Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 117 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


MISIROĞLU’NUN YUNAN KÖKENLİ İHANETİNE YANIT

Ali Nejat Ölçen

Kafası fesli Kadir Mısıroğlu adında birisi, “Yunan galip gelseydi ne hilafet yıkılırdı, ne şeriat medreseler lağvedilirdi, ne de hocalar asılırdı” demiş. Yunan orduları ve Yunan devleti Anadolu’ya yerleştiğinde, Kadir Mısıroglu’nu, Greek Ethniki acaba sağ bırakır mıydı?

Cahilin teki bu Mısıroğlu adındaki kişi, aslında bilmiyor ki, 1859 yılında Mecelle kabul edilerek Şeriat düzenini tümüyle ortadan kaldırmıştır. Adam kafasında fes var, Osmanlı’nın yakın tarihini bile bilmiyor. Anlatalım:

1-Dr..Osman Öztürk tarafından yayımlanan MECELLE kitabının hazırlanışına başkanlık eden Ahmet Cevdet Paşa’nın Maruzat adlı kitabı okunmadıkça değeri anlaşılamaz. 29 Mart 1869 tarihli Esbab-ı Mucibe Mazbatası nda bakınız neler yazılı:

Fıkıh İlmi uçsuz bucaksız bir deniz olup,bir ummandan inci çıkarır gibi lazım olan meseleleri bulup çıkarmak, meseleyi hal edebilmek epeyce maharet ve melekeye bağlıdır. Bilhassa Hanefi mezhebi üzre muhtelif devirde pek çok müçtehitler gelip ek çok ihtilaf ortaya çıkarmış ve Hanefi fıkhı, Şafi fıkhı gibi işlemeyip pek geniş ve dağınık olmuştu.

Şimdi Şeriat hukuku kalmış olsaydı, Mısırlıoğlu acaba “fıkıh”larından hangisine baş vuracaktın sen?

MECELLE, Dr.Osman Öztürk’ün kitabında açıkladığı gibi bakınız ne diyor: Bunların halli için ecnebiler şer’î mahkemelerde davalarının görülmesine yanaşmadılar Yeni bir hukuk tedvini ve kanunlar vücuda getirilmesi için ecnebi devletlerin tazyiki son haddini bulmuştu. Öylelikle Fransız Medenî Kanunun’nu tercüme ve iktibas fikirleri taraf bulmaya başlamıştı.(S.12)

1-İslam hukukunun medenî kanunlar tarzında en geniş şekilde tertip ve tanzimi ancak Mecelle ile başlar. (s.32) Neden mi? Fıkhî meseleri ihata etmek ve derinliklerine vakıf olmak ise pek güçtür. Bir aralık Hanefi fıkhıyla alâkalı meseleleri bir araya getirilerek …gayret edilmiş ise de fıkhî, teferrat ve mezhebî ihtilaflar bütünüyle haledilememiştir. (s.35)

Mecelle 1859 tarihinde kabul edilerek şeriat hükümleri ve Padişah’ın iki dudağı arasından dökülen sözlerin yasal geçerliği kalmamış ve Osmanlı tarihinde ilk kez bir hukuk devrimi gerçekleşmişti. Tanzimat Fermanının bir önemli uygulamasıydı bu.

Çünkü Şeriat hükümlerinin geçerliliğini Osmanlı 1859’da MECELLE ile ortadan kaldırmıştı. Kafasında fes var ama Osmanlı Tarihini bilmiyor bu cılız kafalı adam.

2-Saltanat’ın kaldırılması Mustafa Kemal döneminde sadece O’nun buyruğuyla değil 53 Mebusun imzası ile Şeyh Safvet Efendinin yasa tasarıyla gerçekleşmiştir. 3 Mart 1924 günlü TBMM’deki görüşmelerde Urfa Milletvekili Şeyh Safvet efendi, hazırladığı ve Saltanatın kaldırılmasını öneren yasa gerekçesini şöyle savunmuştu: Türkiye Cumhuriyeti dahilinde, makamı hilafetin vücudu, Türkiye’yi dâhilinde ve hayatı maliyesinde müşarekât (ortaklık) kabul etmeyen Türkiye’nin zahiren (görünüşte) ve zımnen (dolaylı olarak) bile ikiliğe tahammülü yoktur. İmparatorluğun vasıtai inkirazı olan hanedanın hilafet kisvesi altında Türkiye’nin mevcudiyetine müessir olması tehlikesi mütehammiline (yüklenilen deneyimleri) ile katiyen sabit olmuştur.

TBMM’nin 3 Mart 1924 günlü Birleşimde görüşülen yasanın iki maddesi oy birliğiyle kabul edilerek hilafet kaldırılmış ve Saltanat üyelerinin yurt dışına sürgün edilmesine karar verilmiştir. Halife İngiliz gemisine sığınarak ülkeden kaçmıştı. Zaten Cuma namazına ancak tutsak olduğu İngiliz Birliğinin himayesinde gidebilmekteydi. İngilizlere tutsak düşmüştü. Türkiye Büyük Millet Meclisinde hiçbir Halife ve Padişah “kahrolsun sözleriyle” lanetlenmemiştir.İngiliz savaş gemisine sığınarak kaçan Vahidettin dışında. 1881 Muharrem Kararnamesini Sultan Hamit imza ederek Osmamlı Maliyesini Düyunu Umumiye İdaresine devretmiş ve Osmanlı’nın Para Basma yetkisi elinden alınımıştı. Fransızları kurduğu Osmanlu Bankasının eline geçmiştir. Zatan Bonapart’ın Mısır’ı işgal etmesiyle Osmanlı Batı karşısında kendisinin ne denli geride kaldığını geçte olsa fark etmiş ve İlk kez hukukta MECELLE ile yenileşme eylemi başlamıştı. Mustafa Kemal Atatürk’ün yenilgiye uğrattığı düşmanlarımız bile, içimizdekiler kadar nankör ve hain değildirler.

3-Yunan Ordusu galip gelse Türk Ordusunu yenilgiye uğratsaydı ey Mısırlıoğlu acaba sen sağ kalır mıydın? Şimdi soruyorum : 1920-1950 arasında asılan hocaların adlarını verebilir misin? Kaç kişiydiler? Soruyorum: 1993’de Sivas Madımak otelinde yakılan 35 yurttaşımın adlarını biliyor musun? Kubilay adındaki genç Subayımızı kör testereyle başını kimler kesti? İstanbul’daki Kanlı Pazar olaylarını anımsadın mı? Şeyh Said olayını inceledin mi? Diyarbakır’ı işgal ettiklerinde Şarapla sarhoş olduklarında, bir manga asker ile nasıl tutuklandıklarını biliyor musun?

Ey Kadir Mısıroğlu,

Mustafa Kemal olmasaydı

Sen bugün ya hiçtin ya da piçtin.

Yunanlı’nın haçı boynunda

tutsak yatacaktı anasıyla bacısı,

yürekler acısı

kimbilir kimin koynunda.

Mustafa Kemal olmasaydı

İncil okuyacaktın Lise’de

nikâhın kıyılacaktı kilisede.

Saygı duymazsan Mustafa Kemal’e

Mısıroğlu adında nankör kefere

daha ağır gerçekler işitirsin

benden bir dahaki sefere .

Ali Nejat,19.10. 2016

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail