Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 34 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


FAİLİ MEÇHUL CİNAYET:NÜKLEER SANTRAL

Ali Nejat Ölçen

Cinayetlerin sadece adam öldürmekle sınırlı olduğu sanılmamalı. Bugüne değin faili belirsiz kalan cinayetlerin yanı sıra,uzun erimli ve kansız cinayetlerin sessiz sedasız işlendiği bir ülkede yaşamaya başladığımızın pek çoğumuz belki de ayırdına varmamıştır. Bu tür cinayetlerin başında ekonomiyi bilerek ya da bilmeyerek kimi sektörlerde dar boğaz içine sürüklemek ve çözümü uluslar arası firmalarda aramak geliyor. Zaten,sömürge ekonomilerinde çözüm yolları yurt içinde değil,büyük ve tekelci uluslar arası sermayenin bürolarında aranır.

Ülkemizde uzun erimli cinayet işlenmesinin başında nükle-er santral olayı gelmektedir ki, bu yazıyı hazırladığımız sırada Türkiye'nin kapıları böylesi bir cinayetin işlenmesi için ardına kadar açılmıştır. Nükleer cinayetin odak noktası olarak seçilen Akkuyu,kamusal raporlara göre en uygun yer olarak seçilmiş.

Çünkü, en dik yamaçlı,en kayalıklı,tarıma elverişsiz ve (bu noktaya özellikle dikkat ediniz) deniz ulaşımının rahat olduğu ve hammadde ve atık taşınmasında kolaylık sağlanacağı yer imiş Akkuyu. Hiç kimse "ölümcül atıklar" nereye kolaylıkla taşınacaktır sorusunu sormuyor,pişmiş aşa soğuk su katmamak için.

Uranyum nereden ve hangi fiyattan sağlanacak ve nasıl taşınacak, 150 metre derine kurşun kasalar içinde gömülmesi gereken atıklar, belediyenin çöp kamyonlarıyla mı rıhtıma taşınacak ya daha kolay olacağı için,Akkuyu'nun dik kayalıklarından aşağıya mı atılacak?

Nükleer santral yapımına karar verilmesi için mi 15 yılı aşkın süredir enerji sektörüne yatırım yapmadınız diye de kimse sormuyor. Fakat biz soruyoruz.

Enerji üretimine elverişli en zengin linyit yatakları üzerinde bol güneş enerjisine sırtını dönen bir ülkede yaşayan devlet ve siyaset adamlarımız, umursamazlık içinde nükleer santral yapımına karar vererek büyük vebal altına girmektedir. Nükleer cinayet ile hizbullah'ın cinayetleri ara-sında sonuç bakımından fazla bir fark olduğunu sanmyoruz. Nükleer radrasyonun neden olacağı ölümcül olaylar, benzer acılar içinde gerçekleşeceği için.

Basında "nükleer santral zorunlu" dur biçiminde çıkan kimi makalerden biri de "Finansal Forum" gazetesinin 5 Mart 2000 günlü sayısında yayımlandı. O makalede " 8 milyar ton civarında kömür rezervlerimizin kalitesi oldukça düşüktür" denilmekte. Bu yanlış bilgiye aranızda sakın inanan olmasın. Çünkü sadece Afşin-Elbistan'ın görünür rezervi 8 milyar tondan fazladır ve bu sonuç 1967'de yapılan sondajlar sonucunda ortaya çıktığı içindir ki,yatırım programına alındı. Makaledeki önemli bir yanlışlık ta "düşük kaliteli kömür yataklarına sahip olduğumuzun" belirtilmesi . Termik santrallarda düşük kaliteli kömür kullanılır. O düşük kaliteli kömürden uçuşan küllerin ne denli yararlı ürünlerin ham maddesini içerdiğini kitap dizimizin 33.sayısında maden yüksek mühendisi Gök'ün 1959'da Etibank Genel Müdürlüğüne gönderdiği raporu yayımla-yarak ortaya koymuştuk.

Dünya Bankası, Nükleer santral yapımı için kredi vermemektedir. Dahası Almanya Enerji Komisyonu başkanı Hans-J. Fell, Alman firmalarından birine yapımın verilmesi durumunda destek olmayacaklarını belirtti (Cumhuriyet 9.3.2000). O bile,Türkiye için güneş enerjisini önemli bir seçenek olarak görüyor.

Nükleer santrallar ölümcül rizikolarına karşın,yapım bedeli en yüksek olan ve işletilmesi hüner isteyen kuruluşlardan biridir. Örneğin,termik santralların yapım maliyeti kw başına yaklaşık 1500 dolar iken bu değer nükleer santrallar için 8000 dolardır ve yapım süresi de normal koşullarda en az 10 yıl sürmektedir. İşletmesinde de görevlilerin çok üst düzeyde öğrenim görmüş olmaları gerekiyor. Bu koşullarda Türkiye kendisini dönüşü olmayan bir serüvene sürüklüyor. Nitekim Fell "dünya bir de Türkiye Çernobili yaşamak istemiyor" demiştir.

ABD'de ekonomik değeri olmayan nükleer santralların kapanmasına karar verilmiş ve yenilerinin yapımından vaz geçilmiştir. Hemen tüm ülkeler nükleer enerji tesislerini devreden çıkarmayı programa almıştır. Bunun en yakın örneğini Dr.Hüseyin Pekin'in gönderdiği Neue Züricher Zeitung'un 30 Kasım 1999 de yayımlanan bir makalenin Türkçeye çevirisinde bulacaksınız. Yazının başlığı ilginç: AB, Bulgaristan'ın nükleer santralları kapatma kararını alkışlıyor.

·

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail