Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 71 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


PKK KARŞISINDA İKTİDAR ÇELİŞKİLERİ

Ali Nejat Ölçen

Cumhuriyetimizin tarihi, bugünkü kadar kararsız ve çelişkiler içinde bocalayan bir iktidara tanık olmamıştır. Böylesi kararsızlığın ve çelişkilerin bir nedeni olması gerekir. Bu nedeni, iktidarı elinde tutan kadroların sadece davranış biçiminden, niteliklerindeki eksiklikten kaynak-landığını düşünmek yanlış olabilir.

Bir ülke, bağımsızlığını yitirme sürecine sürüklenmiş, ve ağır dış borç yükü altında, dış politikası ipotek altına alın-mışsa, hangi kadro iktidara gelirse gelsin kendisini karar-sızlığın ve çelişkilerin ağından kurtarmanın güçlüğünü yaşar. Ne var ki, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarının kararsızlığının ve çelişkiler içinde olmasının bir başka nedeni, Mustafa Kemal’in ulus devletine, O’nun laik Cumhuriyetine, o Cumhuriyetin kimsesizlerin kimsesi olmasına karşıtlığından da kaynaklanmaktadır. AKP iktidarı tekelci büyük sermayenin iktidarıdır ve varoşlara uyguladığı sadaka ekonomisinin mucididir.

AB -ABD çaprazına karşı duracak araçları kullanmaktan yoksun düşmesinin temelde yatan nedeni, “ılımlı Islam devleti” modelini Cumhuriyetimizin yerine nasıl yerleştireceğinin hesabı içinde olmalarıdır.

Zihinsel ve yönetsel bulanıklığın kaynağında, ulusalcılığın yerine ümmetçiliği nasıl ikame edeceklerini, doğacak eylemsel tepkilere nasıl karşı koyacaklarını sezememekten kaynaklanıyor olabilir. Ülkenin yönetimini federatif sisteme nasıl kaydıracaklarının hesabını yaparken, ikircikli, kaypak, bulanık, puslu olmak zorundadırlar PKK’ya karşı açık ve kesin tavır koyamamalarının nedeni, ülkemizi federatif sisteme ulaştırmak amacı olabilir.

O nedenle, PKK’yı sadece terör örgütü kabul etmek ve elebaşları teslim edilirse, terörün sona ereceğini sanmak zorundadırlar. Oysa, PKK’yı hangi devlet besliyor, hangi devlet onu lojistik destekten yoksun bırakmıyorsa, PKK, Anadolu’da gözü olan devletin Türkiye’ye savaş açmış milis gücüdür. AKP’nin bunu böyle kabul etmesine, izlemekte olduğu amacı engeldir, diyebilir miyiz, bilemiyorum. Bugün elebaşıları yok edilse bile başkaları elebaşı olarak ortaya çıkacaktır. Neden? Çünkü, PKK, bir dış politika sorunudur. Onu iç soruna dönüştüren ise dış güçlerdir.

PKK,Türkiye’nin “misakı milli”sınırlarını koruması soru-

nudur. Türkiye’nin coğrafyasına, devletine ve ulusuna sahip çıkması sorunudur. Bu sorunu dış borçlarını sıfıra indirgeyen ekonomi politikası yaratılmadan çözebilmek artık olanak dışıdır. Üretkenliği ortadan kaldıran ve eko-nominin kırılganlığını yaratan monetarizm ile bu sorun çözülemez. Çözüm, Mustafa Kemal’in ulusalcı bilin-cinde, ulus devleti modelinde, kimsesizlerin kimsesi olan Cumhuriyetinde, O’nun planlı sanayileşme ilkesinde, denk bütçe ve cari açık vermeyen dış ticarettedir..

Batı’nın tüm gelişmiş ülkelerinin ulusalcı devlet modeline sahip çıktığı yadsınamaz. AB’nin içinde yer alan İngiltere’yi Sterlinden uzaklaştırıp Avro kullanmaya zorlayabilir misiniz? Sterlin’in İngiltere’nin ulusalcılığının simgesi olmaktan arındırmanız olanaklı mıdır? İsviçre AB’ye girmeye niçin karşı çıkmıştır. Masstricht sözleş-mesinde uyuşturucu trafiğiyle savaşım verecek ortak polis örgütü niçin gerçekleşmemiştir? Anayasası neden yürürlüğe sokulamadı?

TBMM’nin sınır ötesi harekat iznini vermesine karşın neden bir karara varılmadığını anlamak güç olmasa ge-rek. AB-ABDçaprazında eli kolu bağlı bir siyasal ikti-darın ülkemizdeki yazgısı kararsızlık olacaktı elbet. AB’yi gücendirmemek ABD’den icazet beklemek, biat kültü-rüyle yetişmiş kadroların elinde kararsızlıktan başka hangi olasılık söz konusu olabilir? 17 Kasım 2007 günlü TBMM’nin sınır ötesi harekat kararı Başbakan’ın cebinde buruşurken, PKK’nın terk ettiği inlerinde dağın taşın mı bombalanması uygun bulunmuştu, bilemiyoruz. PKK’yı yönetenler bu denli aptal mı ki, kandil ışığında Kandil’i terk etmesinler.

Aşağıda sunduğumuz demeçlerin takvimi, kararsızlığın ve çelişkilerin, köşe kapmaca oyununda nasıl araç olarak kullanıldığını sergiliyor. PKK karşısında bu denli kararsız kalınmasının gerisindeki nedenlerin tümünü bugün bilmesek bile, yarın bilmeyeceğimizi kimse bilemez.

Bakınız 27 Şubat 2007 günü Mili Güvenlik Kururu nasıl bir karar alıyor sonra neler oluyor? Olayın kronolojisini incelediğiniz zaman söylediklerimizde ne denli haklı olduğumuz anlaşılacaktır:

MGK, K.Irak’tan yönelen PKK tehdidi ve Kerkük’ün statüsü konusunda siyasi ve diplomatik çaba kararı aldı (Siyasi ve diplomasi kararı, ipe un sermek olmasın! a.n.ö)

AKP iktidarının sınır ötesi harekat konusunda ipe un sermesinin kronolojisi aşağıdaki gibidir:

10 Kasım 2003
Başbakan: Irak’a asker göndermeye çok arzulu değiliz.
(Madem öyle, neden TBMM’inden karar almaya gereksinim duydunuz?a.n.ö)

27 Kasım 2003
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sınır ötesi operasyonuna hevesli olmayanlar grubundanım.

14 Ekim 2003
Genelkurmay Başkanı:
Türk Silahlı Kuvvetleri’,sınır ötesi operasyonuna her zaman hazırlıklıdır.

Dört yıl sonra: 17 Ekim 2007
TBMM,sınır ötesi harekata izin verdi.

19 Ekim 2007
Irak Dışişleri Bakanı Zebari: Talebimiz,Irak topraklarını terk etmeleri, zaten çektiğimiz dertlere bir yenisini eklememelidirler. (Reuters ajansına demeci)

20 Ekim 2007 (Hürriyet)
Başbakan Erdoğan: Oyalama taktiklerine tahammülümüz yok. Bunu en üst düzeyde ilettik. Türkiye için hukuki haklar doğmaktadır. Kuzey Irak’daki tüm kampların dağılması, terörün kökünün kazınması ve buralarda terörist başlarının teslimi Türkiye’yi tatmin eder.

(Terörist başlarını teslim aldığımız zaman, onları Ab-dullah Öcalan’ın yanına mı yerleştireceğiz? Ya da nere-ye? Can güvenliğini, iyi beslenmelerini, Tv seyretmelerini, arada sırada demeç vermelerini sağlamak göre-vimiz olacak. Hatta,insanca davranıp davranmadığımızı teftiş için gelen AB’den gelen kimilerine gereken ko-laylığı gösterirken, yutkunmaz zorunda kalacağız.a.n.ö)

21 Ekim 2007 Hürriyet
Irak Devlet Başkanı Talabani: Türkiye’nin sınır ötesi harekatına destek veren Suriye Devlet Başkanı Esat’a kızdı: “Kırmızı çizgilerin tehlikeli bir şekilde çiğnenmesine göz yumamam.

22 Ekim 2007 Hürriyet
ABD Başkanı George W.Bush: Terör saldırıları hemen durmalı;İngiltere:Terörü her kes kınamalı. (Komedi.a.n.ö)

22 Ekim 2007 Hürriyet
MGK’dan çıkan karar: Teröre karşı bedel ne ise öderiz.

22 Ekim 2007
Türk askerine yönelik saldırı sonrası Erbil’de Barzani ile toplantı yapan Irak Cumhurbaşkanı Talabani, “Savaşta ısrar ederlerse, Kürdistan’ı ve Irak’ı terk etmeleri gerekir. Ülkelerine dönmeli ve ne istiyorlarsa orada yapmalılar, dedi.
Barzani:Türkiye barışcıl bir plan sunmadan PKK’yı terörist saymayacaklarını söyledi.

24 Ekim 2007 Hürriyet
Başbakan R.T. Erdoğan, İngiltere Başbakanı Gordon Brown ile yaptığı basın toplantısında: Müdahele haktır, her an kullanırız, dedi.
24 Ekim 2007 akşamı Reuters’e Talabani: PKK liderleri, Kürt şehirlerinde değil. Kandil’deler. Bizim onları Türkiye’ye teslim etmemizin mümkün olmadığını söyledik.
dün PKK’nın topraklarımızı üs olarak kullanmasını kabul etmiyorum, demişti.

24 Ekim 2007
Irak Başbakanı Maliki: PKK bürolarını kapatıyoruz.
Hürriyet: Fırıldak Talabani:
Dışişleri Bakanı Babacan’a “PKK elebaşılarını yakalayıp Türkiye’ye iade etmeyi dışlamıyoruz” diyen Talabani, yaptığı açıklamada " PKK liderlerini yakalamamız mümkün değil" dedi.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Irak yönetimine PKK'nın Irak kuzeyinde faaliyet gösteren büroları, kampları, elebaşıları, lojistik destek aldıkları köyleri içeren dosyayı verdi.

25 Ekim 2007
Birkaç gün önce, “hiç bir Kürt’ü Türkiye’ye teslim etmeyiz. Hatta bir kediyi bile vermem” diye diklenen Talabani, önceki gün Babacan’a “PKK’ya mensup kişilerin iadesini dışlamıyorum, dedi.

26 Ekim 2007 Hürriyet
Başbakan Erdoğan, ABD Dışişleri Bakanı Condokezza Rice’in “Kuzey Irak’a girmeyin yolundaki telkinine “temenni edebilirler, ama kararı biz veririz” ,dedi.

26 Ekim 2007
Başbakan Erdoğan:

Müdahele hakkımız doğdu. ABD, AB ve çevremizdeki ülkeleri bilgilendirdik. Günah bizden gitti. ABD temenni etmeyebilir, ama yapmamız gerektiğine biz karar veririz. Stratejik bir müttefik olarak ABD, bizimle hareket etmek durumundadır. Biz onlarla Afganistan’da beraber hareket ediyoruz.

27 Ekim 2007
Büyükanıt:PKK konusunda Başbakan’ın ABD’ den dönüşünü beklemek zorundayız.

27 Ekim 200
ABD Dışişleri Bakanlığı eski Iran ve Irak direktörü Rubin: Kuzey Iraklı terörün, Barzani İmralı’da Abdullah Öcalan’a katılıncaya veya bölgeyi terk edinceye kadar, sona ereceğini sanmıyorum. (gerçek bu. a.n.ö)

28 Ekim 2007
Irak heyetine başkanlık eden Savunma Bakanı Muhammed Casim, PKK kamplarının yerlerini bilmiyoruz, sözleri, görüşmelerde ipleri kopardı. Casim, PKK kamplarını bulmak için bize müsaade edin; keşif yapıp yerlerini bulalım, yanıtını verdi. Casim, PKK’lıların iadesi talebini ise duymazdan geldi.

Dışişleri Bakanı Babacan: Hala keşiften bahsediyorsunuz. Ne keşfi, sayın Bakan, alın işte havadan karadan çekilmiş fotoğrafları.

29 Ekim 2007 Hürriyet
Barzani, Türkiye’ye PKK konusunda doğrudan görüşme önerdi. Erbil’de AFP muhabiriyle yaptığı görüşmede, “Ankara’nın doğrudan benimle konuşması gerekir. Kürt sorununu birlikte masaya oturup konuşalım. Ben, Kürtlerin haklarına kavuşmasını istiyorum. PKK’ya terörist diyemem” dedi. “Ben Türkiye’nin düşmanı değilim, ama kaba kuvveti de kabul etmem.”

30 Ekim 2007
Barzani: Sınır ötes, savaş demektir. Ben PKK’nın sadece mazeret olduğuna inanmak üzereyim.

31 Ekim 2007
Başbakan Erdoğan: Barzani muhatabım değil. Terör örgütüne o bölgede yataklık yapar durumda. Bunun da uluslararası hukukta ne anlama geldiği belli. .Belki Fatma tatile çıkar, dedi.

Cumhurbaşkanı Gül:ABD bir gün oradan gidecek.

31 Ekim 2007 Hürriyet
Başbakan Erdoğan: Sınır ötesi operasyonla ilgili “Bin düşüneceğiz, bir yapacağız, pir yapacağız

31 Ekim 2007
DTP milletvekili Ayla Akat: Demokratik özerklik istiyoruz. (Sen, köy satın alıp satan toprak ağaları kar-şısında özerk misin? Feodal ağaların karşısına niçin çık-mıyor sun? a.n.ö)

2 Kasım 2007 Hürriyet
ABD Dışişleri Bahanı Condolezza Rice Ankara’ya eli boş inmeyecek. Çantasında PKK’yı yok etme planı var.

4 Kasın 2007
Irak Dışişleri Bakanı Nuri El Maliki:Büro ve kampları kapatılacak, PKK’ya yataklık yapılmayacak. PKK’lılar Irak sınırlarında ve hava alanlarında izlenecek.

5 Kasım 2007
Başbakan Erdoğan Beyaz Sarayda.

6 Kasım 2007 Cumhuriyet
Operasyon izne bağlandı.

7 Kasım 2007
Başbakan Erdoğan: Zamanı geldiğinde sınır ötesi olacak.

8 Kasım 2007 Milliyet
Eski Genelkurmay Başkanı Özkök:

PKK, sınır ötesi harekatla bitmez. Bizim gibi savaş harekat merkezi yok, orduevleri yok, yatakhaneleri yok ki, gidip vurasın. Ama bu harekatın faydası yok mu, var. Bitirme, kararlılık iradesi ortaya koyuyorsunuz.

9 Kasım 2007
Deniz Baykal: Kavga döğüş yerine dostluk kuralım. Kürt ve Arap 1000 kadar genci Türkiye’de okutalım. Bizi yaşayıp tanısınlar, iyi eğitim alsınlar. 15 yıl sonra o ülkenin yöneticisi olurlar.

(Abdullah Öcalan’ı, Zana’yı, DEP eski milletvekili Selim Sadak’ı, DTP milletvekili Bekir Yıldızı, o partinin genel başkanı Demirtaş’ı, eskiden CHP milletvekili olan Ahmet Türk’ü, Kürt kökenli olmayan Akın Birdal’ı eğiten, okutan Türkiye’miz değil mi? Şimdi kimlerin yanında kimin karşısındalar? a.n.ö)

15 Kasım 2007 Hürriyet
Dün akşam Prag’a hareketinden önce Başbakan Erdoğan:

Sınır ötesi operasyon söz konusu değil. Bu operasyonlarda tavrımız her şeyden önce burada silahların bırakılmasına yöneliktir. Sınır ötesi operasyonla ilgili bizler şu anda tam bir mutabakat içinde Silahlı Kuvvetlerimizle görüşmelerimizi yapıyoruz.

15 Kasım 2007, Hürriyet
Dışişleri Bakanı Babacan:Kuzey Irak, terör yuvası olmaktan çıkacak.

21 Kasım 2007
Tiflis’te C.Başkanı Gül: Biz Kürt kökenli vatandaşlarımızın aidiyet duygularına zarar vermeden terörle mücadele edeceğiz. Yalnız silahla olmaz.

25 Kasım 2007
Başbakan:PKK kuşatıldı neden rahatsız oluyorsunuz? (Her halde muhalefeti kasıtlıyor. a.n.ö )
Mahrem plan açıklanamaz.

9 Aralı 2007, Hürriyet
Başbakan Erdoğan, Lizbon yolunda, PKK’yı dağdan indirme planının TSK ile birlikte hazırlandığını bildirdi.

Ertesi gün Gazetecilerin sorularına Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın yanıtı. O konuda yorum yapmak istemem. Polemik yapmak istemem.

9 Aralık 2007 Hürriyet
Başbakan Erdoğan: Yeni bir yasa çıkabilir. Demokratik açılımlarda zaten sorun yok. İsteyen demokratik mücadele içinde olabilir. Ama demokratik mücadele içinde bazıları sınırlarını bilmiyor. Bütün Dünya terör örgütü ilan ederken, onlar bölücü örgütü anlı şanlı kahraman diyor. (tümce düşüklüğü bize ait değil)

Yeni bir çalışmayla dağa çıkışı minimize edebiliriz. Sonra dağdan da iniş sağlaya biliriz.

16.Kasım 2007
Nihayet gece yarısı sınır ötesi.

(TRT 1 kanalında Irak’taki gözlemci, sınır ötesi harekatta uçakların geleceğini haberini saat 10 30’da aldıklarını söyledi! Oysa harekat 24’ ü geçe başlamıştı. a.n.ö)

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail