Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 116 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SOKRATES İLE KANILAR ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Ali Nejat Ölçen

- Sokrates zihnimizi kurcalayan soru şu: Kanılar ile gerçekler arasındaki farkı bilmeksizin devlet yönetmek acaba olası mıdır? Kanıların gerçek olabilmesi nasıl mümkün olabilir? Aramızdaki tartışmada bu soruna çözüm bulamadık. Şimdi huzurunuzdayız, aradaki farkı anlatabilir misin? Sokrates:

Bir kanının geçek olup olmadığını anlamak için o kanının nasıl oluştuğunu ve ne tür kaynaktan geldiğini bilmek gerekir. Acaba doğada o kanının kaynağı var mı ya da zihnin ürünü mü?

-Ya da bir belli amaç için mi o kanı yaratılıyor ve gerçeklerle belki de hiç ilintisi söz konusu olmayabiliyor.

Sokrates:

Sizler zihnin araç olarak kullanıldığını ve sanal bir kanı yaratılarak kişi ve de kişilerin olumsuz etkilenmesinden mi söz ediyorsunuz. Eğer bu sorunun bir anlamı varsa o zaman üretilen kanının kimilerini olumsuz etkilemek için yoktan var edildiğini düşünebiliriz. Kanımca kanı, belli bir amaç için türetiliyor ve ona gerçekmiş gibi bir nitelik eklenmek isteniyor da diyebiliriz. Aslında zihni böylesi bir amaç için kullanmanın insan onuruyla barışır yanı olamaz. Kanımca kanıların kanıtlanmadan araç olarak kullanılması, toplumda düşünce ve düşüncenin özgürlüğü-nü yok ediyordur.

-Özgür düşüncenin yok edildiği bir toplum nasıl gelişir bilemiyoruz. Düşüncenin özgürlüğü bilimin doğup gelişmesini sağlar. Bilim olmadıkça gelişme de söz konusu olamaz. Bir toplum ancak bilimi yaratabilir ve bilim için düşün özgürlüğü insanın yeteneğine dönüşürse ve hiç kimsenin buna karışmaya hakkı olamazsa o toplumda; demokrasi de var olacak demektir.

Sokrates:

Benim düşüncelerimdeki özü tanımladınız. Kanıların sorgulanması doğruyu ve gerçeği yansıttığının belirtilmesi kişinin doğal ve dokunulamaz hakkı olduğu sürece o toplum yalınız gelişmekle kalmaz, kendi geleceğini de kendisinin seçmesi hakkı doğar. O halde kanıların kanıtlanabilmesi gücünü kabul eden toplumlar başka toplumların yönetimi altına da girmezler.

-Acaba bu düşünce özgürlüğü ve de kanıların kanıt-lanması toplumun tam bağımsız olmasını mı sağlar diyorsunuz.

Sokrates:

Bu sözümle sadece tam bağımsızlığı betimlemiş olmuyorum. Birlikte yaşamak, kişilerin onurlu ve değerli olmasının da temel koşuludur. İnsanın kendine güvenmesi, kendisini düşünceleriyle özgürce yaşadığının bilincinde olmasını da sağlar. Bu nitelik toplumda karşılıklı saygıyı, amaç ve görev birliğinin de gelişmesine neden olur. Kanılarını sorgulayan onun gerçekle çelişkisini yakalayan toplumun hukuku da insandan yana gelişir. Kanımca düşüncenin özgürlüğü ve özgürce düşünmenin yetisi, toplumun kendi içindeki eşitlik kavramında varlığını ortaya çıkarır. İnsanlar arası eşitliğin varlığı toplumun dayanışma ve bütünleşme yeteneğini de yaratır. Bu nitelik zaman sürecinde bilgiyi değil bilimi ortaya çıkaracaktır. Çünkü kanının çelişkisini düşünen birey bilgiye değil bilgiyi yaratan bilime kavuşur.

-Bu söylediklerinizden bilimin, bir toplumda dogmaların yok oluşunu yaratacaktır, diyebilir miyiz.

Sokrates:

Benim ulaşmaya çalıştığım sonucu sizlerden duymam, karara varmamı sağladı. Sizler dogmaları yadsıyan ve özgürlüğün zihinsel gereksinim olduğunu kabul eden kişiler grubunda yer aldığınızı öğrenmiş oldum. Bu söyleşi benimde zihinsel gelişmeme ışık tuttu diyebilirim.

-Asıl bizler size teşekkürlerimizi sunmamızla birlikte ülkemize dönünce, toplumumuzu yöneten kadrolara bizleri kanılarıyla yönetmeye hakları olmadığını yüzlerine karşı söyleyeceğiz. Teşekkürlerimizle Sokrates.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail