Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 104 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SOKRATES İLE SANI ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Ali Nejat Ölçen

-Sokrates, zihnimizde bir soru belirip te yanıtını merak ettiğimiz zaman Araf’ta huzuruna çıkmayı huy edindik, bağışla bizleri. “Sanı” kavramı üzerinde anlaşmaya vara-madığımız için bu kavramın neden, nasıl zihnimizde oluştuğunu öğrenmeye gereksinim duyduk. Ülkemizde bizleri yönetenler, gerçeklerden niçin bu denli uzaklaşaraksanı” larını, kararlarına temel almaktadırlar. Söyler misin Sokrates, niçin zihnimizde oluşan bir “sanı”nın gerçek olup olmadığını bilmeden, sorgulamadan gerçekmiş gibi kabul etme kolaylığına kapılıyoruz. Ya da bizleri yönetenler kendi zihinlerinde oluşan sanıları kendi karar ve uygulamalarına gerekçe olarak kabul etmeyi yeğliyorlar. Birbirinden farklı bu iki yorum biçimi arasında karara varmadığımız için Araf’ta huzuruna çıkmaya gereksinim duyduk. Söyle bize zihnimizde sanı oluşumu gerçeklerle yüzleşmekten çekinmemizin sonucu mudur ya da kimileri için yöntem biçimi mi?

Sokrates:

Araf’ta bizlerin tümü zihnilerimizdeki sanılarla birlik-teyiz. Gerçeğin gerçek olmadığı ve açıkçası nesnel ol-mayan; var olduğunu bilemediğimiz bir ortamda var olduğumuz için Araf’ta bulunan hepimiz aslında birer”sanı” yız. Ve sizler ilk kez Araf’ta sanı olan birine “sanı” nın zihnimizde nasıl oluştuğunu soruyorsunuz. Yanıt verebilmem için 2300 yıl önceki nesnel dünyama dönmem gerekiyor. Bu tümcemin sonunda birden bire nesnel dünyama geri döndüğüm içindir ki sorunuzu yanıtlamaya başlayabilirim!

Eğer zihninizde oluşan sanı’yı, deney yaparak ya da ölçerek, sayarak, hesaplayarak var olduğunu kanıtlayabilirseniz işte ancak o zaman o sanı gerçeğin kendisi olabilir. Sizler bu işleme “bilim” diyorsunuz. Eğer sorgulama özgürlüğünü zihninizde yaratmışsanız, zihninizdeki sanı’ların gerçek olmayanlarını zihninizden uzaklaştırabilirseniz işte o zaman bilge kişi olabilirsiniz. Bu söylediklerimden bir sonuca ulaşabilir misiniz, bilemiyorum.

-Ulaştık Sokrates, bilimin kaynağındaki sanı’nın sezgi, varsayım, kuram (teori) olduğu sonucuna ulaştık. Acaba doğru mu düşünüyoruz?

Sokrates:

Acaba doğru mu düşünüyoruz diye zihninizde bir sorgu uyanmışsa işte o zaman zihninizde uyanan “sanı” yı sorgulamaya onun gerçek mi nesnel dünyanın bir parçası mı olduğunu düşünmeye başlamışsınız demektir. Düşünmeye başlamışsanız bir gün zihninizde uyanan sanı’yı ya yadsıyacak ya da onu “var oluşa” dönüştürmüş olacaksınız. Zihniniz böylesi sorgulama yöntemini özümsediği anda, sizleri yönetenlerin hiç biri, artık kendi zihinlerindeki sanıların gerçek olduğunu kabul etmenizi sağlayamaz.

-Sokrates bu son tümceniz bizler için uyarı olmuştur. Şöyle ki, bizleri yönetenlerin zihinlerindeki “sanı”ları da sorgulamamız ve o “sanı” ların gerçek dışı olduğu için kabul etmeyeceğimizi kendilerine duyurmamız, duyurmanın ötesinde karşı sav olarak kabul ettirmenin yöntemini bulup uygulamamız gerekecek.

Sokrates:

Söylemeyi düşündüğümü sizlerden duyduğuma göre sizler zihninizde oluşan “sanı” larla sizleri yönetmeye çalışanlara o sanı’ların gerçek dışılığını kanıtlamayı amaç almış, özümsemişsiniz. Onların zihinlerindeki “sanı”lara doğrudan karşı çıkmaya öncelik tanımak-sızın, o sanıların geçersizliğini ya da gerçekte var olup olmadığını kanıtlamanız daha uygun olur.

-Haklısınız Sokrates, bugüne kadar karşı çıkmaya öncelik tanıdık. Şimdi ne denli yanıldığımızı anlıyoruz. Karşı çıkmadan önce onların zihninde oluşan ve kabul edip uymamızı koşul koyan “sanı” ların“ yanlış, geçersiz olduğunu kanıtlamamız gerekecek. Ülkemize dönünce bizleri yönetenlere sadece eleştiri ile karşı çıkanları uyaracak, niçin karşı çıktığınızı o sanı’ların neden geçersiz ve yanlış olduğunu kanıtlamalısınız, diyeceğiz. Araf’ta artık “sanı” değil “gerçeğin kendisi” siniz Sokrates.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail