Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 54 - YAZAR : Suay Karaman Geri Tavsiye Et Yazdır


NE BEKLİYORUZ

Suay Karaman

Bir zamanlar İstanbul Belediye Başkanı olan ve kendisini İstanbul'un imamı olarak gören R.Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı olur ve kendisini Şehülislam olarak nitelerse şaşmamak gerekir. Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanı, İslamcı teröristlerden Gülbeddin Hikmetyar'ın dizleri dibinde fotoğraf çektirerek, Kemalist devrimlere meydan okumuştur. Ülkemiz 3 Kasım 2003 seçimlerinden sonra, hızlı ve planlı biçimde karanlığa doğru sürükleniyor. Demokrasilerde dördüncü güç olarak nitelenen MEDYA da, bu gidişe karşı görevini yapmaya gereksinim duymuyor. Aydınlık güçlerin duyarsızlığı, bilinçsizliği ve dağınıklığı da bu karanlığa gidişi hızlandırmaktadır.

Adıyaman'dan seçilen bir AKP milletvekilinin "Mecliste Atatürk'ün mareşal üniformalı resminsen rahatsızlık duyması aslında aydınlığa duyulan tepkidir.

Kapatılan Refah Partisi'nin devletin parti çalışmaları için verdiği trilyonları veriliş amacı dışında harcadığı yargı kararıyla kesinleşmiş, yöneticileri hapis cezasına çarptırılmış, ancak iki eski yöneticisi AKP hükümetinde görev aldığı için yargılanmktan geçici de olsa kurtulmuştur. Dokunulmazlıkları kaldırılmıyor, AKP iktidarı yargıya güvenmiyormuş.

Diyanet İşleri yeni başkanı da, milli piyangonun ve içkinin haram olduğu fetvasını verdi. Yılbaşı kutlamalarının da haram olduğu fetvasını da verecekti ki, yoğun tepkilerden çekinerek evrensel olduğunu açıklamak zorunda kaldı.

Türkiye'nin ışıltılı yüzü TUBİTAK'ın özerkliğinin elinden alınarak, tarikat üyelerine tesliminin olanaklı duruma getirilmesi de rastlantı değildir.

Fatih Camiinin avlusunda, tarikat şeyhinin sakalını öpüp koklamak için ezilmeyi bile göze alanlar arasında AKP milletvekilleri ile milliyetçi bir partinin genel başkanı da vardı. Cumhuriyetin 80.yılında laik Türkiye'den kesitler bunlar.

"Laikliğin yerini İslamda bütünleşme almalı. Türkiye Cumhuriyeti'nin katılımcı, yerinden yönetimci, daha Müslüman bir yapıya devredilmesi zamanı gelmiştir" diyen kişi, Başbakanlık Müsteşarı olarak atanmış ve hazırladığı Kamu Yönetimini Temel Yasa Tasarısı" ile Türkiye Cumhuriyetinin parçalanması sürecine adım atılmak istenmiştir.

AKP'nin Niğde Ulukışla adayının seçim aracına " İktidarla el ele 84 yıllık karanlığa son" sloganının yazılması, seçime giderken gerçek niyetin ne olduğu açığa çıkmıştır.

Dinci, gerici, yobaz ve aydınlanma karşıtları, müsteşar, genel müdür, gibi makamlara atanarak kadrolaşma ve kuşatma hareketine başlanmıştır.

Tüm bunların yanında, AKP'li milletvekillerinin, bakanların ve Başbakanın tecimsel ilişkileri de gündemdedir. Maliye Bakanı ve başbakanın çıkarılan vergi affı yasasından yararlanmasına hiçbir demokratik ülkede rastlanamaz. Hiçbir demokratik ülkede bir başbakan o mevkie geldikten sonra geçinemiyorum gerekçesiyle tüccar olmayı göze alamaz. Bir başbakanın geziye gittiği ülkeden 80 bin dolarlık arabayı armağan olarak kabul etmesi olanaklı değildir.

Başbakan ki her gittği yerde halkı azarlamakta, Cumhuriyet Halk Partisi için "kökü bereketsiz" diyerek aklınca Mustafa Kemal Atatürk' e karşıtlığını açıklayabilecek cüreti göstermektedir.

Bu güzel ülkenin aydınlık insanları, zinde güçleri, bilinçli bireyleri bu olanlar karşısında ne zaman tepki vereceksiniz? Bu karanlığın ülkemizi nereye sürükleyeceğini ne zaman göreceksiniz? Bu suskunluğunuz, bu duyarsızlığınız daha ne kadar sürecek. Demokratik direnme hakkınızı ne zaman kullanmaya başlayacaksınız? Samsuna çıkacak bir Mustafa Kemal mi bekliyorsunuz?. Size, sizden başka yardım edecek kimse yok, her şey sizde başlıyor.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail