Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 109 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır

MAKBULE ÖLÇEN'İN VEFATINA İLİŞKİN BAŞSAĞLIĞI YAZILARI

MAKBULE ÖLÇEN'İN VEFATINA İLİŞKİN BAŞSAĞLIĞI YAZILARI

.

1.Yazar Celal İlhan’ın e-mail iletisi: 14.12.2015

Sevgili Ağabeyim,

Eve dönümce posta kutusunda “Türkiye Sorunları” nı gör-düm. Makbule Ablaya ayırmışsın bu sayıyı. Pek yerinde olmuş. Oturdum okumaya, bırakamadım. İki saatte bitirdim.

Gök Tanrı sizi nasıl denk düşürmüş. Eşleşmenizin bir benzeri daha var mı dır acaba? Sağlık ve esenlikler dilerim. İçten Saygılarımla.
Celal
İlhan

2.Prof.Dr. Mümtaz Peker’in mektubu:16.12.2015

Sevgili Ali Nejat Hocam

Büyük bir üzüntüyle Türkiye Sorunlar’nın 108.sayısını “Öteki yarınız” olan; benim de anne bellediğim sevgili eşiniz, eşsiz insan sayın Makbule Ölçen için düzenleme-nizden çok duygulandım.

Daha önce de belirttiğim gibi sizin sevginize, aile ortamına getirdiğiniz dirliğe, düzene hayranım. Sevgili ağabeyim her halde sevgili Demir “sizi seviyorum” demeyi sizsen öğren-miş, ilk aşkı olan öğretmenine, küçük not ile iletmek cesare-tini göstermiş olabilir diyorum. Ne yalan söyleyeyim bana böyle yalın olanı hiç gelmedi.

23 Aralık 2015 saat 18’de iki değerli varlığınız için düzen-lenecek toplantınıza katılmak isterdim. Fakat yaşlılığın neden olduğu üroloji sorunumdan ötürü evden ancak kısa zaman aralığında ayrılabiliyorum.

Sevgili hocam “Özürlüler Yokuşunda” belirttiğiniz gibi çok imrenilecek bir yaşamınız olmuş. Sizi kutlarım. Sevgili Demir’inizden sonra 69 yıllık hayat arkadaşınızın yokluğunu umarım babaannesi için güzel anlamlı şiir yazan güzeller güzeli Ece Sıla giderecektir. Dede-Torun arasın-daki hiçbir sınır tanımayan uzlaşı ortamında bu gerçek-leşecektir.

Sevgili Hocam, sevgi dolu kalbinizin hep beğendiğim öğrencilerinize önerdiğim akıl ahlakınızla sizi yolunuzda sağlıklı biçimde hedefe yürütmesini içtenlikle diliyorum. Sevgi ve Saygılarımla. Mümtaz Peker

3.Emekli Öğretmen Nuri Orbay’ın mektubu: 23.12.2015

Acı haberi 108.özel sayıyı alınca öğrenebildim. Saygıdeğer Makbule Hanımın kişisel karizması, bulunmaz bir kıymettir. Bunu tüm kalbimle evetliyorum. Türk eğitimin büyük bir varlığını kaybetti. Acaba kaç kişi biliyor? Sizinle birlikte yarattığı insancıl ve toplumsal ortamı asla unutmayacağım.

Bir öğretmen olarak yarattıklarınızı hatırladıkça sonsuz bir iftiharla (ve Türk olarak) gururlanıyorum. Ama yüceler yücesi Makbule Hanımın nicel yokluğunu düşündükçe üzgünlüğüm son haddine varıyor.

Yüce Özgürlüğünüze candan ve gönülde katılırken, Ölçen ailesinin tümüne sağlıklar diliyorum. Tanrı tüm kalanlarınıza sağlıklar ve esenlikler versin efendim. Hürmetkârınız
Nuri Orbay.

4.Emekli Eğitimci Kemal Yıldız’ın mektubu:25.12.2015

Sevgili eşiniz Makbule Ölçen’i yitirmenizi,Türkiye Sorun-ları dizisinin 108.sayısını alınca öğrendim.

Yıllar önce görüşmek üzere sizi aradığımda, telefona rahmetli çıkmıştı. Kısa zamanda size ulaşmamı sağlama ko-nusundaki dikkat ve duyarlılığı davranışından çok etkilen-miştim.

Ölüm, boş kubbede hoş bir seda bırakmayanlar için söz konusudur. Ömrü boyunca insanları sevmeyi ve üretmeyi yaşam biçimi haline getirmiş olan çok değerli eşiniz, unu-tulmayacak ve anılmaya devam edecektir.

Ölçen ailesine acılarını en içten duygularla paylaşıyor, Merhumeye rahmet diliyorum.
Kemal Yıldız

5.Yazar Dr.Necati Saygılı’nın mektubu: 9 Ocak 2016

Çok muhterem Ali Nejat beyefendi,

Biz ölümlüler için hayatın sunduğu nice sevinçler, acılar var. Sizi ve eşiniz rahmetli Makbule hanım-efendiyi tanımam da o sevinçler cümlesindendir. Hatır-larsınız Sayın Tınaz Titiz ile birlikte iki-üç yıl kadar önce sizi evinizde ziyaret etmiş; akabinde yolladığınız imzalı iki kitabınızdan sizleri çok daha yakından tanıma fırsatı bulmuştum.

Ağustos 2015’in son günlerinde ailevi gerekçelerle çıktığım seyahat sebebiyle bir ay kadar ülkemden uzak kaldım; kıymatli eşinizin o günlerde vuku bulan vefatından da maalesef haberdar olamadım. Çok kısa bir süre önce adresime ulaşan 108 numaralı kitapçığınızın sayfalarını açana kadar da hiç vesile olmadı. Kitabın ilk sayfasını açar açmaz o haberi okuyunca dondum kaldım. İşte hayatın acılarından bir, benim için de bu oldu. Bütün güzel insanlar birer birer, şairin dediği gibi beyaz atlara binip gidiyorlar. Makbule hanım da onlardan birisiydi; hayata derin bir çizgi atarak göcüp gitmişti. Allah size sabır ve sağlıklı ömür versin.

Niyetim pek tabii acılarınızı tazelemek hiç değil. Paylaşarak hafiflemesine bir nebze katkı yapmış olurum diye düşün-düm. ve bu satırlarla size hissettiklerimi iletmek istedim. Yaşamışlıklar yok olup gitmiyor; gök kubbede -kimilerinin duyduğu kimilerinin duymadığı- hoş bir seda olarak yankılanıyor. "Makbule-Ali Nejat" çiftinin yaşayıp yaşattıkları da onlar arasındadır. hiç kuşkusuz.

Selam, sevgi ve saygılarımla başınız sağ olsun dileklerimi sunuyorum. Dr.Necati Saygılı

6.Prof.Dr.İoanna Kuçuradi’nın e-mail iletisi: 13.Ocak 2016

Sevgili Ali Nejat Bey,

Göndermek lütfunda bulunduğunuz Türkiye Sorunları’nı çoğu zaman gecikmeli olarak okuyorum.108.sayıda da böyle oldu. Böylece sevgili Makbule Hanımı yitirmenizi ancak öğrendim.

İlk yıllardaki çabalarını yakından izlediğim değeri Makbule Hanımın, Türkiye’de zihinsel sorunları olan çocuklarla ilgili çalışmaları çığır açıcı oldu. Nur içinde yatsın. Sevgi ve selamlar.
İonna.

7.Prof.Dr.Mustafa Altıntaş’ın e-mail iletisi:14.1.2016

Makbule Ölçen’i tanır mısınız? Çoğunuzun “hayır” yanıtını vereceğinizi bildiğim bu soruyu, tüm evrenin, bu insanı ve öyküsünü bilmesi için. Makbule Ölçen’i ve öyküsünü öğrenmek isteyenlere önereceğim yapıtı “Özürlüler Yokuşu”’dur. Zihinsel yetersiz çocuklar ve onların ana-babalarına umut ve ışık olmuş, ana-babalarını zihinsel yetersiz çocuklarından utanmadan, onları sıkı sıkı bağı-larına basmalarına neden olurken, bu çocukların yaşama tutunmalarının yönteminin, onlara beceri kazandırmakla olduğunu, öncelikle devlete kanıtlamış yiğit bir “zihinsel yetersizlerin anası/meleği”dır. O’nu, değerli yaşam arkadaşı Dr.A.Nejat Ölçen’i ve oğulları Dumrul ile zihinsel yetersizliğini, ana-babanın birlikte çabaları ile yenen Demir’i tanımanın onurunu taşıyorum.

Makbule Ölçen’den öğrendiklerimden birisi de, “kimse-sizlerin kimsesi olması gereken devletin”, görevlileri eliyle “kimsesizlerin, yetim, öksüzlüklerinin” nedeni olmasıdır. Makbule Ölçen bunu, ince bir ironi ile; “…Zihinsel yetersiz çocukların eğimleriyle uğra-şırken, kamu sektöründe çalışan ve bizlere güçlük çıkaran yöneticilere de teşekkür etmem gerekiyor. Onlar olmasaydı, güçlük çıkarmasalardı, Demir’in gelişmesi için yetinip, bu uğraşıyı topluma mal edebilir miydim? Onlara karşı verdiğim savaşım, zihinsel özürlü çocukla-rımızın eğitiminde neler yapıp, neleri yapmamam gerek-tiğini öğretti…” demekte.

Ölçen’in gözlemlerinden ve yazdıklarından öğrendiğim bir başka gerçek ise, kendisini sözde solda olarak tanımlayan kadroların, toplumun sorunlarına olan yabancılıklarıdır. Ölçen’in Grup Başkan Vekili olduğu CHP’nin iktidarda paydaş olduğu dönemde, engellenen kimi girişimlerin, dev-let bütçesinden sağlanan ödeneğin kullanılmasının önlen-mesinin, sağ iktidar dönemlerinde kolaylıkla aşılması ö-rneklerini okuduğumda, yapıştırılan/yakıştırılan solcu etike-tinin çakma olduğunu, bu nedenle de, “hizmet eksenli” sağcı politik kadrolarının, sürekli olarak halk desteğini almasının sihirli anahtarını da öğrenmiş oldum. Solda politika yaptıklarını söyleyen kadroların, neden iktidar olamadıklarını ve zaman zaman paydaşı oldukları hükümetlerde süreklilik gösterememelerinin nedenlerini öğrenmek istiyorlarsa, Makbule Ölçen’in bu yapıtını okumalarını öğütlerim.

Ölçen’in “Özürlüler Yokuşu” adlı yapıtında, zamanın Milli Eğitim Bakanı (MEB) Vehbi Dinçerler’den aktardığı bir anısı benzerini, 1983’de bizzat ben de yaşamıştım. Zamanın Gazi Eğitim Enstitüsü’nde öğretim elemanı olarak görev yapan eşim, 12 Eylül 1980 sonrasında, çoğu meslektaşları gibi, başka kurum ve illere sürülenler arasında idi. Evlen-mezden önce, zamanın Milli Eğitim Bakanı Müsteşarı Mustafa Turan Paşa’yı ziyaret ederek, Konya-Kulu Lise-si’ne sürgün olarak atanan eş adayımın Ankara’ya yeniden görevlendirilmesi isteminde bulunmuştum. Paşa Müsteşarın, 12 Eylül’ün nedenini “ülkenin, komünistlerin ve de irti-cacıların eline düşmesinden kurtarma” biçiminde açık-lamasından sonra, Bakanlıktan “umutsuz vaka” olarak ayrılmıştım. 1983 seçimi ile, Birinci ANAP Hükümeti kuru-lması üzerine, Dinçerler’e görüşerek eşimin durumunu anlattım ve eş durumundan ötürü, Ankara’ya atanması rica-sında bulunmuştum. Dinçerler, Personel Genel Müdürünü çağırarak, eşim hakkında bilgi aldığında, Genel Müdür, “tasarrufun Sıkıyönetim Komutanlığına ait olduğunu” belirterek, yapabileceklerinin bulunmadığını belirtmesi üzerine, Bakan Dinçerler’den, o zamanlar hemen Bakan Odasının karşısında bulunan Sıkıyönetim Koordinasyon Görevlisine başvurma izni almıştım. Sıkıyönetim İrtibat Bürosu’ndaki rütbeli görevliye durumu aktararak, “eşimin artık Ankara-Kulu arasında gidip gelmekten yıldığını ve bu nedenle istifa edeceğini, ancak bu denli bir yaptırıma konu kılınacak suçunu öğrenmek istediğimi” belirtmem üzerine, klasörden baktığı listeleri incelemesi sonrasında “uygulamanın kendilerine ait değil, Bakanlık tasarrufu” olduğunu belirtti. Bunun üzerine aldığım bu bilgiyi aktardığım Bakan Dinçerler, yeniden ilgili bürokratı çağıra-rak, kendisine aktarılan yanlış bilgi nedeni ile azarlayarak, eşimin tez elden Ankara’ya atanması buyruğunu vermişti.

Sözde solda görev yapanlardan döneminde, böylesi çözüme varmamız mümkün olmamıştı. Makbule Ölçen’in “Özür-lüler Yokuşu” kitabını siyasilerin okuması gerekir.

Mustafa Altıntaş

8.Em. Ziraat Müh. Özkul Bumin Baykal’ın mektubu: 17.1.2016

Pek Muhterem Ali Nejat Ölçen Ağabeyim,

Yayına çıkardığınız “Türkiye Sorunları” isimli periodiğini-zin 108.sayısında Makbule Ölçen Hanım ablamızın rahmetli olmasından dolayı üzüntülerimi iletir, Allah’tan sizler sabır vermesini dilerim. Hiç of demeden her ikinizin de dünyaya gelen bir insanı piyano çalar bir hale getirmek için sarfettiğiniz sabrı tebrik edecek kelime bulamıyorum.

Rahmetli Makbule Hanım Efendinin “Öğretilebilir Çocuk-ları Koruma Derneğinin bahçesine Heykeli dikilmelidir düşüncesindeyim.

***

Yazılı ve sözlü başsağlığı dileyen ve eşim Makbule Ölçen için övgülü kanılara ulaşmış olan tüm tanıdıklarımıza saygılarımı sunuyorum.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail