Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 114 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır

LAUSANNE SÖZLEŞMESİ YUTTURMA MI?
LAUSANNE SÖZLEŞMESİ YUTTURMA MI? Ali Nejat Ölçen Kanada’da yayımlan Encyclopedia International’in 10’ncı cildinde 405’inci sayfasında acaba Lausanne konferansı için Türkiye’ye yutturulmuş mu diyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Devletinde Cumhurbaşkanı seçilen R.T.Erdoğan’a Lausanne’nin Türkiye’ye yutturulduğunu kim söylemiş olabilir. O da irdelemeden, gerçeklerin ne olduğunu anlamadan daha göklere çıkardığı Lausanne için şimdi nasıl olduda bizlere yutturuldu diyebildi. Bir yabancı yayın organı Encyclopedia bakınız Lausanne’yi nasıl niteliyor: Lausanne Conference tüm müttefiklerin,Sovyetler Birliği ve Türkiye’nin katılımıyla İsviçre’nin Lausanne kentinde 1922-1923’de Sevres (1920) Antlaşmasının değişimi için toplandı, deniyor ve devam ediyor: The harsh terms imposed on Turkey by that treaty had provoked a nationalist revival, led by Mustafa Kemal (Ataturk). In 1922,after defeating a Greek force that had penetrated deep inside their country, the victorious Turks could ask for a revision of the treaty. The resulting conference produce important advantages for Turkey. It regained sovereignty over the straits of Bosporus and Dardanelles, which were demilitarized and opened to international traffic with certain limitation pertaining to military wessels. Some territorial adjustments, mainly the return of eastern Thrace and Smyrna (now Izmir) to Turkey, were effected. The humiliating capitulation, entitling foreiners to extraterritorial privileges, were abolished. No war reparation were to be paid, and Turkey was practically freed from foreign economic controll. Finally,a separate agreenent providing for compulsory massive population Exchange between Greece and Turkey, was concluded and,later, successfully implemented. (Sergio Barzanti, Fairleigh Dickinson University) Canada yayınlanan Uluslararası Ansiklopedide Cumhurbaşkanı seçilen R.T.Erdoğan gibi Laussanse anlaşmasını yutturmaca deyimiyle küçümsemek bir yana Türkiye için ne tür avantajlar sağladığını açıklıyor. Metnin Türkçeye çevirisini aşağıya aktarıyoruz: Lausanne Konferansında,tüm müttefiklerile Sovyetler Birliğ ve Türkiye 1922-23’de İsviçre’nin Lausanne kentinde Sevre Andlaşmasının revizyonu için bir araya geldiler. Mustafa Kemal (Atatürk) ün Türkiyede ulusalcılığı acımasızca sabote edildi. 1922’de Yunan Güçlerinin yenilgisi kendi ülkesini etkilemesine karşın Türklerin zaferi Antlaşmanın revise edilmesi konusunda yoğunlaştı ve Türkiye için önemli avantajlar sağladı. Boğaziçi ve Çanakkale boğazlarının uluslararası trafiğe açılması, militarize edilmemesi ve askeri gemilere kapalı turulması, İzmir ve doğu Trakya’nın Türkiye’ye ait olması gibi kararlar alındı. Kapitülasyonların giderilmesi, yabancıların toprak satınalabimelerinin yok sayılması veTürkiye’nin yabancı ekonomik denetimden bağımsızlaşmasına riayet edilmesi Yunanistan ile Türkiye arasında kitlesel nüfus mübadelesine karar verildi. Bir yabancı yayın organının Lausanne sözleşmesinin Türkiye’ye sağladğı bu olanakları görmezliğe gelerek Cumhur Başkanı olan kişi nasıl olur da Lozan bize yutturuldu diyebilir! Aslında, secular (ne dinden yana ne dine karşı) ulusalcı ulus Devleti ve o Devletin Cumhuriyetini egemenliği altına almayı TMBB’de oy çokluğuyla sağlamayı amaç alan Recep Tayyip Erdoğan’ acaba merak edip TBMM’nin gizli celselerinde Dışişleri Bakanı İsmet İnönü’nün Lausanne’yi nasıl anlattığını okudu mu? Okumadan konuyu incelemeden Lozan yutturul’du diyecek kadar kasıt ve yanılgı içindeyken Türkiye’nin yapısını kendine göre nasıl değiştirecek! İsmet İnönü Lausanne’deki konuların üç aşamada ele alındığını açıklamakla konuşmasına başlamıştı (21.2.1338-1922): 1’nci.grup: Arazi messeleleri, 2’nci grup malî ve iktisadi konular ve 3’ncü grup kapitülasyonlar konusu. Bir burada sadece arazi konusuna değineceğiz çünkğ en tartışmalı sorunlar bubgrupta gündeme taşımıştır. Bu konuda Lausanne Konferasının Türkiye ‘yi temsil eden Dış İşleri Bakanı İsmet İnönü arazi ve hudutla konusunda Meclise şu bilgileri sunmuştu: Bidayetten itibaren bu üç büyük grupun masaisi esnasında bir çok mesele müttefiklerle hali itilafta bulunduk.(anlaşmazlık içinde bulunduk) Mesela arazi mesailinde hudutlarımızdan biz Garbî Trakya’da reyiam tatbik olunacağını 1913 hududu ve Meriç’in Garbi olmasını bidayetten itibaren izah ettik. Bir çok delail ve efkârı umumiyekarşısında bilcümle hüccetlerden bilistifade bu noktai nazrı muhafaza ettik. Müttefikler gerek delile ve gerek mantıka istinad ederek ve doğrudan doğruya bir takım siyasî delail serdederek noktai nazarlarını muhafaza ettiler. Hudut bugünkü huduttur.Çünki Yunanlular Meriç’in garbını ve elyevn tahtı işgal ve idaresinde bulunan yerlerin bir kısmını istiyorlardı. Diğer bir kısmını reyiâme havale ediyorlardı. Reyiâm demek, ahalinin doğrudan doğruya bize karşı iltihakı ilan etmesi demektir ve bu tarzda tekâkki ettiler. Bu Garbî Trakya’da Yunanlıların elindeki toprağı almak demekti. Onlar yine mukavemet ettiler. Yunanlılara yeniden fedakârlık tahmil ettirmemek için, İngilizler bunu şiddetle teviç ediyorlardı…Onun için garb^. Trakya’da bizim Trakya hududumuzda müteferr,nmesailde gerek İngilizler ve Yunanlılar ve antant doğrudan doğruya alâkadar olarak İtalyanlar,Fransızlar müttefiklerrine iltihak etmek zaruretini ileri sürerek müttehit bir cephe halinde bulundular ve bizi bu talebimizden vaz geçirmek için israr ettiler. Bu noktai nazarımızı muhafaza ettik ve mesele haledilmeyecek öylece muallâk olarak kalmıştır. …. Mesaili arziyede düşündüklerimizi Heyeti Celileye söylemek isterim.Mesaili arziye metalibimizdeötedenberi şiddetle israr ettiğimiz garphududunda 1913 hudududur. Yapacağımız teklife Meriç garbındaki araziyi 1913 hududundan başladık. Yalnız Karaağaç’la dahiiktifa ettik ve israr ettik.,mümkün olmadı. Şimdi biz yapacağımız teklifte Meriç garbındaki araziden feragat edelim. Bu noktai nazara tekarrüp edelim mi, düşünüyoruz. Biliyorsunuzki Karaağaç istasyonunu ve Meriç garbındaki arazinin bizim için ehemmiyeti,kıymeti vardır. Onları dermeyan etmişiz ve bütün dünyaya karşı neşretmişiz: Bununla beraber bu talebimiz misakı millinin ahkâm sarıhasından değildir. Bu talebimiz menafi millîmiz noktai nazarından israrla istemekle beraber, misakı millî noktai nazarından bir mecburiyeti katiye altında bulunuyoruz. Bununla nazarı dikkatinizi celb etmek istiyoruz. Şarkta Musul vilâyeti için, Musul vilâyetinin hallini ve Türkiye’nin ile Irak. olarak hudunun,yani Musul vilâyetinin tâlik ettik. Bir sene zarfında İngiltere ile hal edilecektir. Mutabakar hasıl olmazsa Cemiyeti Akvama müracaat edilecektir tarzında bir şekil (Gürültüler) ile müttefklerin noktai nazarına yaklaşmak istiyoruz. Şark ve Garp hududü için düşündüğümüz bunlardan ibarettir. Dışişleri Bakanı İsmet İnönü bu konuşmasını şu tümceylerle sonuçluyor: Şimdi Heyeti Celile mesaili araziyede bu noktaları ve bu esasları istisna ederek diğer mesailde hayatımız telafi edecek bir hattı hareketi tasvip ederse,buna devam edeceğiz.Mesele bundan ibarettir. Mesaili arziyede, bilfiil işgal etmediğimiz bir yeriişgal etmek, %99 silahla oraya girmeye mütevekkiftir. Bu her memlekette ve bizm memleketimizn arihinde de baştan aşağı öyle olmuştur. R.T.Erdoğan Cumhurbaşkanı olarak “Lozan bize yutturuldu” derken acaba düşündü mü Dışişleri Bakanı ve Lasuanne’deki görüşmelerin başkanı İsmet İnönü istediğimiz yerleri vermezlerse %90 oranında silah kullanmamıza Büyük Millet Meclisi (Heyeti Celile) yani savaş ilanına karar verdi mi. Hayır veremedi. Lausanneyi bize yani R.T.Erdoğan’a Millet Meclisinin Heyeti Celileri mi yutturdu? Bunu düşünmesi gerekmez mi!
 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail