Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 64 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


ANKARA KALDIRIMLARINDA ÖLÜM TUZAKLARI.

Ali Nejat Ölçen

Yerel Yönetimlere daha fazla yetki tanınmasının gerisinde yuvalanan gerekçe, Ankara’dan ülke yönetilemez düşüncesine dayanmaktadır. Sahip oldukları yetkiyi acaba yerel yönetimler,gerekli biçimde, kentin doğal dokusunu koruyarak, canlıların (insanlar dahil) yaşamlarını güven altına alacak kararları uygulayarak yönetiyorlar mı? Eğer yönettikleri kente ya da ilçeye saygı duysalardı, kentlerimiz ve ilçelerimiz bu denli çirkinleşir miydi? Trafik karmaşası içine düşer miydik? Sahillerimiz yağmalanır, doğanın bağışladığı yeşil alanlarımız betonlaşır, çok katlı çirkin yapılarla işgale uğrar mıydı? İmar planı adı altında hazırlanan belgeler, kent, kasaba eşrafı ve mütegalibeler tarafından tozlu raflara tıkılır mıydı? Yerel yönetimler, kentleri ve ilçelerin güzelliklerini koruyarak gelişmesini sağlamayı kendilerinin görevi olarak kabul ediyorlar mı? Parasal kaynakları, kendi militanlarını beslemek, yeni zenginler ve asalaklar yaratmak için kullanmaktan vaz geçtiler mi?

Merkeziden yönetilemez dedikleri kentler ve ilçelerimiz, yerel olarak doğru dürüst yönetiliyor mu? Öyle olsaydı, Karadeniz Ereğli’sini, İskenderun’u, İstanbul’un Pendik ilçesini demir çelik yığına dönüştüren yatırımlara karşı çıkmaya gereksinim duymazlar mıydı? Deniz kıyıları bu denli soyguna açılır, güzelim Tokat’ın bağları, betonlaşır, Ankara’nın granit kaldırımları sökülüp yerine iki yılda kül ufak olan beton taşlar konur muydu?

Dünyanın hangi ülkesinde Başkentlerinin kaldırımları ölüm tuzaklarıyla doludur, söyler misiniz?

Yerel yönetimlerde yolsuzluk, rüşvet, adam kayırmacılık, militanların ve eşrafın vergilerle beslenmesi daha mı az?. Merkez yönetimin kusurlarından, yerel yönetimlerin arınmış oldukları söylenebilir mi? yukaradaki fotoğraf,oran2da turan güneş bulvarı2nda otobüs durağına 50 m. yakınlıkta ki kaldırımı gösteriyor. bu ölüm tuzağı büyük Şekir ve Çankaya Belediye Başkanlıklaına yazı ve resimleriyle bilddirilmesine karşın kıçlarını kımıldatmadılar.(30.3.2006)

Bu ölüm tuzaklarından yüzlercesi içinde yaşıyoruz. Üstelik Çankara Belediye Başkanı Prof.Dr. Muzaffer Eryılmaz, Hipokrat yeminiyle insan sağlığını koruması gereken hekim olmasına karşın, kaldırımlardaki ölüm tuzaklarına nasıl duyarsız kalabilmiştir, anlamak olanaksız.

Batı ülkelerinde insan yaşamını umursamayan böylesi sorumsuz yerel yönetimlere rastlanır mı? O ülkelerin ulusları böylesi sorumsuzluğa duyarsız kalabilir mi?. Ülkemizde yönetimin her kademesi, cehalete ve ilkelliğe feda edilmektedir ve toplum da çaresizlik içinde kanıksamıştır.Başkent bu denli sorumsuz kadroların elindeyken, öteki kent ve ilçelerimiz daha mı iyi yönetiliyor?

Ankara’nın önemli ilçesi olan Çankaya ile Büyük Şehir Belediye Başkanlıklarına 30 Mart 2006 günü gönderdiğimiz yazıda şunları yazmıştık:

Başkentimiz Ankara’nın kaldırımlarının ölüm tuzaklarıyla dolu olduğunun kanıtlarını ekte ilettiğim fotoğraflarla ilgilerinize sunuyorum. Ankara Başkenti’nin kaldırımlarının hangi yerel yönetimin işlevinde olduğunu kestiremediğim için, bu yazımı hem Büyük Şehir ve hem de Çankaya Belediye Başkanlığı’na sunmaktayım.

Fotoğraflar Turan Güneş Bulvarı ile Cinnah Caddesindeki kaldırımların durumunu sergiliyor. Bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle yaşamsal tehlike yaratan bu ölümcül çukurların görmezden gelinmesi, uygar bir ülkede olanak dışıdır. Şair Orhan Veli’nin belediye tarafından açık bırakılan bir çukura düşerek yaşamını yitirdiğini biliyor musunuz, bilemiyorum. Birkaç gün önce de böylesi bir çukura iki küçük çocuğumuz, düşerek yaşamını yitirdi. Ankara’nın kaldırımlarında keşif gezisine çıkmayı ve fotoğraflarla saptamayı kendime görev olarak verdim. Bu görevi sürdüreceğim. İlk aşamada Oran’dan Kızılay’a kadar olan durumu gözler önüne sermeye çalışacağım.

Yerel yönetimlerin masa başı uğraş konusu olmaktan çok, alan çalışması olması gerektiğine ve buna uygun örgütlenme modeline geçilmesine ilişkin düşüncemin kanıtlarını ortaya çıkarmaya çalışacağım.

Prof.Dr. Helga Schwenk’in Ankara kaldırımlarında yürümeyi göze alamadığını söyleyerek ülkesine geri dönmesindeki gerekçenin ne denli doğru, fakat Başkent için ne denli yüz kızartıcı olduğunu utanarak anımsıyorum.

Böylesi aldırımlardaki ölüm tuzaklarının ivediyle giderilmesi için ilgilileri uyarmanız ve gereğini yerine getirmeniz en içtenlikli dileğimdir. Sakın duyarlı olduğumu belirterek bana teşekkür etmeyiniz, Duyarlılık benim niteliğimdir ve fakat sizlerin göz ardı edilemez göreviniz olmalıdır.

Avrupa Birliğinin standartlarına yasalar çıkararak uyum sağlanamayacağını da kanıtlarıdır bu gönderdiğim fotoğraflar. O ülkelerin hiç birinde kaldırımlarında bu tür ölüm tuzaklarına rastlayamazsınız. Zaten toplum buna izin vermez. Resimleri çekerken dehşet içinde kaldım ve toplumun görmezden gelişini en az başkanlığınızdaki görevlileri kınadığım kadar yadırgadım.

Bu yazıyı makamınıza sunmamın nedeni, en kısa sürede yurttaşlarımızın can güvenliğini koruyacak bakım ve onarımın yapılması içindir. Her iki ayda bir yayımladığım Türkiye Sorunları kitap dizisinin 64.sayısında, belirttiğim aksaklıklar giderilmez ise, aynı fotoğraflarla birlikte bu yazıma yer verecek, aynı zamanda www.olcen.netadresindeki siteme de aktaracağım. Konuyu ciddiye alacağınızı ve buna gerek kalmayacağını umuyor saygılarımı sunuyorum.

Konu ciddiye alındı mı. Hayır..Yanıt verdiler mi? Hayır.

Aşağıdaki fotoğraf,Ankara Kocatepe Cammi alt geçidindeki kaldırımı gösteriyor.

Bu fotoğraflar, Başken Ankara’nın kimlerin elinde acınacak durumlara düşürüldüğünün kanıtlarıdır.

ORAN'da "Panora" adındaki görkemli iş merkezi ve de Kipa denilen supermarket açılıp ta, kaldırımlar onarılıncaya ve Turan Güneş Bulvarı yeniden asfaltlanıncayaya kadar (Kasım 2008) bu ölüm tuzakları üç yılı aşkın yaşama tehdit etmeyi sürdürdü. Başkent Ankara'nın yerel yönetim sorumlularında "vicdan" var mı sorusu güncelliğini korumaktadır.Kaldırımlarda ve yol ortasında bırakılan çukurlar bunun kanıtı.

Ne var ki, insanlarımız da ölüm çukurlarını kendilerinin yazgısı kabul ediyor ve tepki göstermenin zahmetine katılmıyor.

Ankara -Kavaklıdere semtinde Kuğulu Park'ın yakınıdaki kaldırımının durumu. Yıl 2006.

ORAN semtinde Turan Güneş bulvarına çıkış yolunda Sağlık Ocağına bitişik ana cadde üzerinde bırakılan kaya kitlesi, bu fotoğrafı çektiğimiz günün ertesinde kaldırıldı, aylar sonra.

Belgelediğimiz ölüm tuzkları, başkent Ankara'nın kimlerin elind olduğunun kanıtlarıdır.Yerel yönetimler sahip oldukları yetkileri kişisel amaçlarımna yönelik kullanırken, yetkisizlikten yakınmalarındaki amacı anlayabilmiş değiliz.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail