Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 112 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SOKRATES İLE GERÇEKÇİLİK ÜZERİNE SÖYLEŞİ

-Sokrates yine huzuruna çıkarak, çözümünü bulamadığımız bir sorunun yanıtını öğrenmeye gereksinim duyduk. Nedenini belki biliyorsundur .Ülkemizi yönetmek savında olanların gerçekçi olabilmeleri bu denli zor mudur? Aslında gerçekçi olabilmek mi bu denli zor? Kişinin gerçekçi olması doğal olaylara karşı yabancılaşmasının sonucu mu? Söyle bize doğa, varolanların en gerçek olanı değil midir?

Sokrates:
Benim de zihnimi kurcalayan bir soru yönettiniz. Düşünmeye başlamanın ip ucunu şimdi sizlerden öğreniyorum. Doğa kendi varlığıyla tüm gerçeklerin kendisi değil fakat aynı zamanda varoluşunun kaynağıdır. Doğa ile dostluk ve ilişki kuramayanların gerçekçi olabilmeleri de olanaksızlaşabilir. Gerçekçi olabilmek için gerçek ile gerçek olmayan arasındaki farkı görebilmek gerekir.

-Evet Sokrates iyi ile kötünün ve de yarar ile zararın arasındaki farkı görebilmek gibi mi?

Sokrates:
Yalnız bu denli kolay değil gerçekçi olabilmek. Çünkü gerçekler, iyilik kötülük; yarar ya da zarar gibi sınırlı ve de kişisel ya da toplumsal algı biçimi değildir. Belki de gerçekçilik, gerçekleri algılama gücüdür de diyebiliriz. Ya da herkesin gerçekçi olması yani gerçekleri algılayabilmesi, görüp sezebilmesi olanaklı olmaya bilir.

-Fakat Sokrates, bizler herkesin gerçekçi olabilmesi gerekir gibi bir düşüncede değiliz. Bizleri yönetenlerin gerçekçi olmaları gerekir diye düşünüyoruz.

Sokrates:
Haklısınız. Onların temeldeki işlevleri ya da görevleri gerçekçi olabilmelerini gerektiriyor. Sizler, sizzleri yönetenleri gerçekçi olanlar arasından bulup seçmesini biliyor musunuz? Çünkü sizlerin seçtikleri gerçekçi değil ise, onların sizleri aldatması, kandırması, ya da daha kolay yönetmesi söz konusu olacaktır. O halde gerçekleri görenlerin yetişmesini, gerçekleri görecek yetenekte olmalarını gerektirecek kültür ve de bilgi donanımı kadar doğayı tanımak, onunla ilişkiler içinde olmaları gerekir. Kanımca gerçekçi olmak doğru ile gerçek arasındaki farkı anlamaktan daha önemlidir .

-Tam olarak anlayamadık. Doğru ile gerçek arasında fark mı var? Sokrates: Doğru olan sizing bakış açınızla ilgilidir. Doğru kavramı bireysel anlayış biçimidir ve gerçek olan kadar belirgin değildir. Gerçeklik doğrunun neden nasıl doğru olduğunu da anlamayı gerektirir. Doğ-runun neden doğru olduğunu anladığınızda gerçekçi olabilmeye yaklaşırsınız. O zaman size güvenilir olma yetisini kazandırır. -Yani bizleri yönetenlerin gerçekçi olamadıkları kadar güvenilir olmadıklarını da mı söylüyorsunuz?

Sokrates:
Evet bunu söylüyorum. Gerçekçilik güvenilir olmanın da kaynağıdır. Eğer gerçeği görüyor ve onu savunuyorsanız işte o zaman güvenilir kişi olabilirsiniz. Ve eğer yönetici durumundaysanız o zaman sizin gibileri yönetmenin gerçekçiliğini kavramış olursunuz .

-Evet şimdi anladık. Gerçekçiliğin, gerçek olanın doğru ve uygulanabilir olduğunu da sağlayacağını görüyoruz. Belki de ülkemizdeki sorunlar karmaşasının kökeninde, gerçekçilikten uzakta kalan bireylerin bizleri yönetme-sinden kaynaklanıyor olmalı. Gerçekçi olamadıkları içindir ki sözleri, kararları yanıltıcı, oyalayıcı, kandırıcı ve de o ölçüde zararlı olabilmektedir. Güvenilmezliklerinin kaynağı gerçekçi olamamalarıdır. Tutarsızlıkları da belki bunun sonucu...

Sokrates:

Şimdi birbirimizi anlayabilir duruma geldik. Kanımca gerçekçilik yalnız tutarlı olmayı değil, yalnız güvenilir olmayı değil, doğaya ve topluma yararlı olmayı da sağlar. Gerçekçiliği temel alan toplumlar, daha kolay gelişir, daha kolay olumlaşır. Kanımca gerçekçi ola-bilmek dürüst olmayı da sağlar. Gerçekçi olabilmek hoş görülü, öğretici olmayı da sağlar. -Evet Sokrates, anlattıkların bizler için ders oldu. Gerçekçiliğin tutarlı, yararlı, güvenilir ve dürüst olmayı sağlayan niteliği ülkemize döndüğümüzde bizler için temel amaç olacak. Ve güvenilir yöneticilere ulaşmanın başlangıcı olacaktır. Teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail