Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 115 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


DAR KAPIDAN GEÇİNİZ Ali Nejat Ölçen Adları Güneş Ecer ve Zubeyr olan bu iki kişi aslında Mustafa Kemal Atatürk’e karşı saygısız olmakla birlikte İslam dininin kutsa kitabı Kur’an’da saygısızlar. Birlik ve beraberlik öneren Ayetlerinin tümüne karşı çıkıyor AKP’nin ilk Başbakanı R.T.Erdoğan gibi yüreklerindeki kini sürdürüyorlar. Bu yazının içeriğinde bunun kanıtlarını bulacaksınız. Önce bir Batılı gencin öyküsünü sizlere sunmam gerekecek. Bu yazının başlığını İncil’de Matta Bap 7’deki ayetten aldım. Arayın bulacaksınız, kapıyı çalın size açılacaktır, çünkü her dileyen alır arayan bulur; dar kapıdan geçin. Çünkü felakete götüren kapı geniştir ve oradan gidenler çoktur. Batı adamını İslam dünyasındaki adamdan ayıran bu Bap 7’deki ilkedir. 1985 yılında Niksar’ın Çamiçi yaylasında dar kapıdan geçerek Türkiye’ye gelen ve Niksar’dan 40 km. kuzeyde Akkuş ilçesine gitmek isteyen bir Alman üniversite öğrencisiyle karşılaşmıştım. Daha doğrusu, Kör Mıstık” olarak anılan kişi, o genç Alman öğrencinin neler söylediğini anlamam için benim yardımcı olmamı istemişti. Oto stop’la geldiğini söylüyordu Alman öğrenci. 20 yaşların-daydı. Niçin gelmişti? Akkuş’ta ne yapacaktı, nasıl gidebilirdi oraya? Sırt çantası başının üzerini aşmış ve kalın deri kemere asılı tahta kutunun içinde mikroskop taşıdığını öğrenmiştim.. Ayrıca açılır kapanır kazma ve kürek aslıydı deri kemerinin sağ yanında. Kaç bin km. uzaktan gelmişti Niksar’ın Çamiçi yaylasına. Ne yapacaktı Akkuşta? Cebinden çıkardığı not defterinde bir bitkinin el ile çizdiği resmini göstererek yanıt verdi: -Hocamız bu bitkinin vatanının Akkuş olduğunu söyledi. Tezimi Akkuşta bu bitki üzerinde hazırlaya-cağım. O bitkinin vatanının Akkuş olduğunu 20 yaşındaki o Alman Üniversite öğrencisinden öğrenmiştim. Çünkü İncil’de yazılı dar kapıdan geçerek gelmişti o genç adam… İslam’ın önderi Hz.Muhammet’in ölümünden 100 yıl sonra oluşan Mutezile akımına göre İslam’ın kutsal kitabının Tanrı kelamı olmayıp Hadis olduğu varsayımı devam edebileydi, o yıllarda İslam’da bilimin ışınlarını söner miydi? İslam dünyası bugün emperyalizmin güdümünde emperyalizmin silahlarıyla birbirlerini gaddarca, acımızca öldürmeyi sürdü-ürler miydi? Batı ‘dakiler dünya yaşamını ciddiye alarak dar kapı dan geçtikleri için mi, buhar makinesini, motoru, elektriği, dinamoyu, otomobili, fotograf makinesini, uçağı, treni, telefonu, televizyonu, bilgisayarı, interneti, elektronik postayı, kök hücreyi, organ naklini, canlıyı klonlamayı, keşfetti. Ve şimdi İslam dünyası onların keşfettikleri silahlarla acımasızca birbirlerini öldürüyorlar. Birileri çıkıp ta bu yaptığınız İslam’ı inkârdır. Bu yaptığınız İslam’a ihanettir. Bu yaptığınız cinayettir, vahşettir, kötülüktür, alçaklıktır demeyecek mi? O halde ben diyorum: Dindar geçinen kindar yobazlar, Maide Suresinin 8.Ayetine niçin riayet etmiyor o Ayete saygı duymuyorsunuz: Bir topluluğa duyduğunuz kin sizleri neden adaletten saptırıyor?. Ve ey dindar geçinen kindar yobazlar,, Bakara Suresinin 272.Ayetine neden saygı göstermiyor o Ayete uygun davranmıyorsunuz. Resul için onları yola getirmek senin üzerine borç değildir, çünkü, Bakara Suresinin 107.Ayetine göre. Allah dileseydi onlar müşrik olmazlardı. Tanrı seni onların üzerine gözcü yapmadı, sen onlara vekil değilsin. Ayet böyle buyuruyor ve sen o Ayete karşı çıkıyorsun. Yalan söylüyorsun, haksızlık ediyorsun, çalıyor, adam öldürüyor, soykırım uyguluyorsun İslam’ın barış, sevgi ve saygı dini olduğunu ne zaman anlayacak bir hiç uğruna emperyalizmin silahlarıyla birbirinizin katili olduğunuzu ne zaman önleyeceksiniz? Ey dindar geçinen kindar yobazlar, Bakara Suresinin 263.Ayetine de saygı duymuyorsunuz. Çünkü o güzelim Ayet Bir tatlı dil, bir bağışlama, eziyet olan bir sadakadan daha hayırlı olduğunu buyuruyor. Sende bağışlama yeteneği de oluşmamış. Nasıl dindar olabilirsin sen ey kindar yobaz? Hicr Suresinin 85.Ayetine de karşı çıkıyor, kimseye hoş görüyle muamele etmiyorsun. Bakara Suresinin 256.Ayetine göre dinde zorlama olmadığını da dikkate almıyorsun. Birbirinizi öldürdüğünüz silahları elinize aldığınızda o mendebur kana bulanmış elinizi uzatarak dua etmekten ne zaman utanç duyacaksınız. Namaz kılmak için kana bulaşan elinizi yıkayarak temizleneceğini mi sanıyorsunuz? Emperyalizmin silahlarıyla kendinizi gazâ’da sanarak birbirinizi kan içinde Âhiret’e göndermekten utanç duymuyorsunuz. Sizler Âhireti de kana bulmaktasınız. Emperyalizmin elinize tutuşturduğu silahlarla birbirinizi öldürürken ey mel’ûnlar, vicdanınızda üzüntü, keder, acı duymadığınıza göre soruyorum, ne zaman insan olacaksınız?
 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail