Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 107 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır

MUSRAFA KEMAL DEVRİMLERİ OSMANLININ METAFİZİK DÜNYASINI DIŞLAYARAK NESNELLİĞİ YERLEŞTİRMİŞ OLMASIDIR:

SAFSATA’NIN İKTİDARINDA MUSTAFA KEMAL VE DEVRİMLERİ KARŞITLARINA UYARI

Ali Nejat Ölçen

Auguste Comte (1798-1857) uygarlık aşamalarının üç dönemden geçerek evrime uğradığını açıklayan, pozi-tivizm’in ve de Toplum bilim’in (Sosyoloji’nin) öncü kuramcısıdır. Ona göre Teolojik dönemi “metafizik” izle-miş ve pozitivizm her ikisini gerilerde bırakarak bilimsel düşünceyi yapılandırmıştır. Onun nitelediği bu aşamaların ilkini yani teolojik dönemi Anadolu’muz, 1200’lü yıllarda Osmanlı devletiyle yaşamaya başlamış ve Mustafa Kemal ’in Cumhuriyeti kuruluncaya kadar o teolojik dönem devam etmiştir. 12 Eylül 1980 sonrasının siyasal iktidarlarının en son kolu AKP, Türkiye’mizi yeniden teolojik döneme ABD’nin güdümünde Ilımlı İslam Federasyonuna dönüştü-receklerini sanmakta. Oysa o parti üyelerinin hiç birisinin teolojiye saygı duyduğu örneğin İslam’ın hümanist Ayet-lerine uygun yaşadıkları görülmemiştir. Örneğin Hac’a Devletin uçağı ile değil de deve üzeninde gitmeleri gerek-mez mi?. Oysa İslamı kan’lı örgütün eline teslim edenlerden biridir o siyasal parti. İŞID’a destek olmaları sonucunun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde yargı konusu ola-cağını göreceklerdir bir gün.

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’imizle, “metafizik dönemi”ni aşarak “pozitivizm”i yaşam ve yönetim biçimine dönüştüren ve uygulayan ilk devlet adamıdır. O’dan önce hiç kimse Anadolu’muzda “bilim en hakiki mürşittir” diyememiştir. AKP İktidarının arka bahçesinde Mustafa Kemal ve devrimlerine karşı çıkanlar göze gireceklerini sanmaktalar. Bilimsel düşünmeyi özümsemedikleri sürece kendilerine bulaşan ihanet ve cehalet sözcüklerinden kendilerini kurtaramazlar. Bu uyarımıza uymaları kendi çıkarlarının gereğidir.

Batı’da ortaçağın sonlarına doğru, 1600’lü yıllarda bilim-sel düşünceyi yapılandıran pozitivizm’e içine sürüklemekte, devletin güvenilirliğini yitirmesine neden olmaktadır. Uzun süredir cemaatların öğretisi olan metafiziksel safsataları temel aldığı için dir ki; o tür rahle-i tedris”ten yetişen gençler, bugünlerin çöküntüsünü ve karmaşasını görmezden gelmenin yöntemi olarak , Mustafa Kemal ve Devrimlerine saldırmaktadırlar. O yüzden yalancı, nankör, hain olmak zorundadırlar. Onları uyarıyorum:

AKP’nin arka bahçesinde başka seçenekleriniz yok. Zihninize başkaları tarafından yerleştirilen bilgi, kanı, inaç türü olguların doğru mu gerçek mi olduğunu sorgulamadan özümsemeyiniz. Bugün yanlış yoldan dönebilir ve Türkiye’nin gereksinim duyduğu çağdaş gençler olabilir-siniz. Yeteneğinizin değerini ancak böyle geliştirebilirsiniz. Sizleri kıyasıya eleştirmemin amacıdır bu. Kötülemek için değil. Zihninizi metafizik işgalden kurtarmanızı bilimsel zihne ulaşmanızı istiyorum.

Bakınız, AKP, neden metafiziksel yani “safsata”nın iktidarı olmak zorunda? Bilimsel bilgiler birbiriyle çelişmez birbirlerine eklenirler, bir başka bilginin doğuşunu sağlarlar. AKP iktidarının kararlarının hiç birisinde bir bilginin bir başka bilgiyle çelişmediği söylenemez. Kararları, söylemleri arasında daima çelişki vardır çünkü onların zihinleri metafiziğin işgali altındadır.

Örneğin “Kürt Açılımı” ABD dayatması sonucu ülke gerçeklerine aykırı metafiziksel karar yani “safsata” idi. Çankaya’daki Abdullah Gül’ün hangi olgunun sonucu olduğunu bilmediği “iyi şeyler olacak” deyimi “açılım”ı desteklemesi de benzer türde metafiziksel söylem idi. O nedenledir ki “Kürt Açılımı” daha sonraki “Demokratik Açılım” ile taban tabana çelişik sonuçlar yaratmaya başladı. Ve bugün Türkiye’mizde o safsatanın kanlı kargaşasını yaşamaktayız.

AKP iktidarına ilişkin bir başka çarpıcı örnek te Suriye Devlet Başkanı ile başlayan dostluk ilişkisine zıt düşmanlık tavrı da, metafiziksel karar olduğu içindir ki aradaki çelişki giderilememiş ve ülkeye zarar vermeye başlamıştır.

Devlet, safsata ile değil ancak pozitivizmin ilkeleri yani bilimsellikle yönetilir ve “neden-sonuç” ilişkisinin geçerli-liği ölçüsünde başarı sağlanabilir. Mustafa Kemal’in devleti bilimin bulgularıyla yönetilen “Hesap Devleti” idi. AKP iktidarı hesap dışı devlete dönüştürmüştür Mustafa Kemal Atatürk’ün Devletini. 1100 odalı kaçak saray bunun en canlı, en gereksiz, borç içindeki ekonomiye yük olan görgüsüzlük örneği bir yatırım.

Osmanlı ‘nın egemenliği boyunca “metafizik “ olgusuna bağımlı kalarak bilimi dışlamasının en çarpıcı örneği 1620 yılında Yeniçeri ordusuyla Lehistan’ın kuşattığı zaman açığa çıktı: İri kıyım atlar üzerinde elde kılıç ile Lehistan kuşatıldığında, içerde Kepler adındaki biri “gezegenlerin güneş çevresinde eliptik yörünge” ile dolaştıklarının mate-matiksel hesaplarını yapmaktaydı. Batı kalem kullanırken Osmanlı at üzerinde kılıç kullanıyordu. Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetinde AKP iktidarı ülkemize yeniden “pala ile kalem” (metafizik ile bilim) arasındaki çelişkiyi yaşatmaktadır.

AKP ‘yi iktidara getiren üyeler, ülkeyi ve kendi partilerini karanlıktan arındırmayı düşünüyor ve bunu yurtseverlik görevi kabul ediyorlarsa, bilim ile tanışmaları gerekir. Çünkü, “bilim süreci”ne karşı çıkmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Ulusları tarihin karanlığına gömülmekten kurtaracak tek bir çözüm (çare) vardır, bilime açılmak.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail