Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 109 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır

SOKRATES İLE AYMAZLIK ÜZERİNE SÖYLEŞİ

SOKRATES İLE AYMAZLIK ÜZERİNE SÖYLEŞİ

-Sokrates sizlerin döneminde “aymazlık” deyimi var-mıydı bilemiyoruz. Bugün aymazlık toplumumuzda ge-nelleşti ve geçerli bir tanım olmaya başladı. Nedir aymazlık: Bildiğini bilmezden, düşündüğünü düşünmez-likten gelme, tutarsızlığını tutarlılıkmış gibi algılama yeteneği de diyebiliriz. O nedenle kimin içtenlikli, kimin içtenliksiz olduğunu bilemez duruma geldik. Acaba böylesi bir yeteneği, kişisizlik olarak tanımlayabilir miyiz.?

Sokrates:

Toplumunuzda bireyler acaba neden böylesi kişilik-sizlik türü bir davranışa gereksinim duyuyorlar? Top-lumun genel kültüründe bir çöküntü mü oldu, iktidar modeli katılaştı demokratik koşulları umursamaz mı oldu! Bireyler, kendi kişiliklerini sergilemekten niçin çekiniyorlar? Acaba kişiliksizlik, kişilerin kendilerini koruma amacına mı dönüştü? Bunları incelemeden hiçbir kimseyi suçlamamanız gerekir.

-Haklısınız Sokrates, konunun bu yanını düşünmemiştik. Uzun bir süredir siyasal iktidarlarımız, demokrasinin ken-dine özgü kurallarını savsaklamaya başladılar. Bu durum doğal olarak kişilerin birbirlerine güven duymasını örse-ledi.

Sokrates:

Sanıyorum şimdi asıl nedene değinmeye başladınız. Siyasal iktidarlar, toplumda güven yaratabilmek için önce kendileri güvenir olmak zorundadırlar. Toplum-da güven duygusu tahrip edildiğinde kişilerin kişiliksiz olması kanımca önlenemez. Çünkü, kişiliksizliği sa-vunma aracı olarak kullanılması dönemini mi yaşa-maktasınız bilemiyorum.

-Evet Sokrates, son 35 yıl içinde siyasal iktidarların tümü, toplumda ikilik yaratmaya başladılar. Kişi acaba kendilerinden yana mı kendilerine karşı mı, bu soru tercihleri yapılandırmaya başladığında ne özgür düşün-ceden, ne de düşünebilmenin suç olmasından toplum kurtulamaz. Acaba bizlerin siyasal iktidarlara güven-memesi, o iktidarların da bizlere güvenmemesi sonucunu mu doğurdu, bilemiyoruz.

Sokrates:

Sanıyorum benim söylemeyi ya da sormayı düşün-düğümü şimdi sizlerden duymaktayım. Öyle anla-şılıyor ki, sizler güven sorununu yaşamaya başla-mışsınız. Birbirlerinize güvenmemeniz aslında sizlere güvenmeyen siyasal iktidarların ömrünü uzatır. Belki de siyasal iktidarlar, güven duygusunu tahrip etmeyi sizleri kolay yönetmenin aracı olarak kullanmak-tadırlar. Güven yok edildiğinde bir araya gelmeniz de yok edilmiş olur. O halde sizler birbirine güven duymaya başlamayı amaç edinmelisiniz. Aranızdaki çıkar farklılıkları, birbirinize güven duymayı önleme-melidir. Sanıyorum 10 yıl önce sizlerle güven duy-gusunu görüşmüştük. “Sizleri yönetenlerin güvenilir olmamalarını gözlemlemiş iseniz, onların özveri gibi evrensel üstünlükleri yoktur ve ikisi de tutarlı değildir” dediğimi anımsıyorum. Bununla yetin-memiş,”sizleri yöneten güvenilmez bireylere karşı güvenilir olmanın dışında bundan daha güçlü araç olmadığını” söylemiştim. Sizler de bana “güven duygusunun senteziyle neyi kanıtladığınızı anladık”

demiştiniz. Şimdi soruyorum o gün neyi kanıtladığımı eğer anladıysanız bunun gereğini yerine getirdiniz mi? Anlıyorum ki geçen on yıl içinde halâ birbirinize güvenerek bir bütün oluşturamamışsınız. Sizleri size güvenmeyenlerin yönetmesine razı olmuşsunuz?

-Evet Sokrates, bizlere güvenmeyenlerin bizleri yönet-mesine boyun eğdiğimizi şimdi daha iyi görmekteyiz. Birbirimize güvenmemiz için önce kendimizin güvenilir olması gerekir. Bu kısa söyleşimizde vardığımız sonuç bu oldu. Sana teşekkür ederek Araf’tan ayrılıyoruz.

Ali Nejat Ölçen

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail