Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 104 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


TÜRKİYE İÇ SAVAŞ EŞİĞİNDE

Ali Nejat Ölçen

10.7.2014 günü TBMM’de kabul edilen 6551 sayılı yasa ile terörün önleneceği varsayımı yanlıştır, toplumu aldatmak kandırmaktır.

Aslında 6551 sayılı yasaya göre, Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaşa girişmiş ABD’nin milis gücü olan PKK, artık terör örgütü değildir. Onu terör örgütü kabul etmemek onunla görüşmeleri yasallaştırmak kusur ve suç olmaktan arındırmak demektir.

AKP iktidarı, PKK ile yapacağı görüşmeleri yasallaştırmayı amaçlamış olmalı. Yasanın 2‘nci maddesi Bakanlar kuru-luna “yurt içinde ve yurtdışındaki kurum ve kuruluşlarla temas, diyalog, görüşme yapılmasına karar verme” yetki-sini tanıyor ki, en sakıncalı olanı da budur. Üstelik 4’ncü maddenin 2’nci bendi, terörü sona erdirme ve toplumsal bütünleşmeyi güçlendirici (tanım böyle) görevi üstlenen kişilerin hukukî, idarî veya cezaî sorumluluğu olmayacağı koşulunu getirerek Anayasa’nın 125’nci maddesini de ters yüz ediyor.

Çünkü, 125’nci madde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğunu hükme bağlamıştı . Anayasa’nın 125’nci madde ile görevi kötüye kullanmayı yargı kararına bağlayan bu anayasal koşulu hükümet, kendi yetki alanı içine alarak Anayasa’nın o maddesini ayakları altına almıştır.

PKK’nın kanlı eylemleriyle Türkiye Cumhuriyeti Devletine kalkışan, vergi alan, yargılayan, ceza veren, denetim yapan yetkilerle kendisini donatması açıkça isyandır ve Ana-yasa’nın şiddet’’e karşı önlem getiren olağanüstü hal ilanı” hükmünü öngören 120’nci maddesini AKP iktidarı yok saymaktadır. Bunu bilerek ya da bilmeyerek ve belki de BOP eşbaşkanlığının gereği olarak kabul uygulamakta.

6551 sayılı yasa’nın 2’nci maddesinin e bendi, hükümete “ mevzuat çalışması yapma” yetkisini de vermekte… Hiçbir hükümet, mevzuat çalışmasını TBMM’nin kararı olmak-sızın yürürlüğe koyamaz. Yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararı (yani Kararnameler) Anayasaya aykırı ve yargıya kapalı olamaz.

AKP iktidarı Anayasa’nın 117’nci maddesinden de kaçınmakta, PKK’nın özerklik talebini gerçekleştirmeyi amaçlayan ve devlet+ulus bütünselliğini yok edecek olan bu yasayı “toplumsal bütünleşmeyi güçlendirme” aldatmacasıyla asıl amacını gizlemeye çalışm-aktadır. Amaç belli AKP ile pazarlığı yasallaştırmak, suç olmaktan çıkarmak. Toplumsal Bütünleşmeyi güçlendirme aldatmacasının vatana ihanet ile sonuçlanacağının nasıl farkında olma-yabilir mi bu iktidar!

Oysa, Anayasanın 117’nci maddesine göre Millî güvenliğin sağlanmasında ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasında, Türkiye Büyük Millet Meclisine (yani ulusumuza) karşı Bakanlar Kurulu Sorumludur. AKP iktidarı ya da AKP’nin BOP eşbaşkanlığı 6551 ile Ana-yasa’nın bu hükmünü de görmezden gelmekte, yok saymaktadır.

Aşağıda kısaca özetleyeceğimiz gerçeği gören ve önlemini alan bir siyasal iktidarı ulusumuz yaratma göreviyle karşı karşıdır, var olabilmek için:

SONUÇ:

1.PKK terör örgütü değildir ABD’nin BOP projesinde görev alan milis gücüdür.

2.AKP iktidarı BOP eşbaşkanlığını üstlenerek ülkemizde Türk-Kürt Ilımlı İslam Federasyonunu kurmayı amaç-lamıştır. Turgut Özal Başbakan olduğunda kardeşi Yusuf Bozkurt Özal’ı Devlet Planlama Teşkilatı müsteşarı atayarak, hazırladıkları Millî Kültür Raporunda (1983) bu tasarımı Yönerge olarak bütün kamu kuruluşlarına iletmişti. İnanılması güç, Ekonomik Kalkınma plan ve programlarını hazırlamakla görevli DPT’de o raporun 545’nci sayfası bakınız, devlete hangi görevi vermişti:

Vakit geçirmeden Türkiye’nin din haritasının çıkarılması için devlete düşen her türlü tedbir alınmalıdır.

Neden? Çünkü o rapor,

İnsanı ve onun manevi ihtiyaçlarını merkez alan bir kültür meydana getirilmesini,

koşul görüyordu. 30 yıl sonra AKP iktidarı o gerici kültürü oluşturmanın çabası içinde. Açıkçası:

AKP iktidarı, o rapordaki öngörüleri BOP ile örtüştüğü için üstlenmiştir.. 6551 sayılı yasa bu menhus tasarımın gerçekleşmesinin aracı olacak. Çünkü temeldeki amaç ulus’u ümmete dönüştürmektir bunu da Türk+Kürt İslam Sentezi sağlayacak.. Türkiye Cumhuriyeti Devletine o Devletin Misak-ı Millî sınırlarına, o sınırların kuşattığı vatan bildiğimiz torağımıza ve ulusal bütünlüğümüze sahip çıkmanın gücünü yeniden yaratmalıyız.

3.TBMM’de yurtsever, devlet+millet bütünselliğini Misak-ı Millî sınırlarımız içinde korumayı amaç edinmiş 110 milletvekili çıkmadığına göre bu vebalin karanlığı onların olacaktır. Çünkü:

4.PKK’nın eylemleri terör sınırını aşmış fiilî başkaldırıya dönüşmüştür. Bugüne kadar hiçbir devlet başkaldırıyı silah kullanmadan çözebilmiş değildir. Ülkemiz bir iç savaşın eşiğindedir. Ulusumuz Türkiye’mizde var olma sorununu yaşamaya başlamıştır Bu sorunu çözecek bir siyasal iktidarı yaratma göreviyle karşı karşıyayız...

***

20 Aralık 2014 günü e-mail iletisiyle ilgili yurttaşlarımızın bilgilerine sunduğum uyarı yazısına kitap dizimizin 104’ncü sayısında yer vermemin önemli nedeni, ABD’de başkanlık seçimlerine Cumhuriyetçi Parti’nin adayı Rand Paul adındaki kişinin kitlesel cani Apdullah Öcalan ‘a hayran olduğu söylemesi ve bununla yetinmeyip:

Kürdistan için kendi ellerimle yeni sınırlar çizeceğim, söz veriyorum Türkiye’den toprak alınacak

sözleridir. Yurt içinde kükreyen R.T.Erdoğan’ın bu küstahlığa haykırmasını ve BOP eşbaş-kanlığından istifa edip ayrılmasını beklerdik. Bu kendini bilmez Rand Paul adındaki yanki, ülkemizden toprak almaya yeltenirse o toprağın içine cesedini gömeriz. Misak-ı Millî sınırlarımızı değiştirmeye kalkan elleri 1920’lerde nasıl Mustafa Kemal Atatürk kırmış ise, şimdi o kutsal görevi binlerce Mustafa Kemal’lerden biri de bu satırları yazan kişidir. BOP paçavrasını ABD’nin suratına yapıştıracağımız günler gelecektir. Yarın ve belki yarından da yakın. Kürt kökenli yurttaşlarımız vatan bildiğimiz toprağımızda biz Türklerle birlikte barış içinde yaşamaya kendilerini hazır-lamalıdırlar.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail