Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 91 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


TBMM’NİN GİZLİ CELSELERİNDE MUSTAFA KEMAL

Ali Nejat Ölçen

Mustafa Kemal gerçek aydın olduğu içindir ki, devlet yönetiminde hiçbir ön yargıya kapılmadan savaş içinde kamusal yararı düşünmüş ve bunu TBBM‘nin oturumlarında sergilemiştir. Millet Meclisi’nin kuruluşunu sağla-dığı 20 Nisan 1920 gününden bir ay sonraki gizli celsedeki konuşmasında bunun ilginç bir kanıtıyla karşılaşıyoruz (29.5.1920). O gün İzmit milletvekili Sırrı Bey’in sorusuna verdiği yanıta Türkiye Sorunları kitap dizisinin 90’ncı sayısında yer vermiş ve ülkemizde us kullanmanın öncü-sü ve öğretmeni Mustafa Kemal’in:

Temini amali milliyemiz için istinatgahı hakikisi (ulusal amaçlarımız için gerçek dayanak noktasını) hariçte de-ğil dahilde kendi vicdanımız da bulmak prensibini (dı-şarıda değil içerde, kendi vicdanımızda bulmak ilkesini) nazarı dikkate almaksızın hariçten, şuradan buradan gelecek kuvvetlere istinaden emel takip edersek ve o kuvvetten ve imdattan muavenet de (yardım da) gelmezse sukutu hayale (düş kırıklığına) uğrarız. Bunun için iptida (önce) kendi kuvvetimize ehemmiyet veriyoruz,

sözlerini ne yazık ki 1950 sonrası siyasal iktidarların he-men hiç biri dikkate almadılar. Mustafa Kemalin dışa açık ve fakat dışardan gelecek yardımlardan önce kendimize güvenmemiz ve kendine yeterli ekonomiyi yaratmayı temel almıştı. O nedenle, 1932 ve 1935 Sanayi Planlarının hazırlanmasını sağladı ve devleti, üretken yatırımların öncülüğüyle görevlendirdi. Karma ekonomi O’nun yoktan var ettiği ekonomi türüdür. Şimdi 9 Mayıs 1920 günlü gizli celsedeki konuşmasına değinebiliriz.İngiliz ordu-sunun İstanbul’u işgaliyle kapatılan Osmanlı Meclisi Mebusan’ından Büyük Millet Meclisine katılacak olan mil-letvekilleri konusu görüşülmekteydi. Mustafa Kemal konuşmaları ilgiyle izlemektedir. Kürsüye çıktığı zaman şunları söylediğini görüyoruz:

Efendim, bendenizden evvel beyanı mütalea eden tekmil rüfekanın (düşüncelerini söyleyen tüm arkadaşların) gayet kıymetli olan mütaleatını (düşüncelerini) takdir ederim. Bendeniz meseleyi daha basit görüyorum. Hiçbir vakit millet tarafından mebus intihap edilen (mebus seçilen) zevatın kadir ve kıymetini tenzil etmek (küçültmek) tenkis etmek (kısmak) taraftarı değiliz.

Milletvekili seçilen TBMM’nin üyelerinin 4 yıldır tutuklu olmalarından AKPiktidarı utanç duymalı, 90 yıl önceki Mustafa Kemal’in sesini işitmelidir. Milletvekili seçilen kişi kim olursa olsun ulusal istencin öngördüğü dokunulmazlığı edinmiştir, hiçbir güç onların tutsaklığı-nın sürmesine karar verecek güçte olamaz, faşizmin hukuku geçerli değilse. Hangi ülkede hangi parlamenterin tutukluluğu söz konusu olmuştur? Demokrasiyi bile yozlaştıran AKP’nin bu vahşetine nasıl duyarsız kalınabilir? Ne yazık ki, MHPve CHPbu durumda ulusal iradenin hiçe sayılmasına yeterince tepki göstermemektedir.AKPiktidarında hukuk ve adalet ayaklar altındadır.

Türkiye Cumhuriyetinin ulusalcı ulus devletini yıkmaya girişen onu, eyaletlere bölmeyi amaçlayan AKPiktidar ve sorumluları seçim sandıkları tarafından iktidardan uzak-laştırıldığında, Yüce Divan’da değil, “İstiklal Mahkemeleri” kurularak yargılanmalı ve Başbakan R.T. Erdoğan’ ın idam cezasını geri getirir yasa değişikliği gerçekleşirse o cezaya çarptırılacakları olasılığını bugünden düşünmeleri gerekir. Bizden söylemesi.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail