Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 99 Geri Tavsiye Et Yazdır


PETROLDEN PAY TALEBİNİN YASAL DAYANAKLARI

Aydınlık Gazetesi 17 Nisan 2014
Mehmet Bedri Gültekin

Sayın Mehmet Bedri Gültekin’in Aydınlık gazete-sinde yayınlanan makalesi, ülkemizdeki siyasal partilerin son 20 yılda ulusal çıkarları koruma bilincinden ne denli yoksunlaştıklarının da açık-lamasıdır. Yazısının başlarında haklı olarak meş’ um bir gerçeği gözler önüne sererek konuya girmektedir..“Türkiye’yi etnik temelde ayrıştır-ma planı adım adım uygulanıyor, diyor ve devam ediyor:r:

Benzer uygulama bilindiği üzere Irak’ta 24 yıldan beri yürürlüktedir. Kuzeydeki Barzani yöne-timi, üretilen petrol ve doğalgazdan %17 oranında pay almaktadır.

Barzanistan’ın liderleri, nihai amaçlarının bağım sızlık olduğunu gizlemiyor. Ekonomik, siyasal ve askerî açıdan Bağdat’tan kopmak, uygun uluslararası koşullar oluştuğunda bölünmeyi resmîleştirmekten başka anlama gelmez. PKK, Barzanistan deneyini Türkiye’de tekrarlamak niyetindedir. Kışanak ve Çelik’in (BDPmilletvekilleri a.n.ö) açıklamaları bu niyetin ifadesidir.

Sorun,bölge kaynaklarının yüzde 20’sinin veya tamamının bölgede kalmasının malî açıdan ne anlama geldiği değildir. Bugünün koşullarında bile merkezi idare tarafından yapılan yatırım ve idari harcamalar ile genel olarak sağladığı malî desteğin hacminin, bölgeden elde edilen kaynak-lardan daha fazla olduğu bir gerçektir. Sorun, bölgenin malî kaynaklarının da bir bölünme etkeni olarak kullanılmasıdır.

(M.Bedri Gültekin bugüne kadar açıklanmamış bir gerçeği dile getiriyor: Bölgedeki yer altı ve yerüstü kaynaklarını özerklik (muhtariyet) kazanmanın temel aracı olarak kullanmaktadır PKK’nın uzantısı olan BDPmilletvekilleri. Şimdi ihanet olarak nitelenmesi gereken uluslararası kimi anlaşmalara imza atılmasının sonucudur bu. O nedenle M.Bedri Gültekin, BDP’lilerin bu söy-eminin “yasal” dayanaktan yoksun olduğu ne yazık ki söylenemez, diyor ve devam ediyor:)

Türkiye arkada kalan 25 yıl içinde bağlandığı Avrupa Birliği kapısında bir dizi yasal düzenle-me yaptı. Türkiye bu düzenlemelerde kendi ayağına kurşun sıkmıştır. BDP (PKK) yöneticileri ayrılıkçı taleplerini bugün önemli ölçüde, işbirlikçi yönetimlerin Avrupa Birliği ve ABD’ in is-tekleri doğrultusunda yapmış oldukları bu yasal düzenlemelere dayandırmaktadır.

Bu düzenlemelerin birincisi Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’dır. Türkiye, söz konusu “Şart”ı 7 madde ve 10 paragrafa koyduğu çekincelerle 1992 yılında kabul etti. Son yıllarda ge-rek AKP, gerekse Kılıçtaroğlu’nun’nun YCHP’si özerklik şartındaki bütün çekinceleri kaldıra-caklarını ilan ettiler.

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, belediyelere malî ve idarî alanda merkez yönetim aleyhine önemli yetkiler tanımakta ve başka ülkelerin yerel yönetimleriyle birliktelik oluşturma hakkı tanımaktadır.

BM İkiz Sözleşmesi

Türkiye 1966 tarihli BM İkiz Sözleşmesini 37 yıl sonra 2003 yılında TBMM’den geçirdiği yasayla kabul etti.Söz konusu sözleşmelerin Türkiye’yi ilgilendiren en önemli yanı, “halklara kendi kaderlerini tayin etme hakkı”nı tanımasıdır.Gene bu sözleşmelere göre bir ülkede yaşayan “halklar”,yerel yönetimlerinin sınırlarını belirleme ve aynı zamanda bölgelerindeki doğal kaynakları istedikleri gibi kullanabilme hakkına sahiptirler.. Kaldı ki bu ülkelerin hiçbiri, etnik bölünme tehdidi ile karşı karşıya değildir. Oysa AKP iktidarı söz konusu sözleşmeleri TBMM’den geçirdiği zaman, Türkiye’nin ayrılıkçı terör ile mücadelesi 20 yıldan bu yana devam ediyordu.

Bölge Kalkınma Ajansları

25 Ocak 2006 tarihinde 5449 sayılı yasa ile Türkiye, bir AB dayatması olan Bölge Kalkınma Ajansları yasasını kabul etti. Bu yasaya göre Türkiye 26 bölgeye ayrıldı.

PKKsözcüleri son yıllarda ısrarla Türkiye’nin 25-30 kadar özerk bölgeye ayrılabileceğini söylediler. Kalkınma Ajanslarının sayısı ile PKK’nın söyleminde yer alan özerk bölge sayısının birbirini tutması tesadüf değildir. Çünkü, Bölge Kalkınma Ajansları’nı Türkiye’ye dayatan merkez ile PKK’ya özerk bölge sayısını söyleten merkez aynıdır.

Bütünşehir Yasası

Bir anlamda Bölge Kalkınma Ajansları ile yapılan düzenlemenin devamı olarak atılan son adım,6 Aralık 2012 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Bütün Şehir” yasasıdır. Bütünşehir yasası ile büyükşehir yapılan iller ile Bölge Kalkınma Ajanslarının önemli ölçüde çakışması da tesadüf değildir. Bütün bu düzenlemeler ile Batı, aslında Türkiye ’yi etnik temelde ayrıştırmanın yasal alt yapısını oluşturmuştur. PKK, taleplerini bu yasal altyapı-ya dayandırmaktadır.

Türkiye, AB kapısında Parçalanmaktadır.

Gelinen aşamada, ülke çıkarlarına aykırı olarak yapılan düzenlemeler “meyvelerini” vermektedir. Türkiye AB kapısında parçalanmaktadır. Çözüm Türkiye’nin öncelikle AB kapısından kendisini kurtarmasından geçmektedir. Türkiye, AB’ye üyelik başvurusunu derhal geri çekmelidir. Türkiye’nin bütünlüğünü, ulusal çıkarlarımıza aykırı bütün yasal düzenlemeler iptal edilmeldir.

***

İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı sayın Mehmet Bedri Gültekin’in yurtseverliğin göster- gesi olan bu yazısındaki görüşleri ve ülkemizin bölünmesini amaç alan tüm yasaların iptal edil-mesini ve ABkapısından tümden uzaklaşmayı CHP’den de işitmek istedim.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail