Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 63 Geri Tavsiye Et Yazdır


BİR OKUYUCU MEKTUBU.

Sayın Hocam Ali Nejat Ölçen,

“Türkiye Sorunları” kitap dizisini beğeniyle okuyor, bir çok konuda görüşlerinize katılıyorum. Verdiğiniz mücadele için teşekkürler.

Öncelikle, on dört arkadaşın arasında on beşinci olarak TBTÖ’ye katılmak isterdim. Geç te olsa bunu kaydetmenizi rica ediyorum. Zira 61. sayı elime geçmediğinden konuyu geç kavramış oldum. Eğitim-Sen’deki arkadaşlar, alıp okuyorlar. Buna seviniyorum, ama bazen elden ele dolaşınca kayboluyor. Aslında önceki sayıları Eğitim-Sen’deki kütüphaneye bırakmayı düşünüyorum. Böylece daha fazla okura ulaşılmış olunur.

Sayın hocam, bir zamanlar özgürlük, eşitlik, eğitim konuları gibi olgular gençliğin en önde gelen idealleriydi. Şimdilerde vatan bütünlüğünün önemi ve özgürlük kavramları en son sıralarda. Para, meslek edinme kaygısı, ilk sıralarda. Türkiye’de başta üniversiteler olmak üzere, Türk-İslam sentezi adı altında, gençlik önlendirilmektedir. Bu görüşün yaygınlaşmasıyla da, bir ideoloji biçimi ortaya çıkmıştır. Bu görüşün eseri olan iktidar gücünün, ülkenin bir çok değerini yitirmesine neden olduğunu kaygıyla izliyoruz.Bu rejim, gençliği baskılama yoluyla mücadeleden uzaklaşmasına, yozlaşmasına neden olmaktalar. Böylece, duyarsız, sorumsuz, bencil ve sorumluluk bilinci oluşmamış bir toplum yaratılmak istenmektedir. Artık komşuda yangın çıkmış, yurt toprakları emperyalizme aktarılmış, kimsenin umurunda değil.

Eğitim-Sen’e ara sıra gittiğimde, insanların, öğretmen emekçilerin sorunları ve sendikal çabalar içinde bir çeşit mücadele verdiklerine tanık oluyorum. Buna saygı duyuyorum. Bana göre solculuk, başlı başına anti-emperyalizmdir.

Ne var ki, çoğu solcumuz, sadece solculuk oyunu oynuyor. Her birinin kendi içinde bir bölünmüşlüğü yaşadığını görüyorum. Bu da Türkiye’de halkın emperyalizmin kurguladığı tuzaklara düşmesine neden oluyor. Bunun karşısında kararlı, karşı duruş sergileyemeyen solcularımız, halkın gözünde yanlış izlenim yaratmaya devam ediyor. Zira, toplumda solculuğa karşı bir ön yargı var. Ya da bu yargı bilinçli biçimde, birileri tarafından yaygınlaştırılmaktadır. Ne yazık ki, çok zaman başarılı olduklarını görüyoruz.

Örneğin: Kimi dershanelerde gençlere rehber öğretmenler tarafından din bilgileri adı altında, içeriği anti-solculuk olan küçük kitapçıklar dağıtmaktadırlar. Orada yazılanlara, bakılırsa, birileri benzer şeyleri, kahve-ev toplantılarında gündem konusu yapmaktadır. Ne ilginçtir ki, solculuğu her zaman din karşıtı bir rejim biçimi olarak lanse etmektedirler. Sanki çoğu, siyasetçi kesilmiş, oturdukları yerde sorun çözüyorlar. Tanık olduğum birkaç örnek: Biri si solcu mu, din düşmanıdır o. Bir digeri, solcular camileri kapatmak, yıkmak isterken, bizimkiler cami yapmaya çalışıyor, diyebiliyor. Fakat neden solcularımızda karşı tezi savunacakları bilgi birikimi yok?

Bizler nerede yanılıyoruz? Sola karşı olan ön yargıyı nasıl ortadan kaldıracağız. Birileri din konusunu ustaca kullandıkça, özel okullarda gençlerin beyni o yolda yıkandıkça, üniversiteler baş örtüsü polemiğini aşmayıp bir adım öteye geçmedikçe, emperyalizm karşısında nasıl başarılı olunur ve bu halka gerçekler anlatılırken ön yargıları nasıl aşılır?

Monarşi yöntemini aratmayacak nitelikte siyasal irade tarafından yönetilmektedir ülkemiz. Lozan’da kazanılanları bir bir geri vermeye hazır bir siyasal iktidar. Kişilik bozukluğu sergileyen tavır içinde, kavgacı üslupla herkesi azarlamayı sürdüren hükümet üyeleri. Ülkede satacak bir şey kalmayıncaya kadar sürecek mi bu durum?

İsrail devletinin nasıl kurulduğunu kaç kişi biliyor? Urfa Harran ovasında 500 dönüm arazi satın aldılar. Oraya Ortadoğu’da olduğu gibi sayısı otuzu aşan çiftlikler kuracaklar. İç işleri bağımsız koloniler oluşacak. Sonra zamanla da, devlet içinde bağımsız devlet olduğunu ilan eden bir İsrail ‘in “kurtarılmış topraklara” sahip olduğunu ilan edeceğini göreceğiz. Gerisinde nasıl olsa ABD’nin desteği var.

Toplumumuzu katmanlara ayırarak kardeşi kardeşe kırdıracaklar ve ülkeyi küçük lokmalar halinde yutmaya başlayacaklar.

Solculuk, oyun değil, anti-emperyalizmdir. Din düşmanlığı da değildir. Toplumun haklarını koruması açısından, bağımsız adaletin sağlanması, iş güvenliğinin sürdürülmesiilkelerini içerir.Saygılarımla.25.2.2006

Hatice Peköz.
Haticepekoz@mynet.com

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail