “İnöz Kazası Kanunnamesi, madde 5)

Meyhane açıp kendi yaptıkları şaraptan satmak isteyenler- den fıçı başına beş akçe alınır. Meyhanenin birkaç gün-lüğüne kapatıp açanlar yahut hiç açmayanlar ister az ister çok satsınlar, fıçı başına beş akçe öderler.( İnöz Kazası Kanunnamesi, madde 7)

Şarap fıçısı taşıyan gemiler, fıçıları Trabzon’da satarlarsa, her fıçıdan 25 akçe alınır. “Miso fıçı” denilen yarım fıçılardan beşer buçuk akçe alınır. Rakı fıçısından 28, yarım rakı fıçısından da dokuz akçe alınır.(Trabzon Sancağı Kanunnamesi, madde 9)

Küçük sandallar ile yakın yerlerden fıçılarla şarap getirilirse, şarabın en iyi kalitesinde 30, orta kalitesinden 25, yarım fıçıdan da 12.5 akçe alınır (Trabzon Sancağı Kanunnamesi, madde 10)

Gemiler limana şarap getirirlerse fıçı başına 30 akçe alınır fakat menekşe şarabı gelirse her fıçıdan 60’ar akçe alınır. (Selanik Kazası Kanunnamesi, madde 8)

3.Osmanlı Döneminde Uygulanan Alkol ve Şarap

Vergileri

Osmanlı döneminde azınlıkların alkollü içecekler konu-sunda ciddi sıkıntısı olmamasına karşın, Müslüman ahalinin durumu bir hayli zordu. Zira devlet, alkolden ağır vergiler almayı her dönemde uygulamıştır. Sadece ekokomik krizlerin yaşandığı dönemlerde vergi kaçağını azaltmak amacıyla alkol ve içkilerden vergi oranlarının azaltıldığı görülmektedir.

Osmanlı döneminde uygulanan kimi vergilere bakmak gerekirse:

Arak Vergisi: Zecriye vergisi olarak ta bilinir. Şarap, Osmanlı’da yapılır hatta dışarıya da gönderilir fakat, daha iyi olan kalitelileri ithal edilirdi. 17.yüzyıl başla-rında “arak” adında bir içkiyle tanışıldı “Arak” Arapça’da “ter” demek, imbik vasıtasıyla imal ediliyordu. “Arak”, zamanla “rakı” oldu. Osmanlı döneminde her nedenle içkiden alınan vergiye “arak” adı verilmiştir.

I.Ahmet ve IV.Murat döneminde uygulanan ağır bir vergi türü idi Bu vergileri toplamak üzere “Hamr Emaneti” kurulmuştur.

Hamr Vergisi: Üzüm suyu vergisi de denilmektedir.
İthaliye: Yurt dışından ithal edilen içkilerden alınan gümrük vergisi.
Lakibi Öşrü: hurma ağacının tepesini keserek suyunu şıra ya da içki olarak satanlardan alınan vergilere verilen isim.
Müskirat Resmi: 10 Nisan 1918 tarihinde yürürlüğe giren şarap, bira ve ispirtolu içkilerden alınan vergi.
Reftiye: Osmanlı döneminde ülke dışına çıkan mallardan ve özellikle alkollü içkilerden alınan vergi.
Rüsum-u Sitte: (altı vergi) 1878 yılında Osmanlı Devleti’nin borçlarını ödemesi için toplamaya karar verilen altı ayrı verginin birleşiminden oluşan vergi türü. Bu verginin önemli kaynağının rakı satışı ve imalat gelirleri olduğu görülmektedir.
Rüsumu Zecriye: Osmanlı döneminde tütün, şarap ve kahveden alınan bir vergi türüdür.
Şarap Vergisi: Osmanlıda şaraptan alınan vergi.
Şıra Vergisi: Üzüm suyundan alınan vergi türü.
Üzüm Vergisi: Osmanlı döneminde taze üzün şarabı ve şırasından alınan özel tüketim vergisidir.

4.Günümüzde Alkol ve Şaraptan Alınan Vergiler.

Cumhuriyet döneminde de devletin alkol ve içkiye ba kışı fazlaca değişmemiştir. Alkoıl ve içkilerden alınan vergi oıranları hayli yüksek olup neredeyse maliyet bedelinden daha fazla vergi alınmaktadı.

Aşağıdaki rakamlar konuyu yeterince açıklamaktadır:

2014 Yılında Alkol Maliyetleri ve Vergileri:

İçkinin adı....................Fiyatı TL............Vergisi TL

Bira............................................8.40.....................4.43

Meyve Şarab................. 34........................... 8.72

Şarap.....................................40.............................9.63

Likör......................................70..........................42.14

Köpüklü şarap...............80..........................44.86

Cin...........................................80..........................45.60

Rakı.......................................90...........................49.31

Rom....................................100...........................56.11

Tekila................................110...........................56.63

Viski...................................120...........................60.25

Konyak.............................170...........................65.84

Hükümetin getirdiği tüm yasaklara karşın alkollü içkilerden alınan vergiler, bütçedeki en önemli gelir kaynağı olmayı sürdürmektedir.

2010 yılı alkollü içkilerden alınan özel tüketim vergisi (ÖTV) 3 milyar TL’ye vemilyar TL. iken 2011’de 3.8 milyar TL’ye 2012 yılında da 4.6 milyar TL.ye çıkmıştır.

ÖTV de alkollü içkilerde uygulana yüksek vergi nedeniyle Türkiye korunu kırmış ve birinci sırada yer almıştır. (Ş.Kızılot. 8.10.2012 Hürriyet Gazetesi)

Alkol üretenler, alım satımını yapanlar ve alkol tüketenler, kurumlar vergisi, gelir vergisi, KDV dışında ciddi anlamda bir de ÖTV ödemektedirler.

Görüldüğü gibi, Osmanlı’dan günümüze devletin alkole bakışında ciddi bir değişiklik söz konusu değildir. Alkol tüketiminin kısıtlanması amaçlanmakta. Ancak, aşırı vergi yüklenerek sağlanan fiyat artışı ile bunun başarılamayacağı da açıktır.

AKP iktidarında Alkollü içkilerdeki vergilerin artışı

22 EYLÜL 2012’de durum:

İçki türü.................. Alkol.................. Vergi.............1 birim..............1 litre............. 1 derce

.......................................derecesi.............. ölçüsü.......... Vergisi............ Ürün V........ Alkol V.

Bira.............................. 5.00.................... derece................0.62...................3.10...................0.620

Rakı............................45.00......................litre..................77.00.................34.65................ 0.770

Viski...........................40.00.........................".....................102.12................40.85.................1.021

Votka.........................40.00.............................................. 81.30............... 32.52............... 0.813

Cin.............................. 46.00........................ ...................... 81.30............... 37.40............... 0.813

Şarap.........................12.00....................... ürün lt............. 3.44................... 3.44............... 0.287

1 OCAK 2012 ‘de durum

Bira..............................5.00........................ derece ..............0.62.....................3.15................ 0.630

Rakı..........................45.00..........................litre..................79.07.................. 35.58.............. 0.791

Viski.........................40.00...............................................104.95....................41.95.............. 1.049

Votka......................40.00...................................................83.49.....................33.40.............. 0.835

Cin........................... 46.00.................................................. 83.49.....................38.41.............. 0.835

Şarap.......................12.00..................................................... 3.53....................... 3.53............... 0.294

3 TEMMUZ 2013’de Durum:

Bira............................ 5.00........................ derece............ 0.64.........................3.20................ 0.640

Rakı........................ 45.00........................ litre............... 81.01.....................36.45................ 0.810

Viski.......................40.00............................. ..................107.45................... 42.98................ 1.075

Votka.................... 40.00............................ “................... 85.51.................... 34.22 ................0.855

Cin.......................... 46.00................................................ 85.54.................... 39.35................ 0.855

Şarap..................... 12.00.................................................. 3.61....................... 3.61................ 0.301

SONUÇ VE ÖNERİLER:

Alkol ve türevleri dinsel nedenlerle ve toplumsal huzuru sağlamak düşübcesiytle yasak edilmiş,ancak devletin malî krize girdiği anda başvurulan en önemli gelir kaynağı olmayı sürdürmektedir. Hukukun padişahın iki dudağından çıkacak söze bağlı olduğu dönemlerde bile yasajlara karşın alkol tüketimi sonlandırılamamıştır. Anlaşıldığı üze-re yasaklarla, baskılarla, fiyatlara yüklenen aşırı vergilerle alkol tüketiminin azalmasını sağlamak mümkün olamamıştır. O halde başka yollar denemez ayrıca, üzerindeki vergileri adil ve açıklanabilir duruma getirmek gerekir.

Kaynaklar.

a-Kitaplar

Akdağ, Mustafa, Türk Halkının Dirlik ve Düzenlişk-Celalî İsyanları,KYK Yayınları,İstanbul,2009
Çaldırıcı, Musa, Tanzimat Döneminde Anadolu Kentlerinin Sosyal ve Ekonomik Yapıları, TTK Yayınları, 1991.
Güçlü, Faruk, Osmanlı’dan Günümüze uygulanan Vergi Türleri Sözlüğü, Detay Yayınları,Ankara 2014.
Kafaoğlu A.Başer, Varlık Vergisi Gerçeği,Kaynak Yayınları, 1995
Küsmenoğlu,İlhan ,Vergi Tarihi, Ankara,2010.
Tuğ, Salih, İslam Vergi Hukukunun Ortaya Çıkışı, M.Ü, Yayınları, 1984.

b.Makaleler

Alp , Aysel, 4.7.2013, Hürriyet Gazetesi
Hür, Ayşe, 30.12..2007 Radikal Gazetsi
Hür, Ayşe , 26.5.2013 Radikal Gazetersi
Kızılot,Şükrü, 8.10.2012, Hürriyet Gazetesi

Yalçın Soner, 18.11.2007, Hürriyet Gazetesi.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail