Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 102 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SAYIN SABAHATTİN ÖNKİBAR’A SUNU:

Demirel Müzesi mi !

Aydınlık Gazetesi’nin 28.10.2014 günlü basımında “Demirel Müzesi” konusundaki yazınıza Sy.Süleyman Demir’e ilişkin izlenimlerinize katkısı olur düşüncesiyle kimi gerçekleri bilgilerinize sunara değerli vaktinizi alacağım için beni bağışlamanızı rica ediyorum:

12 Eylül 1980 askerî darbeyi İkinci Cephe Hükümeti’nin ülkeyi kanlı kargaşaya sürüklemesinin koşulları yaratmıştır. Süleyman Demirel’in Birinci ve İkinci Cephe hükümetleri, MHP’nin ülkü ocakları ya da Bozkurtlar adıyla anılan militanların eylemlariyle kana bulanmış iktidar olarak tarihe geçecektir. Nevşehir milletvekili arkadaşımız Mehmet Zeki Tekiner, 17 Hazran 1980 günün beş ülkücü genç tarafından silahla taranan bir kahve evinde yaralanmış ve 13 gün sonra yaşamını yitirmişti. O gün Milliyetçi Hareket Partisi’nin ülkücü gençlik adındaki militanları Nevşehir’de silahlarla cenazesine de saldırdılar ve yere düşen tabutunda 13 adet kurşun saplanmıştı, ölü olan arkadaşımız bir kez daha öldürülmüştü. İkinci Milliyetçi Cephe iktidarının kurucusu Başbakan Süleyman Demirel’den “baş sağlığı dileği bir yana “sağcılar bana adam öldürür dedirtemezsiniz” demekle yetinmişti. Cephe İktidarı’nın Başbakanı Demirel, 25 Ocak 1976 günü “Her Gün” gazetesine verdiği demeçte de :

Ülkücü gençlik milletimizin teminatır.. Ülkücüleri suçlayanların Devlet yıkmak isteyenler olduğu bellidir”, demişti.

Nevşehir Millet Vekili (1973-77) Mehmet Zeki Tekiner, devletimizi yıkacağı için ülkücü gençler tarafından ölüsünün de tabut içinde öldürülmesini sağlamış oldular!

TBMM’nin 30 Temmuz 1977 günlü Birleşiminde CHP Grup başkan vekili olarak Cephe Hükümetinin Başbakanı Demirel’in “kardeşi kardeşe düşman yapan” o sözünü anımsattığımda Demirel dahil AP sıralarından ses çıkmamıştı. Şunları söylemiştim:

Bu düşüncede olan bir başbakan, asıl devleti yıkmak isteyenlerin koruyucusu durumuna düşer.. Bizim anayasal düzenimize göre devleti, devlet korur. Sokak eşkiyalarının devleti korumaya sahip çıkmaya hakları yoktur. Devleti devlet olmaktan çıkarır, buna olanak sağlayanların çiftliği haline getirir, eğer devleti devlet koruyamaz eşkiyalar korumaya çalışırsa,

Başbakan Demirel Türkiye Cumhuriyeti Devletini Ülkücüler denilen sokak eşkiyalarının koruyuculuğuna teslim etmişti.

Cephe iktidarına üç milletvekili bakan olarak katılan MHP’nin Devlet dergisinin 232’nci sayısında:

Artık Türkiye’mizde sağ, sol çatışması değil, Türk olanla Türk olmayanların çatışması vardır,

denecek ve Milli Selamet Partisi’nden Cephe iktidarında Adalet Bakanı olan İsmail Müftüoğlu da o düşünceyi onaylayarak, böylesi kanlı saldırıları,

Vatan severlerle vatanın sevmeyelerin çatışması olarak, yorumlayacaktır.

Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren’in 1979’un Aralık ayında Cumhurbaşkanı Korutürk’e sunduğu mekupta şunlar yazılıydı:

Ordu ve Kolordu komutanı seviyesindeki generaller ve amirallerle görüştüğümde, millî birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan bir dönemde, süratle sonuca ulaşabilmek için, gerekli tedbirlerin müştereken tespiti amacıyla, tüm siyasal parti kuruluşları ve siyasal partilerin bir kere daha uyarılması bütün komutanlarca dile getirildi.

Çankaya tarafından siyasal parti başkanları ve özellikle Alpaslan Türkeş ve Süleyman Demirel tarafından uyarıldı mı bilmiyoruz. 27 Aralık 1979 günü Genelkurmay Başkanı Kenan Evren Çankaya’ya bir kez daha uyarı yazısı iletecek ve Cumhurbaşkanı vekili İhsan Sabri Çağlayangil, sorulara “Ha,o mektup mu” diyerek hafife alacak, iki gün sonra da Kenan Evren basına yansıyan demeciyle “geliyoruz” diyecekti.

Sayın Önkibar, Süleyman Demirel’in Cephe iktidarında katledilen ve dövülen öğretmenlerin listesini de bilgilerinize sunabilirim. Kanımca o liste Demirel Müzesinde yer almalıdır.Bir gün yer alacaktır.

Saygılarımla.2.11.2014.

Ali Nejat Ölçen

Not:Bu iletiye yanıt alıp almadığımı sormamalısınız.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail