Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 110 Geri Tavsiye Et Yazdır

OSMANLI UYURKEN O'NUN VALİSİ MISIRDA DEVRİMLER YARATIYORDU

OSMANLI UYURKEN O'NUN VALİSİ MISIR'DA DEVRİMLER YARATIYORDU

Ali Nejat Ölçen

Osmanlı Devletinin bir eyaleti olan Mısır’a, 1804 yılında Vali olarak atanan Mehmet Ali Paşa “sanayi devrimini” başlatan kişidir. Mısır’da başlattığı sanayileşme programı, kamu iktisadî Kuruluşları olarak ele alınmıştı. Osmanlı Devletinde 1838 yılında “İngiltere ile imzalanan ticaret anlaşmasında bir kez % 3-5 arasında İngiliz tacirleri vergi öderken yerli tacirler her eyalet geçişinde %10-15 dolayında vergi ödeyerek İran ve uzak doğuya ulaşabilmek için % 60 dolayında vergi ödemekte ve Uzakdoğu pazarlarını İngilizlere kaptırmaktaydılar.

Mehmet Ali Paşa’nın Mısır’da uyguladığı politikanın üç temel amacı, toprak reformu, sanayileşme ve güçlü ordu yaratabilmekti. Bu üç öge kısa sürede Mısır’ın her alanda Osmanlı Devleti’nin önünde yer almasını; onu gerilerde bırakmasına neden olmuştu. Örneğin 1804 yılında Mısır’a Vali olarak atandığında, devlet adına vergi toplayan, adına “mültezim” denilen kişilerin ellerinden bu hakkı almakla işe girişti. Oysa Osmanlı, bu aksak ve devlete gelir kaybettiren yöntemi sürdürmekteydi. Mehmet Ali Paşa aynı zamanda Osmanlıda devam etmekte olan “ tımar-zeamet” düzenine de son vererek, feodal yapıyı parçaladı. Yani feodal yapının devlet ile ilintisini yok etmiş oldu. Ne yaptı, onları sokağa atmadı: İnsancıl bir tutumla sahiplerini yaşam boyu emekli aylığına bağladı kimilerine de devlette görev verdi. Örneğin 1833 yılı Mısır Bütçesi incelenecek olursa mültezimlere verilen emekli aylıklarının %0.8’i geçmediği görülecektir: (Bakınız:Ali Nejat Ölçen,Karl Marx ve İngiliz Emperyalizmi, Ekin yayınevi, 1992,s.23)

Mehmet Ali Paşa aklını kullanmayı bilen kişiydi ve 1813-1820 dönemini sadece toprak araştırması için kullanmıştı. Aldığı sonuca göre her köylüye 3-5 feddan (1 feddan 4,2 dekar = 4200 metre kare) toprağın kiralanması kuralını getirdi. Kiralama babadan oğula geçebilecekti.Öylelikle 1829 yılında tarım dışı kalan topraklarda ekilip biçilmesi koşuluyla hem de 10 yıl vergiden bağışıklı olarak sahiplik hakkı tanıdı. (Bakınız: Herschlag, Introduction to the Modern History Of The Middle, s.81 ve ayrıca: W.R.Polk and. Chambers, Beginnings of Modernization in the Middle East,s.54)

Kısacası, toprak ve tarım reformunu birlikte yürütmüştü Mehmet Ali Paşa. 1814-1840 yılları arasında toplam tarımsal arazide %25’i oranında artış sağlanmıştı bu, ekilir biçilir 1.5 milyon hektar tarım alanı kazanımı demekti (Bakınız Herschlag, a.g.e,s.83)

Mehmet Ali Paşa’nın bununla da yetineceği sanılmamalı: Nil nehrinin Rosetta (Reşit) ve Damietta (Dumyat) kollarının birleşim noktasında “baraj” yapımını başlatmış-tı. O baraj sayesindedir ki pamuk ekimi 1823’de 8 bin tona yükseldi ve 1821’de 44 ton pamuk dışsatımı da 1824’de 10200 tona ve 1850 yılında da 40000 ton’a yükselmiş oldu.

Kahire’de 2 yünlü dokuma tesisi, ham şeker fabrikası, İskenderiye’de cam, Bulak’ta (Kahire’ye yakın küçük kentte) dökümhane, yine İskenderiye’de 1829-1840 yılları arasında Tersane yapımı Mısır sanayi deviniminin öncüleri oldular.

1828’e kadar Osmanlı Devletinde buharla işleyen gemi yoktu. O tarihte iki adet dış ülkeden gemi satın alınmış, fakat gemiyi işletecek kaptan ve işciler olmadığı için kullanılmamıştı (Bakınız: Kolerkılıç Ekrem, Osmanlı İmpa-ratorluğunda Para,s.124). Mısır ise o dönemde buharlı gemilerle Avrupa-Hindistan ve Uzak Doğu arasında deniz taşımacılığına girişmiş 1817’de bu amaçla 17 buharlı gemi filosu edinmişti.

Demiryolu taşımacılığının da öncülüğünü üstlenen kişi Mısır Valisi Mehmet Ali Paşadır, “İskenderiye-Kahire” arasında 1851’de başlayıp 1853’de 112 km’si tamamla-narak işletmeye açılan demir yolu Osmanlı Devletinden 13 yıl önce, Mısır’da gerçekleşmiştir.

Aslında Mehmet Ali Paşa’nın Mısırda başlattığı sanayi-leşme devriminin belli bir bilinçle yürütüldüğünü aşağıdaki rakamlar kanıtlıyor: Çünkü Mısır’a atandığının 2’nci yılında onun İtalya’da öğrenim için öğrenci gönderdiği ve bu sayının 1818’de 23’e ve 1826’da 44’e yükseldiği görülüyor. (Bakınız: Levis Bernard,The Middle East and West,s.39) Osmanlı Devletinde II.Sultan Mahmut aynı gereksinimi Mehmet Ali Paşa’dan 18 yıl sonra duyumsamış dinci grupların tepkisine karşın ancak 1827’de Avrupa’ya öğrenci göndermeyi başarabilmiştir. Bu alanda da Mısır’dan 9 yıl gecikmeyle.

Tüm bu devrimsel gelişmelerin ötesinde Mehmet Ali Paşa’nın en önemli girişimi 156 üyeden oluşan bir “Danış-ma Kurulu”nu (Meclis-i Meşveret’i) oluşturmasıydı. Bütün bunlar Osmanlı Devleti’nin ayağının dibinde, Mısır’da kendisinin atadığı bir Vali tarafından gerçekleştiriliyordu. Ne varki tüm bu gelişim ve Mehmet Ali Paşa’nın buharlı gemileriyle Hindistan’a ulaşması İngiltere’yi kaygılandırmış,çünkü 1830yılında Mahmut II’nin imzaladığı Fermanın son bölümü şöyleydi:

İngiltere’ye Bağdat ve Basra’nın Valisi Ahmet Rıza Paşaya ilettiği buyrukta, iki buharlı geminin Fırat nehir taşıma yapmasına ve bu nehir taşımacılığının kesintiye uğramaksızın devam etmesi, koşulu vardı;
(Bakınız:JC.Hurewitz,Diplomacy in the Near East,Vol I,p.1o9)

Fermandaki bu koşul, Mehmet Ali Paşa tarafından engel-lenebilirdi. Yani açıkçası, Bağdat ile Basra arasında Fırat nehrinde buharlı gemiyle İngilterenin ticaret iznine karşı tek engel Mehmet Ali Paşa idi. Çünkü, Hindistan kıyılarına ve oradan Çin’e kadar uzanan deniz yoluyla bütünleşmesini o da amaçlıyordu. Hindistan yoluyla Denizden Çin’e ulaşmanın olasılığını elde etmişti İngiltere karşındaki tek engel Mehmet Ali Paşa idi. Mısır’da sanayileşmenin ve buharlı gemileriyle açık denizlere ulaşmanın çarelerini elde etmek için İngiltere’ile karşılaşacağını sanırken, İngil-tere’den yana karşısında Osmanlı Devletini bulmuştu. Osmanlı’ya savaş açmadan İngiltere’ye karşı karada ve denizde Mısır’ın çıkarlarını koruyamazdı.

Mehmet Ali Paşa’nın Osmanlı Devletine başkaldırısı Tak-vimi Vekai’nin 16’ncı sayısında (Şubat 1832) şöyle verilmişti:

Eğer asakiri Mısrıye’nin (Mısır askerlerinin) bu hareketi, Saltanatı Seniyye”(Yüce Saltanatın) Hüküme-ti Meşruasına taadi ve tahaddi (Saltanatın yasal hükümetine saldırma ve meydan okuma) küstahlığın-dan ibaret olduğu istinbad (açıkça bilinip) buyrulmuş olsa idi şaşaai ateşbar kuvveti kahire-i (şaşaalı ateş yağdıran) Padişahi çoktan beri zecr ve kahr ile didei ibratlerine eşkar ( ibret olacak biçimde yok olmaları sağlanır) olur idi.

Osmanlının yeni yayına başlayan Resmî Gazetesi Takvimi Vekai, bu yorumuyla Mısır askerlerinin Osmanlı Devletinde Aka kentinin ele geçirmesini ve Şam’ı kuşatmasını devlet gücüne karşı bir ayaklanma olarak nitelemiyordu. Ayak-lanmayı yok edecek gücü kalmamıştı Osmanlı devletinin. Zaten devlet ileri gelenleri “ Eğer eylem devlete karşı olsa ve Mehmet Ali Paşa Osmanlı devletine karşı çıksaydı (!) zaten Padişah,onu şaşaalı ateşbar gücüyle yerle-bir ederdi. (!). (22.4.1832,sayı 23).

Oysa Mehmet Ali Paşa Konya ilini de ele geçirmiş ve Serdarı Ekremi tutsak almıştı. Mısır ordusu, Aka valisini esir edip, Humus’da Hüseyin Paşa komutasındaki Ormanlı ordusunu yenilgiye uğratıp Halep kentini ele geçirdiğinde Osmanlı Devletinin Resmî Gazetesi Takvimi Vekai’de olayı şöyle duyurulmuştu:

Anadolu canibi serdarı ekremi devletlu Hüseyin Paşa Hazretleri esdak-ı vüzerayı Devlet-i Alî (Yüce Devle-tin sadık bakanı) Hüseyin Paşa Hazretleri ise de bu defa memur olduğu musalahatta hasbel kader muvaffak olamadığı.(sayı 36)

Takvimi Vekai Osmanlı Ordusunun yenilgisini de şöyle duyurur:

Savaşa tutuşan asakiri mansurenin aram edecek (dinleneceği) çadırları ve devamı muharebeye vafı (savaşa yetecek) cephaneleri olmadığında.

Takvimi Vekai ile bugün AKP iktidarının Güneydoğu Anadolumuzda PKK karşısındaki durumu arasında bir benzerlik görebilmektemisiniz bilemiyoruz. AKP’nin Osmanlılığı ile kendisi arasındaki benzerlik "Takvimi Vekai"nin bütün sayılarında göze çarpıyor.

***

Cumhurbaşkanı seçilen R.T.Erdoğan’ın eşi Bayan Emine Erdoğan’ın okul olarak nitelegiği hadım ağalarının yönetimindeki Harem’I Osmanlı’nın Valisi Metmet Ali paşa’nın Mısır’da niçin kurmadığını acaba biliyor mu?

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail