Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

Sayı 41  - Ekim 2001
1

ENDÜSTRİ MERKEZİ YASA TASARISINDAKİ ÇARPIKLIK.

Burnunun ucunu göremeyen bugünün siyasal iktidarı, yasa ile nerede endüstri merkezi kurulacağına nasıl karar verecek. Ve niçin karar verecek? Yabancı sermayeyi çekmek için. Yasa tasarısının 1 nci maddesi böyle yazıyor: Yatırımları teşvik etmek ve yabancı girişinin artmasını sağlamak.


»»


DÜNYA BANKASI ve IMF.

Dünya Bankasının elinde hiç değişmeyen basmakalıp dört aşamalı bir program vardır diyor, Prof. Stiglitz ve devam ediyor:


»»


EKONOMİK DURUM GİTTİKÇE KÖTÜLEŞİYOR. NEDEN?

Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik durumun iç açıcı olmadığını artık söylemeye gerek yoktur. Bunun iki temel neden-den kaynaklandığını düşünüyoruz. Bunun birisi, kendi iç dinamiğinden ikincisi de siyasal iktidarların kötü yönetiminden kaynaklanmaktadır
»»


KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ VE ULUSAL BÜTÜNLÜĞÜMÜZ

Türkiye'ye önerilen "Katılım Ortaklı Belgesi" nde, Avrupa Birliğine üye olmak için mantık dışı gibi görünen ve ülkemizin coğrafyasını, demografik ve ekonomik hatta kültürel ve tarihsel koşullarını dikkate almayan dayatmalara yer verilmiştir. Her ülkenin kendine özgü yaşamsal önemde koşulları olduğu yadsınamaz. Bu koşulları dikkate almayan yaklaşımlar başarılı sonuçlar vermeyeceği gibi buna katlanan ülkeler, olumsuz ve bütünlüğü zedeleyici girişimlerin sancısını çeker.
»»


KEMAL DERVİŞ, NEDEN BAŞARISIZ?

Genellikle üç tür iktisatçı vardır. Bunlardan ilki, "dedim dedi ki" iktisatçısıdır. Yabancı ülkelerdeki ünlü iktisatçıların kitap ve makalelerinden aktarma yaparak ekonomik olayları yorumlamaya çalışırlar.İkinci tür iktisatçılar, ülke ekonomisindeki değişimleri irdeler ve de rapor yazarlar. Dünya Bankasında ya da IMF'de bunlardan çokçası vardır. Üçüncü tür iktisatcı ülkemizde var mı bilemiyoruz. Onlar iktisat sorunlarını çözümler, iktisadın mühendisi gibidirler. Kemal Derviş bunlardan hangisi?
»»


SOKRATES İLE COŞKU ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Ey Sokrates, sana olan gereksinmemiz belki de, özgürce ve bağımsız düşünceye duyduğumuz özlemden kaynaklanıyor. Anlat bize, . Neden böyle umutsuzluğa kapılıyor ve geleceğe ilişkin coşkularımızdan arınıyoruz.
»»


T.C.MERKEZ, BANKASI YARGI ÖNÜNDE.

Avukat Sedat Vural'ın T.C Merkez Bankasını aleyhine, Danıştay Başkanlığı'na açtığı dava dilekçesine ilişkin bilgiler bulacaksınız. Hukukun üstünlüğü ilkesi, bu davada gerçeklik kazanacak ve Türkiye'de de yargıçlar var diyeceğiz. Davada ileri sürülen savları haksız görmek olanaksız. Üstelik, T.C.Merkez Bankasının nasıl amacı dışına çıktığı da belirginlik kazanıyor .
»»


TBMM'NİN GİZLİ CELSELERİNDE MUSTAFA KEMAL

Mustafa Kemal Atatürk'ün özelliklerinden birisini, karşısına çıkarılan güçlüklere coşkusunu yitirmeden, kesin ve tutarlı yanıtlar vermesinde, çözümler üretmesinde görüyoruz. Yurdun dört bir yanı saldırgan devletlerin ordularıyla çevriliyken ve onların işbirlikçilerinin isyanlarını, ayaklanmalarını yenilgiye uğratmak için çaba harcarken, kendisinin oluşturduğu TBMM içinde de akıl almaz engeller çıkaran karşıtlarıyla da uğraşmak zorunda kalmaktaydı. Bu uğraşlardan birine gizli celselerin 11.8.1337 (1921) günlü 64 ncü birleşiminde tanık oluyoruz. TBMM tarafından başkomutan olarak görevlendirilmesinin üzerinden henüz birkaç ay geçmemişti ki, o gün Erzurum mebusu Mustafa Durak Beyin önergesi, gündeme girmişti. Önerge , neyi ön görüyordu?
»»


YOLDAN ÇIKAN YOLLARIMIZ.

Suay Karaman, bu araştırmasında diyor ki: · Mühendislik projelerinde % 50 yanılma,insan olmamız nedeniyle doğal kabul edilebilir. · Yüzde 100 oranındaki yanılma bilgisizlikten, deneyim noksanlığından doğabilir. Yüzde 250 oranındaki yanılmada kasıt aranmalıdır. ·
»»

1
 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail