Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 114 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır

SOKRATES"LE DEVLET TUTARLILIGI KONUSUNDA SOYLESI
SOKRATES İLE DEVLET TUTARLILIĞI ÜZERİNE SÖYLEŞİ Ali Nejat Olcen -Sokrates Araf’ta huzuruna çıkarak zihnimizi kurcalayan bir soruya en gerçekçi yanıtı senden alacağımızı bili-yoruz. Toplumu her yönüyle yöneten bir devlet, acaba nasıl tutarlı ve uzakları görebilen bir yapı oluşturabilir. Son yılların devletinde bu özelliklerin hiç birisini ülkemizde göremiyoruz. Devleti yönetme savıyla iktidara gelenlerin hiç birisinde son 50 yıl içinde demokrasiye, insan haklarının dokunulmazlığına , komşu ülkelerde sorunsuz ilişkiler içinde olmaya, adalette hukuku korumaya ve toplumu ikilemli yapada birbirine hasım kaplara ayırmaksızın barış içinde yaşatmaya çözüm gösterildiğine tanık olamadık. Şu son yıllar içinde devletimiz aşiret mantığıyla yönetilmeye başlanıldı. Acaba demokrasi kültürünün ülkemizde yeterince yerleşip gelişmemiş olmasının sonucmudur bunlar? Sokratres: Sorunuzun içinde yanıtı da açıkladınız. Demokrasi-nin kendine özgü kültürünü özümsemeden onu dışalım malı olarak üstlendiniz. Aslında Osmanlı devletinin 1850’li yıllardaki Mecelle hukukunu bile 2000’li yıllarda koruyamadınız. Mecelle’deki hukuk yapısını özellikle bu son yıl içinde yok ettiniz. Oysa o hukuku sizlerin özlemini duyduğunuz demokrasinin alt yapısını oluşturacaktı. Belki ayırtında değilsiniz acaba sizlere kısaca Mecelle hukukundan söz edebilir miyim. -Sayın Sokrates, utanarak dinlememize iznini rica ediyoruz. Ülkemizde Mecelle’deki hak ve adalet kav-ramları, Hukuk Fakültelerinde yeterince öğretiliyor mu, bilemiyoruz. Acaba hangi devlet ve siyaset adamı, Mecelle’deki yargıç tanımının nasıl betimlendiğini merak edip öğrendi mi? Bilemiyoruz. Acaba yüksek yargı organlarımız Mecelle’nin nasıl bir hukuksal bütünlük yarattığının ayırtında mı? Ülkemizde yüksek tirajlı bir gazetenin baş yazarı “Mecelle’yi ahmaklık” olarak niteleyip makale yazabiliyorsa, hukukun hukuk olmasını nasıl sağlayabiliriz. Sokrates: Evet Osmanlı Devletinde hukuk hükümdarınsözleri ve kararlarından kaynaklanıyor ve her mezhebin kendisi-ne özgü birbiriyle çelişen hukuku vardı. Mecelle bu karmaşayı ortadan kaldırdı. Ve öylelikle Mecelle hukuku devlet adamlarının yetişmesini sağlamıştır. Osmanlı devletinde Mecelle kavram olarak, hukuksal devriminin adıdır. Ve eğer o hukukun ilkelerine siyasal iktidarlar 1950 sonrasında sahip çıkabilseydi, sizler Batı çağının üstünde gerçek demokrasiyi yaratabilirdiniz. Son 50 yılınızın siyasal iktidarları, sizleri Batının buyruğu içine sokan iktidar-lar olmaktan uzaklaşamadılar. Ekonominiz,kendini savunmanız, doğal kaynaklarını-zı yabanci firmaları teknikleriyle işlemeniz sürdüğü sürece ne demokrasiden, ne hukuktan, ne tam bağım-sız ekonomi ve kamusal yönetimden söz edebilir-misiniz. Ülkenizin doğal kaynakları ve insan gücü varlığınız ve o varlığın çağcıl eğitimle tanışmasını engellediğiniz sürece öylesi iktidarlar devletinizin ulusunuzla birlikte tarihten silinmesine hizmet etmiş olacaklardır. -Duyduklarımıza inanamıyoruz Sokrates. Sanki yurtsever yurttaşımız gibi konuşmaktasınız. Ve düşüyoruz ki, size benzeyenine sahip olamadığımızın üzüntüsünü şimdi yaşamaya başladık. Sokrates: Böyle düşünmemelisiniz. Araf’ta bu soruları soran kişileri yetiştiren bir toplumun üyeleri olduğunuzu unutmayınız. Bakınız Mecelle’den söz ettiğimde gözlerinizdeki ışıltı aslında sizilerin bir gün ülkeyi yeniden yaratacağınızın kanıtıydı. Sizler gibi düşünenleri soru soran yanıt arayan bireylerle bir araya getirerek örgütlenmelisiniz. Öyle sanıyorum ki, sizler bir araya gelme kültürüne ve örgütlenme gereksinimine de yabancı kalmışsınız. Kanımca Mecelle’ de, bir tanığın güvenilir olmasına ilişkin hangi makamlara sorular sorulması ve o soruların sonucunda o tanığın güvenilir olduğu anlaşıldığında sözlerinin geçerli olması koşulu şimdi sizlerin hukukuna var mı? Yok. O koşulların, sizlerin hukukunda yer almasını sağlamalısınız ve temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunan yasaların tümünü iptal edilmesinin savaşını vermelisiniz. Bu hukuksal koşullar toplumun dürüstlüğünün de kaynağıdır,bunu böyle bilmelisiniz. -Teşekkür ediyoruz Sokrates. Ülkemize dönünce bu söylediklerinizi gerçekleştirecek örgütlenmeyi yaratacağız .Çünkü yalancı tanık, imzasız ve kanıtsız yazı ve sözler, bilgisayarlara kimin yapıştırdığı bilinmeyen düzmece metinler suç kanıtı olmamalıdır. Faşizmin hukukunu yaratan hükümlerin bir envanteri, hazırlanmalı ve siyasal partiler iktidara karşı bunun savaşımını vermelidirler. Bu hüküm şimdiki yasalarımızda da geçerli olabilmeli. Örneğin, Mecelle’nin 1796 ıncı maddesinde belirtildiği gibi “hakim iki hasımdan hiç birisinin hediyesini kabul etmemeli. Oysa ülkemizde Yüksek Yargı Organının yargıçları 6-7 yıl önce görkemli bir otelide ücret öde-meden kalabilmişlerdi! Mecelle’nin 1795’sayılı maddesi şimdiki hukukumuzda da geçerli geçereli olabilmeli: “Hakim, meclis-i muhâkemede alış veriş ve mültafe (övgü) gibi muhâbet-i meclisi izale edecek ef’al ve harekâttan ictinab etmelidir. Böylesi yargıçlar yetiştirmeliyiz.
 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail