Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 21 - YAZAR : Faruk Güçlü Geri Tavsiye Et Yazdır


VERFİ GELİRLERİ ARTIŞINDA
MUHASEBE MESLEĞİNİN ERGONOMİK AÇIDAN ROLÜ

Dr.Faruk Güçlü

Ergonomi disiplininin temel amacı, “insan-makina-iş-çevre uyumu”nu sağlamak olduğuna göre; vergi olayında üç ana unsur bulunmaktadır. Bunlar, Devlet-Muhasebeci ve mükelleftir. Bu üç ayrı unsur uyumlu bir biçimde işlevini yerine getirmelidir.

1989'da yürürlüğe giren 3568 sayılı yasa uyarınca, muhasebecilik yasal bir meslek halini almıştır. Devletle mükellef arasında yeralan muhasebe mesleği, devletin vergi gelirlerini sağlayan serbest meslek grubunu oluşturur.

Bu bağlamda muhasebeciler

1)Devletten;
a) Mesleklerine saygı duyulmasını,
b) Yasal kolaylıklar sağlanmasını,
c) Yetki ve sorumluluğun eşit oranda sağlanmasını,
d) Karşıt inceleme hakkı ve kolaylığı sağlanmasını istemektedir.


2)Mükelleften;

a) İşine saygı duymasını ve mesleki konulara müdahale etmemesini,
b) Hakedilen ücretin ödemesini,
c) Tüm alışverişlerin belgelemesini ve bunu süresi içinde intikal ettirmesini, beklemektedir.

Muhasebe hizmetinin bu açısından büyük önemi var. Ülke düzeyinde sayıları 50.000'i bulan ruhsatlı muhasebeci, devletin vergi gelirlerini sağlıklı bir biçimde tahsil ederken önemli bir işlev üstlenmişlerdir.

Bu bağlamda bilgisayar teknolojisinden yararlanmak muhasebe mesleği açısından kaçınılmaz bir zorunluluk olmuştur. Bugün devletimizin denetim elemanları aracılığıyla denetleyebildiği mükellef oranı sadece %2'dir. Oysa devletin denetleyemediği tüm mükellefleri muhasebecilerin denetleme olanakları bulunmaktadır.Örneğin devletin kuracağı bir sistem ve sağlayacağı kredilerle tüm muhasebe sistemini bilgisayar ağıyla entegre etmesi bu sisteme, dilediği anda girerek istediği bilgiyi sağlaması mümkündür. Yani bir anlamda muhasebeciler, devlet adına vergi gelirlerinin kaybolmasını önleyecek yetki ve ortama kavuşturulduğunda vergi gelirlerinin artması kaçınılmaz bir sonuç olacak.

Vergi dairelerinde muhasebecilerin dinlenebileceği ve meslektaşlarıyla sorunları tartışabileceği özel odalar olmalıdır. Fax sistemiyle mükelleften istenen bilgi ve belgeler muhasebeci faxmdan geldiği taktirde kabul edilmelidir. Böylece hem zaman kaybı önlenmiş olacak hem de işyükü hafifleyecektir.

İşyeri kapanış ve açılış sırasında yaşanan yığılma, yozlaşmalara da neden olmaktadır. Oysa sorumlu muhasebecinin mühür ve imzasını taşıyan işyeri açma ve kapama tutanakları işleme konduğu takdirde vergi idaresi büyük oranda zaman ve eleman kaybından kurtulacaktır. Vergi numarası olmadan kaçak çalışanların sayısı da bir hayli azalacaktır.

Basit bir işletmenin açılışında vergi numarası alabilmesi için vergi dairesinden aşağıdaki belgeler isteniyor:

1) Nüfus cüzdanı sureti
2) İkametgah belgesi
3) İmza sirküleri
4) Belediye işyeri açma izin belgesi
5) Kira kontratı
6) Bazı işler için kat malikleri izni
7) Defter tasdik belgeleri ,Mükellefe yüklenen ve günler alan bu bürokratik işlem vergiden kaçışın nedenlerinden biridir.

Böylelikle vatandaş vergi ödemek için vergi mükellefi olmak istediğinde kendisine gereksiz bir yığın bürokratik engel çıkartılmaktadır. Türk Vergi Sisteminde Karşılaşılan En Ciddi Problem Olarak Kayıt Dışı Ekonomi Kayıtdışı ekonomi kavramı ülkemiz gündeminde son yılın en çok konuşulan konulardan biri olmuştur. Kayıtdışı ekonomi yasal olmayan, belgeye dayanmayan ya da sahte belgelerle, vergisi verilmeyen kazançları ifade eder.

Kayıtdışı ekonomi, bilmen istatistik yöntemlere göre tahmin edilemeyen ve gayri safi milli hasıla hesaplarını elde etmede kullanılamayan gelir yaratıcı ekonomik faaliyetlerin tümüdür. Kayıtdışına kayan ekonomik sistem mafya adı verilen karanlık kara para çetelerini de ortaya çıkarmaktadır. Ülkemizde kayıt dışı ekonomiyi gerçek anlamda saptayan somut bir rakam mevcut değildir. Ancak bazı bulgulara göre GSMH'nin %35'ine kadar bir tırmanma sözkonusudur.

Kayıtdışı ekonomi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Osman Altuğ'un tespitlerine göre kayıt dışı ekonomi oranı GSMH'nin %35'ini bulmaktadır. Yani devletimizin sınırları içinde sağlanan tüm hasılatın 1/3'ü kaçak kalmaktadır. Yani her yıl devlete vergi olarak verilmesi gereken gelirlerin %35'i verilmeyerek, şahısların cebinde kalmaktadır.

Kayıtdışı ekonominin ana faaliyet alanları:

- Hayali ihracat, kaçakçılık, rüşvet vb.
- Tarım sektörü hayvancılık sektörü
- Küçük çaplı tamirciler
- Kayıtsız inşaat işleri
- İşportacılar
- İhale takipçileri
- Temizlik işleri
- Hamallar
- İş takipçileri
- Emlak sektörü
- Korsan otoparkçılar
- Nakliyat sektörü
- Küçük imalatçılar
- Çocuk bakımı
- Jeton, bilet vb. satanlar
- Özel ders verenler
- Evlerinde üretim yapanlar
-Semt pazarlarında sebze alıp satanlar

Bunlar kayıt dışı ekonominin bilinen ama küçük kalan unsurlarıdır. Bir de büyük boyutta olanları vardır. Bunları da şöyle sıralamamız mümkündür.

-Gelir vergisine tabi olması gerekirken götürü olan mükellefler (örneğin Ankara'da zarar eden bakkal ha
yat standardına tabi olarak daha çok vergi verirken sadece hat ücreti ya da plakası on-onbeş milyarla ifade
edilen taksi, dolmuş ve halk otobüsleri daha az vergi veren götürü vergiye tabiidir).

- Değerinin çok altında gösterilen emlak alım satımları
- Büyük oranda inşaat sektörü
- Karaparanın dolaştığı çek ve senet sektörü
- Özel sağlık hizmetleri sektörü
- Fuhuş piyasası
- Hayali İhracatlar
- Vergi muafiyetinden yararlanan vakıf gelirleri
- Kurumlar vergisi kazanç istisnaları
- Turizm sektörü ve kayıt dışı tur sahipleri
- Kuyumcular
- Döviz büroları
- Oto galerileri
- Proje büroları
- Eğlence sekt

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail