Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 42 - YAZAR : Dr.Hüseyin Pekin. Geri Tavsiye Et Yazdır


ÖDEME GÜCÜNÜ YİTİREN ARJANTİN

Kaynak: Tages Anzeiger,21.12.2001,Hans Moser
Çeviri:DR.Hüseyin Pekin

Bir zamanlar dünyanın varlıklı ülkelerinden biriydi Arjantin. 19 ncu yüzyılın başlarında, kişi başına ulusal geliri, Fransa, İspanya ve Japonya'nın da üzerindeydi. Pek çok Avrupalı, Arjantin'e göçmüş ve başarılı yeni bir yaşam biçimi yaratmıştı. O güzel günler artık gerilerde kaldı. Üç yıldan fazla süredir. Yaklaşık 230 milyar Frank (135 milyar ABD $) çok ağır borç dağının altında durmaktadır. Ülke, borçlanabilme yetisini yitirmiş olduğu için, Hükümet, borç taksitlerini ödeyebilmenin güçlüğü içindedir. İşsizlik oranı % 20'lere tırmandı ve 36 milyon Arjantinlinin % 40' açlık sınırında yaşamaktadır. Bunların çoğu, daha önce orta direk aileleriydi. Toplumsal iklim her geçen gün ciddi biçimde kötüleşmektedir.

Güney Amerika'nın ikinci büyük ülkesi, 1990'lı yılların başında büyük bir ekonomik sorunla karşılaştı. Domingo Cavallo, ekonomi bakanı olarak, Hükümete getirildi; hiperenflasyonu gidermeli ve ülkeyi büyüme sürecine taşımalıydı. Onun başarı reçetesi şuydu: Peso, bire bir dolara eşit olmalıdır.. Dolara bağımlılığın anlamı, Pesonun her hareketinin dolar rezerviyle önlenmesi demekti. Yabancı sermaye çekilip gitti, para miktarı azaldı ve ekonomik durgunluk ortaya çıktı. Peso 'nun değerinden yukarıda tutulması, Arjantin ürünlerinin rekabet edilebilirliğine zarar verdi Önemli ticaret ortağı olan Brezilya'nın 1999!da ki devalüasyonundan sonra, Arjantin'in yerli sanayii ciddi biçimde sıkıntıya uğradı.

Dolara bağımlılıkta hangi seçenekler söz konusuydu. Hafta-lardan beri, ekonomi çevreleri ve siyasetçiler bu seçenekleri tartıştılar. Bunlardan biri, ülke parası olan Peso'yu bırakmak , yerine doları ödeme aracı olarak kullanmak. Böyle bir düzenleme, kuşkusuz zararlı olacaktı, kur yüksek tutulursa. Keza Peso'nun küçük değerde tutuluşu da krizi doğrudan yumuşatıcı etkisi olmazdı Üstelik, dolarla borçlanan pek çok girişimci ve aileler zarara uğrardı.

Uzun bir süre geçmeden, ülkenin yeni bir kur rejimine geçmesi kaçılmaz görünüyor. " bütçe sorununu orta vadede çözmek için ekonominin büyümesi gerekir" diye yazmakadır, Econo-mist dergisi:" Ve bu anca ancak yeni bir kur rejimiyle olanaklıdır". Ne var ki, Arjantin, yolsuzluklardan arınır ve ekonomik reformları derinliğine ele alır, politik yenilenme gerçekleşirse, yeniden sağlığına kavuşabilir.

***

Hans Moser'in aynı gün aynı gazete yayımlanan bir başka yazısının başlığı da şöyleydi:Yolsuzluk Kemiğe Dayandı".

Ve o yazıda, Arajantin ile Türkiye'nin yolsuzluk konusun da aynı yazgıyı paylaştığı görülüyor.Yazının ara başlığı ise daha ilginç: İlk kez geçimi yerinde orta direk de protestolara katıldı.

İlk kez, diye yazıyor Hans Moser, Hükümet Sarayının bulunduğu Plaza de Mayo (Mayo meydanında) kadınlar, erkekler, emekliler ve öğrenciler, işçiler ve işverenler, meslek adamları ve işsizler bir araya geldiler. Göstericiler, ekonomik bunalıın siyasal temelden kaynaklandığında düşün birliği içindeydiler. Bir kez daha ortaya çıkmıştı ki, toplumda siyaset adamları en güvenilmez kişilerdir ve bu yalnızca geçmişteki yanlışlıklarından değil fakat kriz dönemlerinde kamu yararını çok az gözetmelerinden de kaynaklanmaktadır. (Türkiye'de olduğu gibi a.n.ö). Sokaktaki insanların çoğunun siyaset adamlarının hemen tümünün şeytan olduklarını düşünmeleri şaşırtıcı değildi. Biri "Yolsuzluk diz boyu bok herifler" diye bağırıyordu " Güzel yaşamı-mızı berbat eden katıksız hırsızlar, hergeleler".

Ve bir kadın, Arjantinli olmaktan utandığını söylüyordu: bağırarak:"bizleri sadece kendi çıkarını üşünenler tarafından yönetiliyoruz. Kusursuz İngilizce biliyorum ve İnformationöğrenimi gördüm fakat işsizim, dört çocuğumu nasıl besle-yeceğim"..

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail