Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 119 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


Ali Nejat Ölçen

ATATÜRK'ÜN DEVLETİ'NE ÖZLEM

Mustafa Kemal Atatürk'ün gerçekleştirdiği devrimlerin iki temel özelliği var.· Birincil özelliği evrim içinde gerçek leştirilmiş olmasıdır. İkincil özelliği kendisine özgü kültürünü kurumlaştırmış olması. Bu iki özelliği bir araya getirebilmiş bir başka devrime uygarlık tarihi tanık olmamıştır.

Sovyetler Birliği, Çarlık Rusya'sının kültürünü yadsıdı fakat kendi ideolojilerinin kültürünü

yaratamadılar. O yüzden, 75 yılda yıkıma uğradı. Pushkin gibi bir şair ya da Dosteyevsky,

Turgeniyev, Nikolayevic Tolstoy, gibi romancı yaratamadılar. Ünlü öykücü Cengiz Aytmatov

ise onlardan değil, bizlerden biri. Bolshoy Theater ile övünemezler, Çarlık Rusyası'nındır o

ünlü sanatsal kurum. Sovyet Rusya, yaşlanan, çağın değişimine kapalı sosyalizmin kültürünü

yaratamadan kendi bürokrasisi tarafından yıkıma uğratıldı Oysa:

1-Ulusal Kültürün Doğuşu

Mustafa Kemal Atatürk, kendi öğretisinin kültürünü yarattığı içindirki, tüm karşı devrim

çabalarına rağmen, toplumu kucak layan kültürünü yok edemediler. O kültürünün kurumlarını

çökerttiler fakat, o çökeltinin içindeki kültürü, ulusun bağ rından söküp atamadılar.

Mısır'lı bir Tarihçi M.M.Şerif dilimize çevrilen "İslam Düşünce Tarihi" adlı kitabında şu

gerçeği dile getirmişti:

Devletler doğar ve ölürler, fakat kültürler farklı dalgaların karışmış sular gibi hiçbir zaman

organizmalar gibi doğup ölmezler. Eski Yunan, devlet olarak öldü, fakat ölümden sonra l)

üyük bir Yunan kültürü dünyaya yayıldı ve hala Avrupa kültürü'nün içinde bir unsur olarak

yaşamaktadır.

(Kaynak:M.M.Şerif,İslam Düşüncesi Tarihi,cilt 1;Türkçe baskının editörü: Mustafa

Armağan, İnsan Yayınları, İstan bul,1990,s.20)

Mustafa Kemal Atatürk, Osmanlının enkazı üzerinde çağdaş bir devleti kültürüyle birlikte yaratmıştır: Misak-ı Milli sınır larının sahibi ulusumuz, tarihini bilmeli, öğrenmeliydi. Türk Tarih Kurumu o nedenle kuruldu. Eğer Hammer olmasaydı bizler Osmanlı tarihini öğrenemeyecektik. Çünkü Osmanlı son 300 yıl kendi tarihini yaşamamış Batı'nın ona yaşattığı tarihin altında ezilerek dış borç yükü altında kendi kendisini yok oluşa sürüklemiştir.

Ulusumuzun Osmanlı'nın yasakladığı kendi öz dili Türkçe'yi öğrenmeliydi. Türk Dil Kurumu o

amaçla kuruldu.

Sadece Şeyhülislam'ın denetiminde Camide bir araya gele bilen ve başka mekanlarda bir araya

gelmesi yasaklanan ümmet, uluslaşmalı ve Halkevlerinde bir araya gelebilmeliydi. 19 Şubat

1932 günü "Halk Fırkası Genel Sekreteri" Recep Peker ile Dr.Reşit Galip'in yaptığı konuşmalar

kuruluş amacını açıklayan önemli belgelerdir. Genel Sekreter Recep Peker Halkevlerinin

kuruluş amacını o gün şöyle açıklamıştı:

Bu asırda millileşmek için, milletçe · kitleleşmek için, mektep tahsilinin yanlnda ve· ondan sonra mutlaka halk terbiyesi yapmak halkı bir arada ve birlikte çalıştırmak esasının kurulması lazımdır. Gençlik mütemadiyen yetişen ve yetiştiren bir çalışmanın içinde yaşatılmalıdır.

Bu konuşmasında önemli iki noktaya değinmekteydi: Ana dolu'muz insanı, birbiriyle ilişki kurabilmeli, ortak kültürünün ürünlerini geliştirmeliydi. Ümmetin uluslaşması ancak böyle sağlanabilecekti. Halkevlerinde bir araya gelen gençlerimiz yetişecekler ve kendilerinden sonra gelenleri de yetiştire ceklerdi.

Cumhuriyetimizin kuşattığı ulus, sanayileşebilirse ancak o zaman kendi yazgısının kendi emeği ile biçimleneceğini öğrenecekti. Sanayileşmedikçe, emperyalizme karşı kendisini savunamazdı. Kırsal alan gençleri sanayi ürünlerini, çi mentoyu., demir, cam, toprak, kum çakıl, kireç, harcı kullanabilmeli, beton ve makine ile tanışmalı ve bunlardan üç boyutlu bir yapıyı ortaya çıkarabilmeliydi. Köy Enstitüleri bu amaçla kuruldu. Öylelikle, kırsal alan gençleri kendi emeği ve o emekten doğan bilgi birikimiyle kendisinin gerçekleştirdiği Okul adını alan üç boyutlu yapıda, ud ile, keman ile flüt ile, resim ile tanışmalı bilgi ve beceri edinmeliydi. Kendi kişiliğinin kendisine ait olduğunu kavrayarak, doğacak olan sanayinin içinde yer alabilmeleri ya da sanayileşmeye öncü-lük edebilmeliydi. Köy Enstitüleri bu amaçla kuruldu. Kırsal alanının sanayi toplumuna dönüşümünü sağlayacaktı. Kısa ca özetlediğim bu dört kurum, Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimlerinin halkla birlikte halkın içinde doğmasını sağla yacak öncü .kuruluşlar oldular. Kırsal alanda sanayileşme kültürü böyle doğacak ve emperyalizme karşı Mustafa Kemal Atatürk'ün yarattığı ulusal bilinç kendisini korumanın araç larına böyle sahip çıkabilecekti. Bu dört temel kurum "Ulus Devlet" i yaratan öncü kuruluşlar oldu. Özetle:

- Türk Tarih Kurumunun öğretisiyle Tarihimizi tanıyacağız,

- Türk Dil Kurumunun bulgularıyla Türkçe düşünmeyi öğreneceğiz

- Halkevlerinde bir araya gelerek ortak ulusal kültürü yaratacağız

- Köy Enstitüleri'nde sanayi sektörünün araç gereç ve ürün leriyle tanışarak tarım

Nüfusunun sanayi toplumuna dönüşümüne öncülük edecek bilgi ve beceri ile donanımlı

kad roları yetiştireceğiz.

Mustafa Kemal'in 1923 yılında izmir'deki İktisat Kongresinin açılışında bir tümcesini o

güne kadar değil Osmanlı devletinde, Batı ülkelerinde de her hangi bir devlet ve siyaset

adamının söylediğine kimse tanık olmamıştır.

Bütün programlanmız iktisat programmdan çıkacaktır, demişti.

Kurduğu çağdaş devletin siyasal ve yönetsel programlarının iktisat programından nasıl

çıkmış olduğunu açıklayarak konuya girebiliriz:

a.Birinci aşama: Halkçılık Programı

Halkçılık Programı, TBMM'nin 18.11.1920 günlü b.irleşiminde görüşülmüştü. 3.maddesi:

Halkm iktisadi bilcümle şua batmda (dallarında) naili refah o/masmm istihsalini" koşul

görmüştü.

b .İkinci Aşama: Ekonomi-hukuk bütünselliği

Mustafa Kemal'in birinci aşamadaki "Halkçı Programı" ikinci aşamada 1930 yılında hazırlanan

"İktisadi Program''ı, hukuk ile ekonomi'nin bütünleşmesini sağlamayı amaçlamıştı. 3'cü

maddesinde bunu görmekteyiz:

Adalet, .devletin bütün hayat ve faaliyet şubelerinde olduğu kadar ve bilhassa iktisadi

hayat ve faaliyetin de temelidir. En iyi kanunlar ve adil hakimler, iktisadi teşebbüs ve

inkişafm başltca muhafızıve müşevviki (özendiricisi) olmalıdır.

Öylelikle, iktisat ile hukuk bütünleşecekti. İktisadın Hukuku oluşturuldu. Şimdiki

Türkiye'mizde hukuk ile iktisat nasıl bütünleşecek? İktisat ile Hukuk siyasallaşmamalı ve adil

gelir dağılımı, bölgesel gelir adaletsizliği iktisadi bütünleşmeyi ve gelişmeyi destekleyen hukuk

düzeni yok edilmemeliydi!. Aslında, "adalet mülkün temeli olmasının yanısıra, "mülkün (yani

devleti de) adaletin temel olması"nı koşul görüyordu Mustafa Kemal Atatürk.. En iyi yasalar ve

adil yargıçlar iktisadi girişimleri koruyacak ve özendirecekse, o devlet öylesi adaletin temeli

olacaktır elbet. Oysa Mustafa Kemal Atatürk'ün devleti şimdilerde adaletin temeli olmaktan

çıka rıldı, adaletsizliğin temeline dönüştürüldü. Hukuksuzluğun hukuku yaratıldı.

c.Üçüncü Aşama: Milli Tasarruf ve Planlı Sanayileşme

1930 İktisadi Programı, iktisadın nasıl bir iktisat olmasi gerektiğini de bakınız 64. maddede

nasıl betimliyor:

,Milli iktisadm (ilk kez milli iktisat deyimi kullanılıyor) her şubede tesis, tevsi ve inkişafı

için lazım olan sermayenin en bereketlisi millitasarruftur.

Raporun bu bölümünde milli tasarruftan (1950'1i yıllar sonrasında) nasıl ne amaçla

vazgeçildiği, dış kredilerin üretim dışı savurganca harcandığı, borcun borçla ödendiği ekonomiye dönüşümün

tarihsel sorumluluğu sağ kanatla yer alan gerici iktidarların omuzlarındadır. Mustafa

Kemal Atatürk'ün devrimleriyle:

1.Anadolu' muzdaki ümmet, ulusallaşmış millileşmişti.

2 .Emperyalizme karşı kendisini

savunacak bilgi, bilinç ve kültürle donatılmıştı.

3 . Tam bağımsızlığı sağlayacak sanayileşme sürecini yara tabilmişti.

4. Demokrasi kültürüyle ülkeye zarar veren siyasal partileri iktidardan uzaklaştırmanın

araçlarına sahip çıkacak güce ulaşmıştı.

Mustafa Kemal'in 1932 ve 1935 yıllarında hazırlanan sanayi planları Sovyet Rusya'da

bile bir örneğine rastlanmayan yatırım projelerine ilişkin "fizibilite raporları" ile

yürürlüğe girmiştir. O yatırımların tümü, ne kadar süre içinde kendisini ekonomiye geri

ödeyeceğinin hesaplarına dayalıdır. Türkiye'mizde henüz İktisat öğrenimi ve fakülteleri

yokken o hesaplar Sovyetler Birliği'nde bile örneği olmayan bilimsel yöntemlerle

hazırlandı ve uygulandı. Nesnel kurumlar:

1. Ülkenin doğal varlığını tanımak: Bu amaçla 25 Nisan 1926 günü 3517 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararı ile "Merkezi istatistik Teşkilatı"nı kuruldu. Osmanlı Devleti, ülkemize ne kadar

yağmur yağdığını, akarsularımızdan yılda kaç milyon metreküp su akıp gittiğini ve en düşük ya

da en yüksek ısının nasıl değişime uğradığını merak etmeyen, buna öğrenmeye gereksinim

duymayan devletti.

2.Yeni devletimiz, Etibank, Sümerbank'ı kurarak doğa var lığını tanımalı ve üretime nasıl

dönüştürüleceğini hesap lamalıydı.

3.İller Bankası'nı kurarak yerel yönetimlerin (yol, içme suyu gibi) alt yapı yatırımlarını milli tasarrufla finanse etmeliydi.

Bu üç temel kuruluş ancak genç kuşakların bilgi ve kültürüyle yaşayabilirdi.

Yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kendi. kültürünü yarat malıydı.

1. Ulus kendi tarihini bilmeliydi:Türk Tarih Kurumu kuruldu.

2. Ulus Osmanlı'nın yasakladığı Türkçe'yi ·öğrenmeliydi Türk Dil Kurumu bu amaçla kuruldu.

3. Gençler bir araya gelebilmeli, Anadolu kültürünü, sanatını folklorunu tanımalı, geliştirmeliydi. . Halkevleri bu amaçla kuruldu. Halkın okulu olmalıydılar.

4. Kırsal alan gençleri, sanayinin temel nesnelerini tanımalı, onu kullanmalı ve üç boyutlu

yapıya dönüştürürken okul denilen o yapı içinde öğrenim görmeliydi. Kırsal alanın feodal

yapıdan kurtularak sanayi toplumuna dönüşümü ancak böyle sağlanabilecekti. Köy Enstitüleri

bu amaçla kuruldu.

Ne yazık ki bu kurumlar ihanet çemberinde yok edildiler. Ve bu bütünsellik sayesinde:

1. Bütçe dış açık vermiyordu.

2. Enflasyon söz konusu değildi. Enflasyona yer vermeyen ekonomi yaratılmıştı. Yaratılan

ekonomi enflasyonun da çözümüydü.

3. Yatırımların finansmanı milli tasarrufla sağlandığı için, dış ticaret açığı söz konusu

olmuyor ve o sayede 1 ABD doları

1.20 TL'de değerini koruyordu. TL'olan milli paranın gücü, onuru ve uluslar arası

geçerliliği üst düzeydeydi, şimdiki gibi ayaklar altına düşmemişti. Yani ekonomi

emperyalizme karşı kendisini koruyabiliyordu. Kamu İktisadi Kuruluşları bu amaçla yaratıldı. (AKP iktidarı tarafından yok bahasına satıldılar).

Kemalist devrimler, teorisi, uygulaması kendi kültürü ve o kültürün kurumları yaratılarak evrim içinde gerçekleştirildi. Oysa Fransa'daki devrim, giyotinler işleyerek kral ve ailesi yok edilerek; Sovyet Rusya'da karşı çıkanlar Çar ailesi dahil yaşamlarını yitirerek gerçekleşebildi. Tarihin ilk insancıl devrimidir Mustafa Kemal'in yarattığı Cumhuriyet

Türkiyesi.

Çizelge 4-Ülkemizde Haşhaş Ekiminin Kimyasal Yapısı (%)

Haşhaş türü:........Morfin.........Kodein...........Tebain...........Papaverin

Türkiye............. 10.0-28.0....... 0.2-0.8...........0 .2-0.5...........0.5-1.0

Hindistan............ 4.6- 8.9........ 0.5-4.0............... -..................... -.....

Çin...................... 4.3-11.2....... 0.06-0.2........ 0.7-0.9........... 0.3-0.8

İran.................... 10.4-10.8....... 0.29.............. 0.57..................... -....

Yugoslavya........ 10.0-16.0....... 0.46................ -........................-....

Çizelgenin sonunda "Türkiye'de haşhaş bitkisindeki morfin miktarının diğer ülkeleri pek geride bıraktığı" yazılıdır.

Mustafa Kemal'in kurduğu yeni devletin esası iktisat programından çıkacaksa, önce doğa

varlığını tanımak ve sanayileşme sürecine adım atmak gerekeceğini belirtmiştik. O

nedenle, 1925-1927 döneminde Sovyet Rusya'dan tarım uzmanları davet edilerek

"Türkiye'nin Zirai Bünyesi", 860 sayfa tutarında bir yapıt ile ortaya çıkarıldı. örneğin,

1951 yılında kitap olarak basılarak dağıtımı sağlanan bu çalışmanın 557'nci sayfasında

haşhaş'ın morfin, kodein, tebain ve papaverin oranlarının ne düzeyde olduğunu aşağı da

çizelgede görmekteyiz:

Bu bilgiye şunun için değinmeye gereksinim duymaktayım: Çünkü alkoloid projesi, afyon

ekimini sağlık sektörüne katkıda bulunacak yatırım projesinin temel girdisi olmasını ön

görülmüştü. Mustafa Kemal Atatürk, yaşamını erken yitirip aramızdan ayrılmasaydı bu sanayi

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail