Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 93 - YAZAR : Dr.Hüseyin Pekin. Geri Tavsiye Et Yazdır


BİR ZAMANLAR İSLAM DÜNYASINDA BİLİM VARDI.

Dr.Hüseyin Pekin

Hüseyin Pekin dostumuz, konuyu tam zamanında günde-me getirmiştir. Bir zamanlar Mutezile akımının açtığı aydınlık yolda bilimin ışınları İslam dünyasından Batı’nın karanlığını aydınlatıyordu. Fakat şimdi o İslam dünyasında kan var, ölüm var, kin var, çarşaf var, türban var. Zürich’den kitap dizimize ilettiği yazıyı okuyucularımızla paylaşmak istiyoruz:

***

1981 yılında Nobel Fizik ödülünü kazanan Pakistan’lı bilim adamı Abdus Selam’ın UNESCO Kurier dergisinin Ağustos-Eylül (1981) sayısında yayınlan makalesinde:

Kur’an’da 250 ayetin hukuk kurallarına ait olduğunu ve 750 ayetin de Müslümanlara doğayı incelemelerini öğüt-lediğini yazar. Islam’ın o ilk döneminde bilim adamlarına büyük saygınlık duyulurdu. Örneğin, (Hürriyet gazetesinin verdiği habere göre 28.2.2013) Hollanda’da Elsevier yayınevi’nin bir araştırması, Prof.Dr.Mehmet Haberal’ın organ nakli alanındaki bilimsel yayın alanında Türkiye’de birinci ve Dünya sıralamasında ikinci olduğunu duyur-muştu. Eğer, Prof.Haberal 8-12’nci yüz yıllar arasında yaşamış olsaydı, değeri bilinir en saygın bilim adamı olarak özenle korunacaktı. Fakat o şimdi Türkiye’de tu-tukludur, bir koğuşta yalnız bilimden değil insanlıktan da uzak yaşamaya tutsak edilmiştir.

Bağdat’ta Abbasi Devleti ve İspanya’da Emevi yönetimi dönemlerinde bilim en üstün düzeydeydi. Örneğin, Bağ-dat’ta Al Mansur ve Cordoba’da Abdurrahman III adında bilim adamları yetişmişti.

Mustafa Kemal Atatürk döneminde Hitler’in zulmünden kaçan Alman bilim adamlarının Türkiye’mize kabul edilmeleri ve onların İstanbul ve Ankara üniversitelerinde yüzlerce bilim adamı yetiştirmeleri aydınlanma döneminin en canlı örnekleri değil midir? İslam dininin gereklerini yerine getirmenin koşulu olarak astronomi, matematik ve coğrafya alanında da büyük gelişmelere alan açmıştır İslam dünyası. İbn Rüşd (Averroes) ve Türk soyundan gelen Farabi gibi. 12.yüzyıl sonrasında İslam dünyasının gerilere gidişine Bağdat’ın Moğallar tarafından ve Cordoba’nın İspanyollar tarafından işgal edilip yakılıp yıkılması neden olarak gösterilebilinir. Eğer Mutezile akımı yok edilmemiş olsaydı, günümüzün İslam dünyası ile Hıristiyan dünyası arasında bu denli farklılık ortaya çıkmazdı.

***

Dr.Hüseyin Pekin’in çok önemli ve güncel bir sorunu dile getirdiği, İsviçre’de bulunmasına karşın yüreği Türki-ye’de kaldığı,bizlerle beraber olduğu için ve de ilettiği yazı nedeniyle kendisine teşekkürü borç biliyorum. İslam dün-yasında gerileme dönemi Moğol istilasından çok önce başlamıştı. Dr. Pekin’in belirttiği gibi eğer Mutezile akımı devam edebilseydi Batı’nın bu denli gerilerinde kalmazdı İslam dünyası. Geri kalışı sorununa ilk değinen kişi İbn Haldun’dur. Ve onun Mukaddime adlı ünlü yapıtında Halife Ömer’in “Kur’an dışında bilgiye ihtiyaç olmadığı gerekçesiyle tüm kitapları yaktırdığını ya da suya attır-dığı’nı açıklar. Abbasi döneminde Mutezile akımının ön-cüleri, Kur’an’ın Tanrı kelamı olmadığını “Hadis” oldu-ğunu ileri sürdüklerinde münkir olarak suçlanmamışlardı. Hatta o dönemde (Yıl 750) Tanrı’dan önce zaman ya da zamandan önce mi Tanrı vardı, Tanrı mı zamanı yaratı zaman mı Tanrıyı konusu tartışılabiliyordu.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail