Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 113 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


ATATÜRKOLOJİ ENSTİTÜSÜNÜ OKUYUCULARIMIZ KURACAKTIR

Ali Nejat Ölçen

Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyet’ karşıtları ve de aydın kesimlerin bir bölümü, yakın tarihimizle ilgili konulara yabancı
kalarak, devrimleri gereğince koruyamamaktalar. Aslında O’nun üç temel niteliğine bugüne kadar hiçbir ülkenin devlet adamında rastlanmış değildir. O devrimci Mustafa Kemal, Bilim Adamı Mustafa Kemal ve Devlet Adamı Mustafa Kemal’dir.

Bu üç temel niteliği yalnız O’nun dehasının ürünü kabul etmek onu anlayamamaktır. Çünkü O, Osmanlı Devleti’-nin enkazı üzerinde çağcıl Türkiye Cumhuriyet Devletini yaratmadan önce kendisini yaratmıştır. sa süren yaşamına sığdırdığı akıl almaz başarılarının ve yoktan var ettiği kurumların ve o kurumlara can veren kültürün özü incelendiğinde O’nu sadece Atatürk olarak anmanın eksik kalacağı görülecektir. Çünkü O, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve o devlete sahip çıkacak ümmeti uluslaştıran devrimleri, kurumlarıyla birlikte yaratan kişidir ve bir sistemin, bir öğretinin adı olarak anılacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk devrimleri, halkla birlikte halk için halka rağmen gerçekleştirmiştir. Bunun temeldeki gizi güvenilir olması ve halkın O’na güvenmesidir. Yapama-yacağını söylemeyen söylediğini yapan adam olması, devrimleri gerçekleştirmesinin gizini yaratmıştır. Çok başarılı tarih yorumcusudur ve konuşmalarında Karl Marxs’ın diyalektik materyalizmini onun kadar ikna+ispat ekseninde yorumlayana rastlanamaz. O’nun başarılarının, dehasının ürünü olduğunu düşünmek O’nu tanıyamamaktır. Eğer deha denilen zihinsel bir nitelik varsa O, dehasını da kendisi yaratmıştır. Ekonomi Politiğin ilk uygulayıcısıdır O ve bu kitap diziminin 113’ncı sayısında bunun örnek-lerini bulacaksınız.

Nasıl bir kişidir? Nasıl bu kadar sabırlı olabiliyor? Halkını sevmesi ona güvenmesi midir nedeni? Ulusumuzu zihin tutsaklığından kurtarmak gerektiği sonucuna başka türlü nasıl ulaşabilirdi? Gerçekçi olmaya daima özen göstermiş ve belki de gerçeklerin tutsağı olmuştu. Gerçekler dışında hiçbir olgunun O’nu ilgilendirdiği düşünülemez. Yapa-caklarının yol haritasını zihnine nakşediyor ve devrim-lerinin kronolojisi zihninde öyle oluşuyor olmalıydı. Geleceği görebilmesi bile yeteneğinin değil, zihnine nakşettiği yol haritasının gereğiydi.

Atatürkoloji Enstitüsü O’nu anlatmanın, yorumlamanın ötesinde, daha önemlisi tarihin rastladığı devrimlerle bir karşılaştırmasını yapmayı üstlenecektir. O’nun devrim-lerinin “Devrimler Tarihi” içindeki farklı yapısal özelliğini yalnız ülkemize değil tüm dünyaya öğreti olarak sunmayı amaç alacaktır Atatürkoloji Enstitüsü.

Osmanlı Devleti’nin enkazı üzerinde Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devletini ilk kez yaratmadan önce O, kendisi-ni yaratmıştı. O’nu sadece Atatürk olarak anmanın eksik kalacağı görülecektir. Çünkü O Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve o devlete sahip çıkacak ümmeti uluslaştıran devrimleri, kurum ve kurallarıyla birlikte yaratan birey değil fakat, aynı zamanda bir sistemin de kurucusudur.

er deha denilen zihinsel bir nitelik varsa O, dehasını da kendisi yaratmış olmalı. Böyle düşündükçe O’nu daha iyi anlamak ve onun zihnindeki yetiler demetini görebilmek olasıdır.

Nasıl bir kişidir O? Nasıl bu kadar sabırlı olabiliyor? Bu sorunun tek yanıtı var: O halka güveniyordu. Halkı zihin tutsaklığından kurtarmak gerektiği sonucuna başka türlü nasıl ulaşabilirdi!

Mustafa Kemal Atatürk, Osmanlı Devleti’nin enkazı üzerinde yarattığı, secular, (ne dine karşı ne dinden yana) tam bağımsız, çağdaş, ulusalcı ulus Devleti’ni yaratmakla yetinmemiştir. O Devletin Cumhuriyetine ve o Cum-huriyetin Misak-ı Milli sınırlarının kuşattığı toprağındaki ulus devletinin bütünlüğüne sahip çıkacak kurumları da yaratmıştır. Anadolu’da Türk halkı uluslaşarak ilk kez Cumhuriyetle tanışmıştır. Atatürkoloji Enstitüsü, O’nun emperyalizmi yenilgiye uğratmasını zafer (utku) olarak tanımlasa bile yeterli olamaz, emperyalizme karşı bir ülke-nin kendisini nasıl savunacağının da öğretisini vermiştir: Kendisini tam bağımsız yapan ekonomisiyle.

ATATÜRKOLOJİ ENSTİTÜSÜ

Öncelikle Atatürkoloji Enstitüsü, ilkin Atatürkoloji Derneği biçiminde kurulabilir. Türkiye Sorunları kitap dizisinin okuyucuları bir girişimciler kurulu oluştur-malıdırlar. Bu satırları yazan kişi böylesi girişimciler kurulunun oluşumuna katkı sağlamaya hazırdır:

1- Atatürkoloji Enstitüsüne kurucu üye olmak isteyen bireyler bu dileklerini yazılı ya da Türkiye Sorunları kitap dizisinin ilk sayfasındaki e-mail adresine bildirmelidirler. Kitap dizisinin bu sayısının amacı, okuyucuların istem ve önerileri doğrultusunda Atatürkoloji Enstitüsü’nün kurul-masını sağlamaktır…(e-posta:alinejat@olcen.net)
2-Kurucular Kurulu ilk toplantısında belirli sayıda kişiden oluşan bir yönetim kurulunu oluşturacak ve Dernekler yasasına göre de bir denetim kurulunu seçecektir.
3-Yönetim Kurulunun işlevi şöyle tanımlanabilir: İlk planda Mustafa Kemal Atatürk’ile ilgili yerli ve yabancı ülkelerde yayımlanan bilgi, kitap türü belgeleri sağlamayı görev almalıdır. Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili araş-tırmalar yaparak O’nu Atatürkoloji Enstitüsünde örgütsel yapıya kavuşturmak gerekecektir.
4-Ayrıca Atatürkoloji Enstitüsü Mustafa Kemal Ata-türk’ün yarattığı Cumhuriyeti, laiklik ilkesinin kaynağı olan Secular (ne dine karşı ne dinden yana) devlet yapısını korumanın tüm gereklerini yerine getirecek yazılı, sözlü ve eylemsel etkinlikleri gerçekleştirecek ayrıca dergi gibi bir yayın organı da oluşturacaktır.
5-Gençlerimize Mustafa Kemal Atatürk’ün Secular Devletinin özellikleri anlatılmalı ve Osmanlıcılık akımının iç çelişkilerine ve Cumhuriyeti yadsıyan eylem ve karar-larına karşı tarihsel gerçekleri temel alan bilimsel yanıtlar hazırlanacaktır. Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Devrimlerini yadsıma ihanetini üstlenenlere gerici, bağnaz kadrolara gerçeklerin özü (anlayabildikleri dilde) anlatılacaktır.
6-Büyük Millet Meclisi’ni oluşturduğunun ikinci günü o Meclisin ilk gizli celsesinde Gazi Mustafa Kemal (24.4.1920) halkımızı şöyle nitelemişti:

Pek güzel bilirsiniz ki (halkımız) İstanbul’un işga-linden ihtimal haberdar değildir ve böyle bir işgal keyfiyetini işitmişse de mazurdur…İşte bu kadar gaflet içerisinde bulunan halkımıza her şey suhuletle ser-pilebilir. Maahaza pek nazik bulunduğu için her şeye karşı en büyük ehemmiyeti atfetmek ve her şeye karşı en katki ve ciddi tedabiri tatbik etmek gerekebilir.

Gaflet içindeki halkımıza Gazi Mustafa Kemal, size ölümü emrediyorum diyebilmiş halkımız da güvendiği kişinin komutasında zafere imza atabilmiştir.
7-O halde Atatürkoloji Enstitüsü’nün bir önemli görevi siyasette söz sahibi güvenilir kişileri yetiştirmek olacaktır ve Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü sonrasında siyasette sözüne ve ilkelerine güvenilir kişi yetişeme-miştir. Türkiye bugün bunun sıkıntılarını yaşamaktadır.
8-Ülkemizde geriçi ve Cumhuriyet karşıtı iktidarların toplumumuzu ulusal bilinçten uzaklaştırarak onu kabile toplumuna dönüştürmenin en olumsuz koşullarını yaşa-makta olduğumuz yadsınamaz. Ulusal bilinçten uzaklaşa-rak 15 Temmuz günü bayrağımızı eline alan yığınlar, As-keri Okull’ların kapatılmasını, Genel Kurmay’ın Cum-hurbaşkanına bağlanmasını ve Ordumuzun Kara-Hava-Deniz güçlerinin eşgüdümlü yapısını bozarak, Millî Savunma Bakanlığına bağlanmasını alkışlamıştır.
9-Atatürkoloji Enstitüsü, halkımızın kabileleşme kültürü yerine ulusal bilince sahip çıkmasını sağlayan eğitsel önlemleri de alacak ve bunun savaşımını üstlenecektir.
10-Atatürkoloji Enstitüsü, Anadolu’da ilk kez kurulan Cumhuriyet Devleti’nin Misak-ı Millî sınırları içindeki toprağı ile tam bağımsızlığın bilincini ve kültürünü, kurum ve kuruluşlarıyla birlikte yeniden yaratmayı ve savunmayı görev kabul edecektir. Ve de
11.
Mustafa Kemal karşıtlığı ardniyet ürünü ise onları nankör ve hain olarak itibasızlaştırmayı görev bileceğiz..

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail